Bir yandan son şampiyon, son üç yılda iki defa final oynayan Boğaziçi Sultans diğer yanda ise bu sene çıktığı TAFL Kulüpler 1.Ligi’nde sezon başında gösterdiği performans ile şampiyonluğun en önemli adayları arasına giren Koç Rams. Lige verilen 2,5 aylık aranın ardından 2013-2014 sezonun kaderini etkileyecek maçta, 2 Mart Pazar günü saat 18.00’de Paşabahçe Stadı’nda Rams ile Sultans karşı karşıya geliyor. Bu büyük maç öncesi Boğaziçi Sultans’ın başarılı running back’i Sertan Kutval, hem kendi takımı hem Koç Rams maçı hem de lig geneline ilişkin sorularımızı yanıtladı. Heyecanın doruğa çıkacağı TAFL Kulüpler 1.Ligi 4.Hafta mücadelesi öncesi sizi Sertan Kutval ile gerçekleştirdiğimiz röportaj ile baş başa bırakıyorum.

NFLTR: Öncelikle geçtiğimiz sezonla başlayalım. Takımın Boğaziçi Sultans 2012-2013 sezonunu şampiyon bitirdi. Sezonun genelini kendin açından nasıl değerlendiriyorsun?

Sertan Kutval: Geçtiğimiz sezon son iki yıldır uzanıp da dokunamadığımız kupayı güzel bir galibiyetle kucakladık. Sezon öncesi kamplarımız bir gelenek haline dönüştüğünden yine bir kamp ile sezona hızlı bir giriş yapmaya çalıştık. Geçtiğimiz sezon da yine 2.Lig’den yükselmiş daha önce oynama fırsatı pek bulamadığımız bizler için kapalı kutu takımlar vardı. Sakarya Tatankaları’nı her zaman tutuyorum, bence biraz yerleşik bir şehir olmamalarının sorununu yaşıyorlar, rutin bir şekilde emekli verip farklı şehirlere gönderiyorlar diye düşünüyorum. Fakat her şeye rağmen bence gayet güzel bir takım keza bizim maçımız da gayet güzel geçmişti diye hatırlıyorum. Bence 2.Lig’de daha fazla takım tutulacağına bu tarz bir ile iki arasında gidip gelen takımlar 1.Lig’de olmalı, böylelikle daha fazla maç olur diye düşünüyorum. Diğer bir yandan Isparta’nın takımına hayranlığımı her fırsat bulduğumda dile getiriyorum. Yeni kurulmuş bir takım hele ki Isparta gibi bu oyunun oynandığı ana şehirlere de bir o kadar uzak bir şehirden çıkan bir takım için bir sene içinde bulunduğu ligden yükselmek ve yine 1.Lig’de de güzel maçlar çıkarmak bence alkışlanmalarını gerektiriyor.

Genel olarak sezona dönersek, ODTÜ mağlubiyetiyle kapattığımız sezonun final maçını yine aynı takımla oynama şansı yakaladık. Sezon başında gerek adaptasyon diyelim gerek karşı takımların defansif tutumları diyelim çok da harika bir performans sergilediğimi söyleyemeyeceğim. Ama işte burada takım olmak devreye giriyor ki sahada 11 kişiyle oynanan bu takım sporunda bir kişiye bağlı olmamak, o kişinin eksiğini başkasının kapatması ve farklı silahların olması ile finale kadar gelme başarısını gösterdik. Burada oyuncular birbirlerini balans ettiler. Özellikle takım arkadaşım Şafak’ın ve Gani’nin katkılarının büyük olduğunu söyleyebilirim. Final maçına iyi hazırlandık, karşımızda da en az bizim kadar iyi hazırlanmış bir takım vardı. Çok güzel ve keyifli bir maç oldu.  Sezon içerisinde çok fazla gösteremediğim katkıyı bu sefer takım arkadaşlarımdan yüklerini alarak ben göstermeye çalıştım. Final maçında defans takımımızın da güçlü desteği ile güzel bir şampiyonluk elde ettik. Takımımdaki kardeşlerim, koçlarım ve kenarda bizi destekleyen, maçlarımızın çekimlerini yapan büyüklerimizi herkesin huzurunda tekrar tebrik ediyorum. Sultans’ın sisteminin kollarını disiplini, takım içi adaleti ve bu spor çerçevesindeki etik değerleri oluşturur, bunlardan biri bozulmadığı sürece Sultans yıllarca final adayı olarak, saygı duyulan bir takım olarak  yerini koruyacaktır diye düşünüyorum.

NFLTR: Yeni sezonun ilk maçında ligin yeni ekibi Yeditepe Eagles karşısında sürpriz bir yenilgi aldınız. Sezona mağlubiyetle başlamak sizi nasıl etkiledi?

Sertan Kutval: Önceki soruda da belirttiğim gibi sezon öncesi kamp ile idmanlarımıza başladık. Tabi burada bir önceki sene şampiyon olmanın verdiği etkiyle birlikte biraz rehavette olduğunu düşünüyorum. Bizim en önemli kaybımız bence Yeditepe’nin bizim için tamamen kapalı kutu olmasıydı. Şu ana kadar her maç öncesi video session yapan bir takım olarak bu maçtan önce videoları bulunmadığı için ne video session yapabildik, ne de Yeditepe’ye özel taktik idmanları yapabildik.

Burada birçok kişi rakibimizi küçümsediğimiz için bu durumu yaşadığımızı  söylediklerini duydum fakat bu kesinlikle yanlış bir durum. Eğer aynı sahada karşımızda bir rakip görüyorsak bu takımın en az bizim kadar güçlü ve tehlikeli olduğunu düşünerek idman yapan bir takımız. Burada ki en büyük eksikliğimiz Yeditepe’nin daha önce hiç bir maçını izlememiş olmamız ve bizim için kapalı kutu olması diyebiliriz. Rakibiniz sizi çok iyi tanır fakat siz rakibinizi tanımazsanız büyük bir uçurumun kenarında düşme kalma mücadelesi verirsiniz.

Yeditepe bence çok kaliteli bir takım, özellikle QB’lerini kısmen tanıyorum, bence çok genç ve yetenekli. Temiz maç çıkartan ve üstüne basarak vurguluyorum bence organizasyonel anlamda da çok efektif olduklarını düşünmeye başladığım bir takım. Bizim maçımızda o buz gibi havada Sheagles gösteri grubunun takımına destek olmaları bence alkışlanması gereken bir tutum.

NFLTR: Yedite maçının ardından sezonun ikinci maçında TAFL’nin ezeli rekabeti olan Boğaziçi Sultans – Hacettepe Red Deers maçından 13-0’lık galibiyet ile ayrıldınız. Bu maçı nasıl değerlendiriyorsun?

Sertan Kutval: Ezeli rekabeti burada ilk kurulan takımların münakaşası olarak adlandırabiliriz. Fakat ilk kurulan zamandan çok fazla oyuncu iki takımda da bulunmadığı için böyle nitelendirmiyoruz Hacettepe maçlarını, kendi adıma söylemem gerekirse. Hacettepe’de çizgisini bozmayan, sürekli kendi içinden adam yetiştirmeye adanmış ekol takımlardan biridir diye düşünüyorum.  Maç içindeki çekişme açısından gayet temiz fakat bizim açımızdan çok kısır bir maç oldu.

NFLTR: Ardından İTÜ Hornets’ı deplasmanda devirmeyi başardınız. Hornets maçındaki performansın hakkında ne düşünüyorsun?

Sertan Kutval: İTÜ çok tehlikeli bir takım. İTÜ için özetle “Şeytanın bacağını bir türlü kıramadılar” diyorum. Gerçekten oynadıkları birçok takımı mağlup eden kaybettikleri maçları da ucu ucuna kaybeden bir takım oldular son birkaç senedir. Fakat, eğer bu sürekli olan bir durum ise düşünülmesi gereken konu bence maçtan kopmama, moral, motivasyon olabilir diye yorumluyorum. İTÜ yine kendi içerisinde adam yetiştiren ve yetiştirdikleri birçok oyuncu kendi pozisyonları için çok kaliteli oyuncular. Açıkçası İTÜ benim finalde görmek istediğim takımlardan biri fakat bir türlü nasip olmadı. Maçta iyi oynadığımı düşünüyorum. İTÜ defansı benim gördüğüm kadarıyla biraz daha koşuya odaklı defans sergiliyorlar, fakat bu sefer de pas silahlarımızı kullanıp koşu defansını açmaya çalışıyoruz. O-Line’ımın ve FB’im Ozan Bayrak’ın da yardımıyla güzel koşular sergilediğim bir maçtı.

NFLTR: İTÜ Hornets galibiyetinden sonra iki aylık uzun bir araya girdiniz. Lige verilen iki aylık ara seni ve takımını nasıl etkiledi? Bu arada formda kalmak için neler yaptın?

Sertan Kutval: Açıkçası bu ara bize çok çok iyi geldi.  Asıl bize getiri sağlayan Yeditepe’den yediğimiz tokattı bence. Bu mağlubiyetin verdiği üzüntü içimizde tamamen hırsa dönüştü ve takıma ileri seviyede motivasyon sağladı. Neredeyse bir hafta hariç tüm ara döneminde takım idman yaptı. Bu ara dönemin başında koçlarımız hepimiz için ölçüm çizelgesi çıkartıp 40 yard dash, 100 KG Bench, Vertical Jump gibi farklı bir kaç alanda ölçümlerimizi aldılar ve herkesle bunun üzerine bire bir, beşer dakikalık toplantı yapıp çizelge üzerine gelmemizi bekledikleri noktayı yazarak, yol haritası çizdiler. Sezon başlamadan kontrollerini sağlıyor olacaklar. Internet sitemizden de antreman raporlarını zaten yayınlıyoruz. Ocak sonu gibi bir hafta tüm gün süren bir kış kampımız oldu. Fakat geriye kalan tüm haftalarda da saha idmanlarını hiç iptal etmedik ve koçlarımızın önderliğinde “YOKUŞ” idmanları diye belirledikleri bir idman serisine başladık. Bu idmanlar Boğaziçi Güney Kampüs Yokuşu üzerinde yapılıyor ve tamamen dayanıklılık, kondisyon ve gücümüzü arttırmaya yönelik iki saat süren bu idman gerçekten çok yorucu ama bir o kadar da geliştirici oluyor. İşin sevindirici kısmı bu idmanlara bir çok takımda yaşanılanın aksine tüm şişman oyuncularımız da katılım sağladılar. Çalışan kesim gelemedikleri vakitlerde kendi verilen özel programlarını yaptılar.

Bu haftasonu Koç Rams ile oldukça zorlu bir maça çıkacaksınız. Yaptığı transfer ile lige çıktığı ilk sezonda şampiyonluk adayları arasına giren Rams’in performansını nasıl değerlendiriyorsun?

Sertan Kutval: Rams şu ana kadar bildiğim kadarıyla ikide iki ile ilerliyor. Bir kaç yıldır 1.Lig’e çıkmak için savaş veren ve sonunda çıktığı bu ligde başarı elde etmeden yerinde duramayacak bir takım diye düşünüyorum. Açıkça fikrimi belirtmem gerekirse Koç’un en çok işine yarayan ve faydalı transferi bence koçları Harper diye düşünüyorum. Sonuçta takımı disipline sokan, idman sürekliliği getiren, iyi kötü fark etmeksizin oyuncularda idmana gelmeyenleri oynatmama kaygısı yaratan, taktiksel anlamda donanımlı ve takımı iyi koordine eden bir koç bence onlara en büyük katma değeri sağladı.

Yaptıkları çok transfer olduğu için artık bunu bir transfer süreci olarak değil, yeni bir oluşum olarak nitelendirmek daha doğru olur. Bu oluşumda kazandıkları oyuncuların bireysel özellikleri kesinlikle takımın overall’ına ciddi bir etki sağlayacaktır ki sağlamış, iki de ikilik bir galibiyet serisiyle devam ediyorlar. Eğer oyuncuların bireysel yeteneklerinden ziyade takımın overall’ına odaklanırlarsa bence çok güçlü bir silah haline gelebilirler.

NFLTR: Bireysel performans demişken, Rams, bildiğin gibi bireysel anlamda ligin en tecrübeli oyuncularını bünyesinde bulunduruyor. Maçın kaderini sence hangi oyuncular belirleyecek?


Sertan Kutval:
 “Impact Players” olarak adlandırırsak bence Burak Şenyuva oynadığı her takımı bir gömlek atlatan bir oyuncu. Eski takım arkadaşlarıyla beraberde oynayacağı için çok ciddi bir uyum sorunu olacağını düşünmüyorum. WR’larınden Umut’un ve defanstan SS’leri Osmancan’ın dikkat edilmesi gereken diğer oyuncular olduğunu söyleyebilirim. RB kadrolarından Levent bence yine bir impact ve tehdit oluşturan bir oyuncu izlediğim kadarıyla. Yabancı oyuncuları olduklarını da biliyoruz fakat herhangi bir maçta görmediğimiz için yorum yapamıyorum.

Her sporda takımı zor duruma düştüğünde biraz daha sorumluluk alması gereken bazı oyuncular vardır ve yukarıda saydığım oyuncular da bence böyle bir durumda gayet başarılı bir şekilde üstlenecektir.

Fakat bunu ayrıca belirtmek istiyorum ki bu oyun kesinlikle bir takım oyunu. Benim iyi koşmamın en büyük etkenleri benim yollarımı açan “Yiyen Şişman Yemeyen Pişman” en sevdiğim O-Line ünitesidir.  WR’lar iyi rota koşamaz, iyi top tutamazsa QB Gani’nin de elinde fazla bir başarısı olamaz. Defansta ise bir kişinin işini eksik yapması maçı kaybettirebilir. Ben çok çok iyi oyunculardan ziyade bir arada uzun süredir, birbirini tanıyarak oynayan iyi oyuncuların bulunmasını daha çok tercih ederim. Maçın kaderini iyi veya kötü oyuncular değil “TAKIM” belirleyecek diye düşünüyorum.

NFLTR: Her sezon başında kendine bireysel hedefler belirleyen bir oyuncusun. Koç Rams maçı ve sezon genelindeki hedeflerin neler?

Sertan Kutval: Geçtiğimiz sezon sekiz maçta 87 top taşımada ile toplamda 696 Yard koştum. Sekiz yards/attempt ediyor.

Bu iyi bir ortalama ama her zaman üzerine bir şeyler koymayı hedeflemek gerekir. Benim bu seneki ana hedefim yine bunun üzerine çıkarak 9 yards/attempt şeklinde bir istatistik elde edebilmek. Önemli olan koşu başına ne kadar katma değer sağladığımdır diye düşünüyorum, fakat TD’u kriter olarak hiç belirlemedim çünkü takımlar taktikleri gereği TD’u o an defansın konumuna göre en elverişli kişi için taktiğini kullanabilir. Bu da istatistikte ciddi bir şaşmaya sebep olabilir. Bunu başarmaya çalışırken yan hedefim ise final maçı da oynadığımı düşünerek toplam sekiz maç ile 1.000 yardı geçebilmek.

NFLTR: Son olarak eklemek istediğin başka bir şey var mı?

Sertan Kutval: Ligde her zaman EAST vs WEST karma maçının olması gerektiğini düşündüm ve çok istedim, umarım ben faal olarak oynarken böyle bir maç gerçekleşir.

Diğer yandan Bildiğiniz üzere Avrupa maçımız olacak Nisan ayında, bu maçta Türkiye’deki tüm kardeşlerimizin bizlere destek olacağına, yanımızda olacağına inanıyoruz, o maçtaki destekleriniz bizim için çok önemli olacak.

Bu spora yeni başlayacak veya başlamış, özellikle kendi pozisyonumla alakalı fikir edinmek veya farklı bir konuda iletişime geçmek isteyen olursa, bu spor özelinde bir isteği olursa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım.  Bu sporun gelişmesi için inşa etmeye çalıştığımız bu sistemde herkesin tuğlaları bir yerden tutması gerektiğine inanıyorum. Fakat bu sporda kendini en iyi geliştirme yöntemlerinden birinin de maç izlemek olduğunu unutmayalım. Konu gelmişken bu haftasonu uzun süredir çalıştığımız, hazırlandığımız Koç maçına tüm futbolseverleri buradan izlemeye davet ediyorum. İki takımında çok iyi hazırlandığı bu maçın çok çetin geçeceğini ve izleyicilere de güzel bir heyecan yaratacağını düşünüyorum.

Sultans olarak rutin ve sistemli olarak çalışıyoruz. Hazırlanmamızdaki en büyük etken rakibimiz değil, final yolundaki pozisyonumuzdur. Eğer final oynamak istiyorsak, eğer şampiyon olmak istiyorsak bu maçı her ne pahasına olursa olsun kazanmalıyız ve bunun için 45 kişi gece gündüz demeden, 2,5 aylık arada çok ciddi emek harcayarak hazırlandı.

Rakibimizin yeni oluşumuna, idman disiplinine saygı duyuyorum ve şimdiden başarılar diliyorum. Artık çok beğendiğim bir deyiş ile bu röportajı bitirmek istiyorum, görüşmek üzere;

“Success is not final, failure is not fatal: it is the courage to continue that counts.”

Paylaş:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInShare on Tumblr