11.haftanın ardından yeniden merhaba. Geçtiğimiz haftalarda satırlarımıza taşımayı reddettiğimiz New York Giants için müjde! Serilerini devam ettirip rakiplerinin de kaybetmesiyle 0-6 başlayan bir takım bile kendini playoff potasında buldu ve evet, ilgimizi çekmeyi başardılar. NFL’de playoff yarışı kızışmaya başlayınca doğal olarak konumuz da playoff ağırlıklı oldu. Cam Newton’ı draft ettikten beri her sezon büyük beklentilerle sezona giren Carolina Panthers, sezonun sonunu görmeye ilk kez bu kadar yakın. Bunda Cam Newton’ın yeniden SuperCam gibi oynamasının payı olduğu gibi en büyük paylardan biri de inanılmaz bir değişime uğrayana savunmaları. SuperCam, Panterleri bu büyük avda başarıya ulaştıracak mı? Yazarlarımıza sorduk. Detroit Lions, sezon öncesi yaptığı hamlelerle ilginç bir takım olacağının sinyallerini vermişti ancak şimdiye kadar bunu sahaya da yansıtmayı da başardılar. Lions şuan NFC North’un zirvesinde ve rakiplerin yaşadığı oyun kurucu sorunları nedeniyle onları oradan indirmek de zor olacak gibi. Yılların başarısızlığıyla dalga konusu olan takımı başarıya hiç olmadığı kadar yakın. Bu gruptaki playoff resmine de değindik. Köşemizin bir diğer konukları da kusursuz hücumuyla New Orleans Saints, biraz geç de olsa adından söz ettirmeye başlayan Tavon Austin ve Texans macerası çok kısa süren Ed Reed, buyurun efendim;

New York Giants, Oakland Raiders karşısında da kazanarak üst üste üç maçlık bir galibiyet serisi yakalamış oldu. Philadelphia Eagles’ın da Green Bay Packers’ı yendiği haftada Dallas Cowboys, New Orleans Saints’e farklı mağlup olunca NFC East’te işler yine karıştı. Gruptaki playoff yarışını ve Giants’ın bu yarıştaki şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çağatay Akkaya: Üç hafta önce Giants’ın şansı yoktu, bu haftanın sonunda umudu var. Giants, umudunu beslerken ona yardımcı olan NFC East’in istikrarsız takımları; Redskins, Cowboys ve Eagles’ı da kutlamak gerekiyor. Önümüzdeki üç hafta, Green Bay (içerde), Dallas (içerde) ve Washington (deplasman) ile oynayacaklar. Green Bay’in kolu kanadı kırık, Aaron Rodgers sakatlığında olumlu ilerleme sağlasa da bu hafta dönmesi zor ve Giants da galibiyet serisini dörde çıkarabilir. Esas ondan sonra gruplarındaki iki takım ile oynayacakları karşılaşmalar belirleyici olacak. NFC East’de playoff umudu açısından Redskins de Giants ile aynı düzeyde. Karışık bir grup ve çok kritik üç hafta Giants’ı bekliyor. Olur da derecelerini bu üç hafta sonrasında 6-6 yaparlarsa, playoff için çok daha iddialı konuma geçerler.

Hilmi Çeltikçioğlu:
 Giants’ın yendiği üç takımın galibiyet-mağlubiyet rakamları 7-16, o yüzden fazla da büyütmeye gerek yok. Elbette 0-6 başlayan takımın buraya gelmesi ve playoff yarışında olması taraftarları için heyecan verici bir gelişme ama biz taraftar değil yazarız. Hadi bu hafta da Rodgers’sız Green Bay’i yenseler, bir anda 4-6 ile division maçlarına girecekler. Seyretmesi en zevkli grup; her ne kadar medyada verilen önemle grupta oynanan futbolun kalitesi ters orantılı gitse de, eğlencelik oluyor işte. Hayat ne acaip, Manning’ler, Romo’lar falan…

Oktay Çavuş:
 Giants’in gruplarda şansı olsa bile, playoff serisinin tam bir facia olacağını düşünüyorum. Bu sene bir türlü ritm yakalayamadılar. Her zaman için late blossomer takımlar, son zamanlarda da lowest seed takımların konferans ve Super Bowl başarıları yüksek olabiliyor. Ancak, böyle bir liderlik ve motivasyon NY Giants icin soz konusu bile değil. Giants’in artık başarıya doymuş, contract player’lardan kurtulup birkaç lider oyuncu ile yeni bir jenerasyon yakalaması gerekiyor. Cowboys? Milenyum Dallas’a pek uğurlu gelmedi. Buna GM fiyaskolar ve üst üste alınan yanlış kararlar da eklenince, eskilerin efsanesi artık second tier bir takım olarak hayatına devam ediyor. Ben yine de olası playoff senaryosunda Cowboys’un, Giants’tan daha fazla şansı olacağını düşünüyorum.

Carolina Panthers, zorlu San Francisco deplasmanında da kazanarak yükselişini sürdürdü. Cam Newton bu sezon Panthers’ı playoff’a taşıyabilir mi? Panthers hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Çağatay Akkaya: Cam Newton’dan ziyade Panthers defansı takımı playoff’a taşıyacak gibi. Panters’in kalan fikstürünü şöyle sıralayalım, içerde: Patriots, Bucs, Jets, Saints; dışarda: Dolphins, Saints, Falcons. Saints ve Patriots karşılaşmaları haricinde, çok zorlanırlar dediğim maçlar bulamıyorum. Ligi 10-6 veya civarında bitireceklerdir bir sorun yaşamadıkları takdirde. Cam Newton hücumda takımı taşıyan oyuncuların başında gelmekte elbette. Çok iyi geçirdiği çalak sezonundan sonra ikinci senesinde biraz düşüş yaşamış gibi durmuştu ancak bu sezon performansı yine üst düzeyde.

Hilmi Çeltikçioğlu: Tamam, oyun kurucu önemli mevki, ama Cam Newton’ı sığabileceği bir yere bırakıp Luke Kuechly’ye ve Panthers savunmasına bakmak lazım. Luke belki ligin en iyi iç linebacker’ı olabilir şu anda ve Panthers yıllardır sahi olmadığı savunma ile gidiyor. Playoff şanslarına bakarsak 6-3 elbette iyi bir durum; ama daha önlerinde Patriots ve daha önemlisi iki Saints maçı var. NFC bu sene 10 galibiyet almayanı playoff’a sokmuyormuş diye duydum. “Onsuz girilmez arkadaşım…”

Oktay Çavuş:
 Cam Newton gecen senenin en gölgede kalan iki QB’inden biri bence. Russell Wilson ve Cam Newton ikilisi RGIII ve Colin Kaepernick ikilisinin gölgesinde kaldılar. Panthers’in performansına gelince, Carolina Panthers uzun zamandır aslında Super Bowl title beklenen bir ekipti. Hatta üç yıl önceki St Petersen Football Preview’in kapağında “Why Panthers will go all the way” başlığı yer alıyordu. Sezon encesi tahminlerde Panthers’in Super Bowl şampiyonu olacağı varsayılıyordu. Ancak, o sezon da, sonraki sezonlar gibi Carolina için sonuç hüsran oldu. Bu sene de Panthers’in playoff’lara kalabileceğini ve heyecanlı müsabakalar çıkaracağını düşünmekle birlikte, Super Bowl contender olacağına ihtimal vermiyorum.

Playoff yarışının çok hararetliği olduğu diğer bir grup da NFC North. Haftanın maçında Detroit Lions, Chicago Bears’ı yenerek liderliğe yükseldi. Bu gruptaki resmi nasıl görüyorsunuz? Green Bay Packers, Rodgers’ın yokluğuna rağmen Chicago ve Detroit ile boy ölçüşebilir mi?


Çağatay Akkaya:
 Sakatlıklar açısından NFC North’daki en şanslı takım Lions. Green Bay Packers ve Chicago Bears önemli pozisyonlarda önemli oyuncularını kaybetti bir bir. Çok daha dikkatli takip ettiğim için söyleyebilirim ki, kalan maçlarla da beraber Bears, wildcard yarışı için Packers’ın bir adım önünde. Lions’a grup liderliğini vermiş durumdayım zaten, onlar oradan sakatlık gibi musibetler yaşamadıkça inmeyeceklerdir. Bears-Packers çekişmesi, sakatlıkların durumuyla doğrudan orantılı. Bears’da defans takımının neredeyse yarısı sakat. Jay Cutler bir var bir yok. Eğer son haftaya kadar başa baş girilecekse de işi zor olan taraf Bears. Chicago’da son hafta Green Bay Packers karşılaşması var ve her ne kadar mucizevi bir biçimde Green Bay’de galibiyet almış olsa da o karşılaşmada muhtemelen Bears’ın karşısında Aaron Rodgers olacak.

Hilmi Çeltikçioğlu: Bu grupta Packers başını alıp gidecekken Rodgers sakatlanınca resmen division’a şenlik geldi. Şu haliyle Detroit ve Chicago, Rodgers dönene kadar arayı açtı açtı, yoksa Şükran Günü maçlarında Green Bay, Detroit’ten sadece bir maç geride olursa ve Rodgers o maça dönerse Green Bay, tie breaker ile division’ı kazanır. Yine şu iki hafta Scott Tolzien’ı gerçekten görmek istiyorum. Adam beş idmanda beş down oynayıp maça çıktı ve bir şeyler yaptı.

Oktay Çavuş: İyimser senaryo, Rodgers öngörüldüğü gibi üç haftada iyileşir, kalan maçları kazanırlar ve playoff şansını elde ederler. Ancak, RB’lerinin ve QB’inin sakatlanmasına neden olan O-Line handikapları ve koşu defanslarının beklentilerin çok altında kalması sebebiyle, Packers bu sene de başarı elde edecek bir takım izlenimi vermekten son derece uzak bir görüntü çiziyor. Chicago ve Deteoit ile baş edebilme şansı ise, Rodgers’ın mucizevi bir performans sergilemesi ile bile çok zor. Green Bay Packers’ın takım gemisi çok noktadan su alıyor. Sadece Rodgers’ın tıkadığı deliklerle çok uzun sure batmadan ilerleyebilmesi çok mümkün gözükmüyor. Ancak O-Line ünitesine ve defans kadrosuna yapılacak takviyelerle şampiyonluk adaylar arasındaki yerini alacağına dair şüphem yok.

New Orleans Saints hücumu sakat oynayan Jimmy Graham’e rağmen Dallas Cowboys karşısında resmen gövde gösterisi yaptı. Sizce Saints, ligin en iyi hücum takımı mı?

Çağatay Akkaya: Hücum kadrosu olarak Broncos bir adım önde. Şu haftaya kadarki genel değerlendirmeye baktığım zaman da Broncos’u bir adım önde görüyorum. Nedenini anlamamakla beraber, Saints’ı maçlarından Broncos’un karşılaşmaları kadar keyif alamıyorum. Saints, Broncos’a göre daha doğru taktikle sahaya çıkan, öyle ya da böyle karşılaşmayı kazanmayı bilen takım izlenimi veriyor, doğrudur ancak yine de kendi açımdan sorunun yanıtının Broncos olduğunu, daha heyecan verici bir hücum takımlarının olmasının bunda çok etkili olduğunu belirtmek durumundayım.

Hilmi Çeltikçioğlu: Saints’e gelene kadar Broncos ve Chiefs var, öyle kolay en iyi hücum takımı olunmuyor. Jimmy Graham ise en son baktığımda tight end oynuyordu ve tight end’ler sevimli yaratıklar da olsalar kayıplarıyla batan takım görmedim daha. Durduk yere mağduriyet çıkarmayın. Elalemin iki haftada iki oyun kurucu kaybediyor, bir şey diyor mu? New Orleans’ın önü açık, Brees emekli olmadan şöyle 1-2 Şubat maçı daha oynamaya baksınlar.

Oktay Çavuş: Saints ligin en iyi hücum takımı değil. Ancak, Cowboys ligin en kötü pas savunması olabilir. Brees ile Romo’yu kıyaslamaya gerek bile yok. Brees tam bir lider ve kesinlikle ligin fundamental ve accuracy bakımından en iyi dört QB’sinden biri. Defansif anlamda da Saints, Cowboys’tan cok daha iyi bir takım oluşturdu. Ayrıca Saints senenin izlenmesi en keyif veren takımlardan biri. Bu sene için de sürpriz yaratabilme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz sezon Bountygate sebebiyle koç ve defans kadrosunu kaybeden, motivasyonu düşen ve kritik sakatlıklar yüzünden odaktan uzaklasan New Orleans Saints, bu sene eski gücüne kavuştu ve Super Bowl adayı takımlar arasında olacağı izlenimini verdi.

Haftanın sürprizine sahne olan mücadelede Tavon Austin ve St.Louis Rams, formdaki Indianapolis Colts’u resmen ezdi geçti. Austin sonunda potansiyelini sahaya yansıtmaya başladı mı yoksa bu sadece bir maçlık bir performans mıydı? Colts neden bu kadar aciz duruma düştü? ve St.Louis’in post-season görme şansı var mı?


Çağatay Akkaya:
 St.Louis’in 49ers ve Seahawks ile aynı grupta bulunurken post-season görme şansı yok, öncelikle bu konuyu bir kenara ayıralım. Tavon Austin çok yönlü bir oyuncu. WR, Punt-Kick Returner, RB olarak oynamıştı kolejde. Sezonun ikinci karşılaşmasında Falcons karşısında da çok iyi bir performans gösterip iki TD’a imza atmıştı ancak ses seda kesilmişti sonrasında. Rams’in önümüzdeki sene için biraz umutlanmasını sağlayan bir oyuncu Austin. Gelelim Colts’a… Koşamıyorlar. Trent Richardson da dertlerine derman olmuş değil. Koşu oyununu beceremeyince tek tutunacakları dal pas oyunu ve Andrew Luck’ın elleri oluyor, o da yetersiz bir maç çıkarınca, bir de karşılarında sağlam bir defans takımı çıkınca bu düşük performans ile duvara tosladılar. Colts iyi bir takım, tek maçta olur böyle skorlar, esas olarak yaptıkları yanlışlardan ders almalılar.

Hilmi Çeltikçioğlu: 
Tavon Austin’i devamlı duyuyordum ama bir maçını dikkatli seyredip adamı koşarken görmek varmış demek ki. Atletikliğine laf yok ama bu hareketleri her hafta görmek isteriz. Colts maçında ne oldu ben de anlamadım. Olasılık-istatistik olarak bakarsak herhalde bu senenin en şaşırtıcı maçı bu oldu. Olur, fazla takılmayın. Rams’in playoff şanslarına gelince; ben gerçekten koç Jeff Fisher’ın takımı playoff’a taşıyacağına inanıyorum. Takım 53 oyuncu, yedi de koç desen 60 kişi. Beş yıllığına 35 milyon dolar alan koç, 100’er dolarlık biletlere 6.000 dolar rahat verir ve takımını Seahawks’ın playoff maçına götürür, birer de sosisli bile alır. Kral koçsun Jeff!

Oktay Çavuş: 
Geçen sene Eagles ve Foles için söylenenleri Austin için de söyleyebiliriz. Bir maç olmasa bile, birkaç maçlık bir performans olduğunu düşünüyorum. Çok da uzun olmayan bir sezonda bir oyuncunun “elite” olarak kabul edilebilmesi için en azından 12 maç yüksek performans sergilemesi gerekiyor. Rams’in post-season şansı bulunmakla birlikte, ilerleyebilmesi için daha çok yolu var. Oyun kurguları başarılı olmakla birlikte, birkaç noktada daha “yetenekli” ve tecrübeli oyuncular transfer edilmesi  gerekiyor.

Bonus soru olarak işlerinde yolunda gitmediği Houston Texans, yazın büyük umutlarla takıma kattığı yıldız safety Ed Reed’i 10 hafta sonunda takımdan gönderdi. Bu olayı nasıl yorumluyorsunuz?

Çağatay Akkaya: Ravens olan Ed Reed, bir Texans olarak göze hoş gelmedi, NFL takipçileri gibi, belki kendi de alışamadı. Bu sezonki Texans takımı, sezondan umudu keserken, Ed Reed’i de takımdan kesti. Mutlaka Reed’in kariyeri devam edecektir, etmelidir de, ancak yapısına uyabileceği, veteran oyuncu rolünü üstleneceği bir takımda. (Buradan Chicago Bears GM’i Phil Emery’e sesleniyorum, Chris Conte’nin yerine ne de güzel giderdi Ed Reed, gerçi salary cap pek müsaade etmeyebilirdi ama zaten New York Jets’e gitti.)

Hilmi Çeltikçioğlu:
 Bonus kısalıkta cevap vereyim. Houston toplam yard ve pas yardı olarak ligin en iyi defansına sahip. Reed’siz de oluyormuş demek ki. Koca takımın GM’inden daha iyi mi bileceğiz? Böyle yorumluyorum. Kimsenin adına bakmayın; NFL’de üç saniyede adamın yıldızı söner, göremezsiniz bile.

Oktay Çavuş: 
Ed Reed geçen sezonu büyük cezalar ve sakatlıklarla tamamladı. Bu sezon da iyi bir defans takımına katkı sağlamak için gitti. Ancak önünde, alıştığı gibi, Terrell Suggs ve Ray Lewis oynamadığı için daha geniş ve derin bir alan savunması gerekti. Bu alanı kapatmak da Ed Reed yaşındaki ve sakatlığındaki bir oyuncu için oldukça zor. Zira oyun tarzı olarak da Reed, zone savunmada big hit’ler yapan, man-to-man savunmada da oyun okuma ve interception yapma şansı son derece yüksek bir safety. Doğru sistemde, sağlıklı olduğu takdirde, çok büyük işler yapma şansı olmasına rağmen, bu sene Texans’ın düşüşüne ayak uydurdu ve kahramanlık yapmak için öne çıkmadı. Dolayısıyla kendinden beklenen liderliği gösteremedi ve “pay check player” oldu. Reed’in ne kadar motivasyonu yüksek bir oyuncu olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Texans’da bu yüzünü gösterememesinin bir nedeni olduğunu ve bu sebebin de gizli tutulduğunu düşünüyorum.

Kaan Özaydın: 
Şu soruya iki kelam da ben etmezsem olmaz. Görkem ile bu sezonun başında yazdığımız “2013 NFL Sezonunun En İyi 10 Transferi” yazısında Ed Reed’i birinci sıraya koymuştuk, adam sezonun sonunu göremedi. Jets’e gitmesi sonrası “2013 NFL Sezon Ortasının En İyi 10 Transferi” tarzı yazı yazsak hayatta listeye koymam. Kendin ettin kendin buldun Ed.