NCAA’de yeni sezon Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece TSİ 02.30’da başlayacak Alcorn State – Georgia Tech maçıyla açılıyor. Bu kadar az kalmış olmasının üstüne bir de geçen sene ilk kez uygulanan kolej playoff’larında izlediğimiz maçların tadı hala damağımızda olunca heyecanlanmamak elde değil. Muhteşem geçen o maçların üzerine kolej futboluna saygı kuşağı mahiyetinde bir ‘sezon öncesi heyecanıyla baş gösteren işsizlik listesi’ de ben yapmazsam inanılmaz ayıp olurdu.

Hepimizin bildiği gibi her sporda her sene sezonun en iyileri ödülleri dağıtılıyor. Heisman Trophy de kolej futbolunda sezonun en iyi oyuncusuna verilen ödül. Bu ödül değişen Amerikan futbolu yapısı ve futbolun her geçen gün medyayla daha içli dışlı oluşundan hareketle 2000’li yıllarda deyim yerindeyse “sezonun en iyi QB’si” şekline evrilmiş olsa da tarihin gördüğü en iyi freshman running back sınıfı denen üç  beş deli oğlandan biri QB’lerin arasından sıyrılıp ödülü alabilir.
Ben de bu fikirden hareketle bu sezon Heisman için kendimce güçlü gördüğüm 10 adayı değerlendirip sizlere sunmak istedim. Böylelikle bu liste, kolej futbolu izleyenleri / izlemek isteyenleri için de naçizane bir yol gösterici olur diye umuyorum.
10. Dalvin Cook, RB (Florida State – Sophomore)
Freshman yılında Jameis Winston’la birlikte FSU hücumunu sırtlayan Cook, sezonu 1,008 rushing yards, 203 receiving yards istatistikleriyle tamamlarken SKEİZ de touchdown koşusu yaptı. Bir çaylak olmasına rağmen daha sezonun ilk beş maçında Seminoles’un topu 24 kez onun ellerine bırakması Cook’un takım açısından ne anlam ifade ettiğini açıklıyor. Kolej kariyerinin ilk yılındaki bu performansını ACC Konferans Finali MVP’si olarak taçlandırmıştı. Takımda 2015 NFL Draftı’nda birinci sıradan seçilen Jameis Winston gibi bir maden varken, henüz çaylak yılında ikinci adam rolünü kapan Cook’un elleri, Winston’un ayrılmasının ardından bu sezon Seminoles’ün en büyük silahı olacak. Heisman’ı alır mı bilemem ama geçen sezonki oyununun üstüne koyarak takıma liderlik etmesi, biz futbol severlerin en büyük dileği olsa gerek.
9. Connor Cook, QB (Michigan State – Senior)
Hakkında 2015 NFL Draftı’na katılacağı yönünde haberler vardı ama o okulda kalmayı tercih etti. Üretme konusunda başarılı bir QB olan Cook, geçtiğimiz sezon 58.1 isabet oranıyla 3,215 yard olmak üzere kolejdeki kariyeri boyunca toplamda 6,065 yarda pas atarak takımının son iki sezonda önce Rose Bowl’u ardından da Cotton Bowl’u kazanmasında en büyük pay sahibi. Bu sezon da kontrolleri ele alıp dümene geçeceği kesin ve Big Ten konferansının en iyi oyuncularından biri olması bekleniyor. Kendisi de beklentilerin farkında ve çok iyi denebilecek kolej kariyerini şüphesiz ki zirvede tamamlamak isteyecektir.
 
8. Royce Freeman, RB (Oregon – Sophomore)
Sansasyonel bir QB’yle birlikte freshman yılında takımın hücum silahı olan bir başka running back daha. Kolejdeki ilk yılında 1,365 rushing yards, 158 receiving yards istatistiklerinin yanı sıra 18’i koşu olmak üzere toplamda 19 touchdown yaparak takımının kolej play-off’larında final oynamasına öncülük edenlerden olan bir isimden bahsediyoruz. 2015 NFL Draftı’nda Marcus Mariota’yı ikinci sıradan NFL’e gönderen Ducks, o alışıldık akıcı, hızlı, dinamik ve patlayıcı hücumunu Freeman’ın koşularıyla sürdürmek istiyor. Zaten geçtiğimiz sezon bir çaylak olarak yaptığı işler, bu beklenti karşısında teminat niteliğinde. Heisman alır mı, alamaz mı; bunları geçtim aday gösterilir mi yoksa gösterilmez mi hepsi bu sezonki oyununa bakıyor. Bakalım neler yapacak, izleyip göreceğiz.
7. Leonard Fournette, RB (LSU – Sophomore)
Yazıya başlarken bahsettiğim en iyi freshman RB sınıfının üyelerinden biri Fournette. Fakat onun sıkıntısı, birlikte anıldığı diğer running back’lerin hep gölgesinde kalmış olması. Bunun sebepleri başka bir yazının konusu fakat kesin olan bir şey varsa o da bu sebeplerin içinde performans düşüklüğünün olmaması. İlk sezonunda koşu başına 5.5 yard ortalamayla 1,000 yard barajını geçen Fournette, 10 da touchdown koşusu yaptı. Hızı ve esnekliğiyle dış koşularda başarılı olsa da, aynı zamanda ayak çabukluğu ve gücü sayesinde de dive koşularında defensive line’ı yarabiliyor. Muazzam denebilecek seviyedeki atlet fiziği, Fournette’ı oluşturan belki de birinci bileşen olabilir. Bunu anlamak için geçen seneki Notre Dame maçında yaptığı 89 yardlık kick return touchdown koşusunu izlemek iyi bir başlangıç olacaktır. Sonuç olarak Fournette’ın şakası yok ve belki de bu elit sınıf olarak nitelendirilen gruptaki diğer çocukların isimlerini kendi önünde görmekten bıkmıştır, kim bilir.
6. Cody Kessler, QB (USC – Senior)
2013 yılında toplamda 2,968 yardla 20 touchdown pası atan Kessler, geçtiğimiz sezon bu sayıları %67.9 gibi bir isabet yüzdesiyle 3,826 yards ve 39 TD gibi hayvani seviyelere çıkardı. Üstelik tüm bunları yaparken sadece beş interception atmış olması, Kessler’ın yeteneklerini kafamızın içinde canlandırmak için fazlasıyla yeterli olsa da takımın yıldız receiver’ı Nelson Agholor ve running back Buck Allen’ın ayrılması Trojans’ın tüm yükünü Kessler’ın omuzlarına yükledi. Zaten biz futbol severlerin ortak beklentisi de, bu potansiyelde bir oyuncunun tüm gözlerin üzerinde olmasını ve omuzlarındaki yükü avantaja çevirip spotların ve flaşların ışığında parlaması.
5. Nick Chubb, RB (Georgia – Sophomore)
Geçtiğimiz sezon arada bir oyuna girip ülkedeki en büyük Heisman adayları arasında gösterilen Todd Gurley’i dinlendirme işini diğer yedeklerle paylaşması beklenen bir freshman’ken, Todd Guley’in karıştığı bir skandal sonrası NCAA yönetiminden ceza alması ve sakatlığının ardından starter pozisyonuna yerleşen Chubb, kolejdeki ilk sezonunda koşu başına ortalama 7,1 yardla toplamda 1,547 yard koşarak 14 touchdown yaptı. Ek olarak 213 receiving yards istatistiğine iki de receiving touchdown ekledi. Beklenmedik anda ortaya çıkan bu süper kahramanın güçlü fiziği, içten yaptığı dive koşularda kendini gösteriyor ve bu durumlarda takımı adına çok iyi mesafeler alabiliyor. Önümüzdeki sezon Georgia hücumunun odak noktası olacağı kuşkusuz.
4. Ezekiel Elliott, RB (Ohio State – Junior)
Her ne kadar Michigan Wolverines sempatizanı olsam da, geçtiğimiz sezonki enteresan olayların ışığında gelişen Friday Night Lights tadındaki efsanevi şampiyonluğun ardından Ohio State’li bir oyuncuya sıra gelince saygıda kusur etmemek ve hayranlığımı gizlememek istiyorum. Neymiş bu hikaye diye merak edenler için konuyu Berk Orkun ele almıştı. (http://www.nfltr.com/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=3422:kolej-futbolu-bir-bakadr&catid=59:ncaaf&Itemid=170)
Konumuza dönersek, ilk yılında 262 yard koşarak sıradan, hatta vasat performansını geçtiğimiz sezon 1,878 rushing yards, 220 receiving yards gibi şahane bir seviyeye çıkartan Elliott, 18 touchdown koşusuna imzasını attı. Bu koşuların ikisi Alabama’yla oynadıkları playoff yarı finalinde gelirken, muhteşem çocuk Mariota’lı Oregon’a karşı oynadıkları finalde dört (4) tane touchdown koşusu yaptı. Sıkıntılı süreçte elini taşın altına koyarak sezonun son üç maçında toplamda 696 yard koşan Elliott’ı değerli kılan da bu kriz anlarındaki sorumluluğu en iyi şekilde taşıyan parlayışı. Fiziksel olarak da eksiği yok. Dış koşularda sergilediği iyi performansın yanında dive koşularda vura vura ilerleme konusunda kullanmayı sevdiği kalın vücuduna rağmen çabuk ve hızlı. Sevdiği bir diğer şey olan formayı yarım giyme konusunu bildiğim kadarıyla NCAA yasaklamış olsa da itiraf edeceğim, kendisi gönlümden geçen isim. “Hero in a half-shirt!”
3. Dak Prescott, QB (Mississippi State – Senior)
2014 yılının başında gösterdiği olağanüstü performansla o yıl Heisman adayları arasında kendine üst sıralardan yer edinen Prescott’un istatistikleri daha Heisman’ı almadan, Manziel’ın Heisman aldığı yılki sayılarıyla kıyaslanmaya başlandı. Fakat zamanla işler değişmeye başladı. Prescott’un düşüşünün başlangıcı, Mariota’nın sezon boyunca attığı toplam interception sayısı kadar interception attığı ve kaybettikleri Alabama maçıydı. Tabi düşüş derken, o muazzam başlangıcın ardından gelen tekleme süreci olarak bakalım. Yoksa Prescott rezalet bir QB kimliğine bürünmedi. Geçtiğimiz sezon %61,6 isabet oranıyla toplamda 3449 yardlık pas menzilini 27 touchdownla taçlandırırken bununla da yetinmeyip yanında 986 rushing yards istatistiğiyle 14 touchdown koşusu yaptı. Toplamda 41 TD’dan bahsediyoruz, lütfen. Resmen yıldız bir QB’yle bir başka yıldız RB’in toplanması demek bu. Zaten kolejdeki son senesi, tek dileğimiz bunları yinelemesi.
2. JT Barrett & Cardale Jones, QBs (Ohio State)
Geçen sezonki Ohio State efsanesini yaratan iki isim. Aslında biri yedek, diğeriyse yedeğin yedeği. Ohio’nun starter QB’si Braxton Miller’ın sakatlanmasının ardından kaptan pilot koltuğuna geçen backup QB JT Barrett, %64,7 isabet oranıyla toplamda 2,834 yard istatistiğiyle 34 TD pası attı. Yedekten gelişi, kendini hazır tutmuş olması yetmiyormuş gibi bir de yedek oyun kurucudan beklenmeyen bu tarz absürt sayılara ulaştı. Her şey iyi güzel ilerlerken bu şapkadan çıkan yedek QB de sakatlanınca mecburen işler yedeğin yedeği Cardale Jones mazlumuna kaldı. Artık yolun sonuna gelinmiş, Ohio State için sezon bitmişti… Derken JT Barrett’tan dümeni devralan Jones, sezonun son üç maçında %74,6 isabet oranıyla toplamda 742 yard istatistiğiyle beş touchdown pası atarken bir de touchdown koşusu yaparak şapkadan çıkan tavşan değil, kelimenin tam anlamıyla gökten inen melek oldu. Tüm bu mucizeler birleşince ortaya Ohio State şampiyonluğu çıktı ve ilk kez uygulamaya konan kolej playoff kupasını Buckeyes kaldırmış oldu. Hal böyleyken yeni başlayacak sezon için yokluktan bolluğa bir kararsızlık ortaya çıktı. Dedikodular, duyumlar bolca mevcut olsa da halen starter olarak kim başlayacak bilinmiyor. Kim starter olur bilemem ama hangisi olursa olsun Heisman’ın en büyük adaylarından biri olacağı kesin.
1. Trevone Boykin, QB (TCU – Senior)
 
Bu sene Heisman oylamasında dördüncü sırada yer alan Boykin, geçtiğimiz sezon %61,2 isabet oranıyla toplamda 3,901 yard pasla 33 touchdown’a imza atarken bir de toplamda 707 yardlık koşu istatistiğiyle oynayarak sekiz de touchdown koşusu yaptı. TCU hücumunu bir cerrah titizliğiyle ilmek ilmek dokuyor desem fazla olmaz. Komple ve yaratıcı oyun tarzı, defensive line’da deliği görünce koşmaktan çekinmemesi ve sanki üzerine beş-on dakika düşünülmüş incelikteki anlık karar verişleriyle tam bir lider ve parlayan bir yıldız. Kendisi hakkında yapılan olumlu yorumları ve övgüleri kesinlikle hak ediyor. Kendisinin okuldaki son yılı ve draft sezonunda da bu seviyede oynarsa rakamlarını daha ileriye taşıyıp hayvanlaşması içten bile değil. Beklentileri karşılama konusunda sakatlık ve sair sıkıntılı durumlar haricinde zorluk çekeceğini sanmıyorum. Bu işler belli olmaz ama Heisman’ın en güçlü adayı.