Son yıllarda, NFL çevrelerinde dillere pelesenk edilen ve yazarından TV yorumcusuna kadar herkesin sıklıkla kullanıp yavaş yavaş da bir klişe haline getirdiği o ünlü ifade ortaya çıktı: “NFL, artık pasa dayalı bir lig” Tabi ağzına gelen, sekiz bilinmeyenli denklem çözüyormuşçasına bir hava içerisinde bu ifadeyi kullanıyor olsa da NFL’in pasa dayalı bir lig olduğu su götürmez bir gerçek.

En basitinden içinde bulunduğumuz NFL sezonunda, 32 takımın hücumdaki oyun seçimlerini incelediğimizde sadece Buffalo Bills ve Jacksonville Jaguars’ın sırasıyla %49.34 ve %47.52’lik yüzdelerle pas hücumunu koşu hücumu arkasında bıraktıklarını, lig ortalamasının ise %58’in üzerinde bir oranla pas oyunu lehine olduğunu görüyoruz.

Takımların hücumdaki önceliğini belirleyen bu istatistikte, 2016 sezonunda hiçbir takım oynadığı pas oyunu oranını %50’nin altına düşürmezken 2003’ten bu yana da maksimum yedi takımın koşu oyununu önceleyerek ilgili sezonu tamamlamış olması dikkat çeken bir başka unsur olarak öne çıkıyor.

Öte yandan, her ne kadar 2000’lerden  bu yana olan süreci konuşuyor olsak da NFL’de 1980’lerin başından beri lig genelinde oynanan pas oyunu yüzdesi koşu oyunu yüzdesinin üzerinde ve birkaç kırılma dışında, pas oyunu yüzdesi ve koşu oyunu yüzdesi arasındaki fark da artma eğiliminde.

Peki NFL’de koşu hücumunu önceleyen ve böylece rakip takımın secondary’sini line of scrimmage’a yaslayıp atılan derin paslarda da tehdit yaratmayı amaçlayan yılların konvansiyonel hücum stratejisi nasıl ve ne zaman değişti ve bunun sonucu olarak da günümüzün pasa dayalı modern futbolunun kökenini kim veya kimler attı?

Yazıya koymuş olduğum başlık bu soru için bir yanıt oluşturuyormuş gibi gözükse de NFL’de pasa dayalı hücum anlayışının kökenleri Los Angeles Rams ve San Diego Chargers’ın efsane koçu Sid Gilman’a dayanıyor. Oakland Raiders’ın efsane takım sahibi Al Davis’in de kendisi hakkında “Pasa dayalı modern futbolun babası” yakıştırmasını kullandığı Gilman, futbolda power set’lerin, I-formasyonlarının cirit attığı 1950’lerde geliştirdiği pasa dayalı dikey hücum anlayışıyla (vertical downfield-attack), konvansiyonel hücum stratejisinin dominasyonunu kıran ilk isim oldu.

Gilman’dan yaklaşık on yıl sonra ise mütevazı bir NCAA Division II okulu olan San Diego State’te head koçluk görevine başlayan Don Coryell, pasa dayalı hücuma daha sistematik bir format kazandırdı ve kendi adıyla bir fenomen halini alacak olan “Air Coryell” hücum sistemini yarattı. Coryell’in ortaya çıkardığı sistem NFL’de öylesine büyük bir devrim yaptı ki o dönem kendisiyle birlikte çalışan koçlar, gittikleri NFL takımlarında Air Coryell ve modifikasyonlarını oynatarak sayısız Super Bowl şampiyonlukları kazandı. Bundan daha önemlisi, efsane head koçun pasa dayalı hücum sistemi, doğuşundan 50 yıl geçmesine rağmen halen NFL takımlarının playbook’larında yer almakta.

İşte bu yazı boyunca da Air Coryell’in ortaya çıkışını, NCAA’den NFL’e uzanan macerasını ve modern futbolu nasıl yapılandırdığını inceleyeceğiz…

Air Coryell’in Doğuşu ve Hikayesi

1961’de Don Coryell San Diego State Aztecs’in başına getirildiğinde takım, son dört sezonda yalnızca yedi galibiyet alabilmişti. Üstüne üstlük Aztecs o kadar şanssız bir bölgedeydi ki, Güney Kaliforniya’da USC ve UCLA gibi NCAA devleri varken o dönemki futbol anlayışı için temel personel konumundaki running back ve koşu bloğu yapan hücum hattı oyuncularını, bu ahı gitmiş vahı kalmış takım için recruit etmek neredeyse imkansızdı.

Dolayısıyla, yine 1961’de takıma yardımcı koç olarak katılan ve o tarihten 30 yıl sonra Redskins head koçu olarak tam üç Super Bowl yüzüğü kazanmış efsane bir koç olarak NFL tarihine geçecek Joe Gibbs’in de belirttiği üzere “ilk başta gerçek bir power-run fanatiği olan” Coryell’in, Aztecs’in içine düştüğü bu kısır döngüyü kırmak için farklı bir çözüme ihtiyacı vardı.

Coryell, bu sebeple Gilman’ın yarattığı vertical down-field attack ve Texas Christian University (Evet LaDainian Tomlinson’ın çıktığı TCU) head koçu Dutch Meyer’in 1952’de yayımladığı “Spread Formasyon Futbolu” adlı kitaptan esinlenerek pasa dayalı özgün bir hücum sistemi oluşturdu. Değil sadece NCAA’in, genel olarak futbolun yabancı olduğu bu sistem, Aztecs’e o kadar büyük getiriler sağladı ki 12 sezonluk Coryell döneminde takım,  üç sezonu namağlup tamamladı. Buna ek olarak, biri 31 diğeri 21 maçlık olmak üzere iki büyük galibiyet serisi elde etti ve en önemlisi de 1968 yılında adını NCAA Division I’a yazdırdı. Coryell, Aztecs kariyerini tamamladığında 104-19-2 gibi akıl almaz bir galibiyet istatistiğiyle NCAA’de adeta taş üstünde taş bırakmamıştı.

Bu büyük referansla 1973 yılında, NFL’de ilk head koçluk deneyimini yaşamak için St. Louis Cardinals’ın yolunu tutan Coryell, kendi hücum sistemini buraya da taşıdı ve “Air Coryell”, yıllardır ortalamanın üzerine çıkamayan bir takıma 1974 ve 1975 sezonlarında NFC East division şampiyonluğu yaşattı. Her ne kadar Coryell’in pasa dayalı hücum anlayışı, Cardinals’ın yaşadığı bu çıkışla NFL seviyesinde de kendisini ispat etmiş olsa da Air Coryell en olgun haline, Coryell’in 1978 sezonunda head koçluğa getirildiği San Diego Chargers’ta ulaşacaktı.

Coryell, Chargers’la anlaştığında takım, o zamana kadar forma giydiği beş sezonda en fazla 14 touchdown pası atabilmiş Dan Fouts isimli iç güveysinden hallice bir quarterback’e sahipti. Ancak Air Coryell ile mükemmel bir uyum yakalayan bir zamanların averaj quarterback’i, üst üste üç sezon (1979-81) boyunca 4.000 yard’lık pas barajını aşıp bunu NFL tarihinde gerçekleştiren ilk oyun kurucu olmayı başardı. Fouts önderliğindeki Chargers, 1979-82 sezonları arasında dört kez playoff’a kalırken 1980-81 sezonlarında da AFC şampiyonluk maçı oynadı. 1993 yılında girdiği ilk Hall of Fame oylamasında Hall of Famer seçilen Fouts’un, 1982 sezonunda elde ettiği maç başına 320 yard’lık pas istatistiği ise ancak 2011 sezonunda Drew Brees tarafından kırılabildi.

Chargers, Coryell döneminde her ne kadar Super Bowl şampiyonluğu yaşayamasa da tüm zamanların en iyi hücum performanslarından birisini sergiledi ve dört sezon (1979-82) boyunca NFL’in en çok pas yard’ı alan, beş sezon boyunca (1980-83 ve 1985) ise ligin en çok yard alan (pas artı koşu) hücum takımı olmayı başardı. Ayrıca, Chargers 1979’da koşu hücumundan (481) daha çok pas hücumu (541) gerçekleştiren ilk AFC West şampiyonu olarak tarihe geçti.

Ana Hatlarıyla Air Coryell

Peki Coryell’in gittiği takımlarda bu kadar başarılı olan ve halen tüm NFL takımlarının playbook’unda yer alan Air Coryell, nasıl bir hücum anlayışına dayanıyordu? Öncelikle, San Francisco 49ers’ın efsane head koçu Bill Walsh’un 80’lerde NFL’e tanıttığı, savunmayı enlemesine sahaya dizip atılan kısa ve orta mesafeli paslarla reception sonrası uzun yard’lar almayı hedefleyen ünlü West Coast Hücumu’nun aksine Air Coryell, savunmayı dikey olarak yarmayı hedefleyen bir hücum sistemidir ki Fouts’un aktardığına göre de bu hücum sisteminin önceliği “quarterback’in ilk başta derin pası kovalamasıdır.”

Öte yandan, Air Coryell’in quarterback’e biçtiği iki temel görev de şudur:

  • Boştaki receiver’ı ne olursa olsun kaçırma, eğer boş bir receiver görürsen oyunu okumayı bırak ve pasını at.
  • İsabetsiz pas atacağım diye korkma, eğer attığın pas isabetsiz olursa bir daha denersin.

Quarterback’in etki alanı genişleyince doğal olarak ona eşlik edecek receiver sayısının da fazla olması gerekiyordu ve bu sebeple Air Coryell hücum sisteminde, Coryell öncesi bir hayli yaygın olan iki running back’li pro-set’ler terk edildi ve tek running back’li (single back) formasyonlara geçildi.

Air Coryell’in Amerikan futboluna tanıttığı bir başka önemli unsur ise motion’ların bir hayli fazla kullanılmasıydı. Air Coryell oynayan takımlarda wide receiver’ından tight end’ine, running back’ine herkes snap öncesi hareket halindeydi. Savunmanın bu hareketliliğe ayak uydurması ise fazlasıyla zordu. Öte yandan bu motion’lar karşıdaki savunmanın adam adama mı yoksa alan savunması mı yapacağını da quarterback’e ifşa ediyor ve onun snap öncesi oyunu okuyabilmesini de sağlıyordu.

Özellikle 1978’de NFL’in Mel Blount Kuralı’nı kabul etmesiyle, cornerback jamming’inin line of scrimmage’ın ötesindeki beş yard ile sınırlandırılması, motion’a ayak uyduramayan savunmanın derin pasa karşı çaresiz kalmasına sebep oluyordu.

Air Coryell’in getirdiği diğer yenilikler ise option rotaları ve daha önceleri blokçu kimlikleriyle öne çıkan tight end’leri  receiver’a evirmek oldu. Option rotaları ile wide receiver’lara, karşılarındaki alan savunmasına göre rota opsiyonları çizilirken aşağı yukarı her coverage’a karşı opsiyon rotaları belirlendiğinden receiver’ın boşta kalmasını engelleyecek her durum ekarte edilmişti. Bu sistemin benzerini 90’ların başında efsane quarterback Warren Moon öncülüğündeki Houston Oilers, “Run ‘N Shoot” adıyla kullanacaktı.

Air Coryell’de tight end’lerin özel bir statüsü vardı. Büyük fizikleri ile tıpkı bir wide receiver gibi, wideout veya slot olarak da dizilebilirler ve cornerback’leri çaresiz bırakabilirlerdi. Aynı zamanda tight end’ler de motion’da kullanılabilirlerdi. Tight end’e biçtiği bu roller ile Air Coryell, Chargers’ta tüm zamanların en iyi tight end’lerinden biri olan ve pozisyonunda devrim yapan Hall of Famer Kellen Winslow’u yarattı. Winslow, üç sezonda (1980-81-83) 1000 yard’lık reception barajını aşarak kendi dönemini sürklase eden bir hücumun en önemli parçalarından birisi haline geldi.

Air Coryell’in Mirası (Coaching Tree)

Yazının başında da belirttiğim gibi Air Coryell’in asıl başarısı, kurucu babası Coryell’i aşıp Coryell’in koç ağacına (coaching tree) sayısız başarı kazandırması ve NFL’de halen varlığını hissettirmesinde saklıdır.

Öyle ki, Coryell’in altında San Diego State’te asistan koç olarak görev yapan Joe Gibbs ve John Madden’ın ikisi de gittikleri takımlarda Air Coryell ve varyasyonlarını oynatarak Super Bowl şampiyonlukları kazandılar. Gibbs, Washington Redskins head koçu olarak üç kez (1982, 1987, 1991) Super Bowl zaferini yaşarken NFL’in konsol oyunu Madden’a adını veren efsane koç ve yorumcu John Madden ise 1976’da Oakland Raiders ile koçluk kariyerindeki ilk ve tek yüzüğü elde etti.

1983-86 yılları arasında Coryell’in Chargers’ta ofansif koordinatörlüğü yapan Ernie Zampese (Evet düşündüğünüz doğru, Cincinnati Bengals’ın bu sezonun başında kovduğu Ken Zampese’in babası olan Ernie), her ne kadar kendisi bir NFL takımında head koçluk yapamasa da Air Coryell’i, birlikte çalıştığı NFL tarihinin en önemli hücum gurularından Norv Turner ve Mike Martz’a öğreterek bu ikilinin kendi takımlarında Super Bowl şampiyonluğu yaşamasını sağladı.

Efsane quarterback Roger Staubach’in futbolu bırakmasından sonra düşüş yaşayan ancak 90’ların başında Troy Aikman-Michael Irvin-Emmitt Smith üçlüsüyle tekrardan şahlanan Dallas Cowboys’un o dönem elde ettiği ilk şampiyonlukta (1992) takımın hücumdaki oyun çağrılarını veren ofansif koordinatör Norv Turner, Cowboys’un Bills’i 52-17 ile dağıttığı Super Bowl XXVII’de bizzat Coryell’in Chargers’ta oynattığı Air Coryell’i sahada uyguladı.

Hatta o Super Bowl’dan bir gün sonra Dan Fouts’un Turner’ı arayıp Troy Aikman’ın attığı dört touchdown pasındaki oyunu da playbook’taki kodlarıyla birlikte Cowboys koçuna söylemesi ikili arasında hoş bir sohbetin geçmesine sebep olmuş.

Bununla birlikte, Cowboys’un 1994 ve 1995 sezonlarında elde ettiği şampiyonluklarda Troy Aikman’ın yedekliğini yapan Jason Garrett, yaklaşık 10 yıl sonra ofansif koordinatör olarak döndüğü eski takımında Air Coryell’i bu sefer Tony Romo’lu kadroya oynatacaktı.

Koçluk kariyerinde Don Coryell ile çalışma fırsatı elde edememiş ancak 60’lı yıllarda San Diego Mesa College formasıyla Coryell’in Aztecs’ine karşı oynamış Mike Martz ise Air Coryell’in başarısını ispatlayan bir başka örnek.

1999 sezonunda St. Louis Rams ofansif koordinatörüyken Super Bowl şampiyonluğu yaşayan Martz, bir sonraki sezon takımın head koçluğuna geçerken hücumu Air Coryell’in üzerine kurarak Kurt Warner’lı, Marshal Faulk’lu, Torry Holt’lu kadronun “The Greatest Show on Turf” (Sahanın gördüğü en iyi şov) adıyla anılmasını ve halen de tüm zamanların en iyi hücum takımı olarak kabul edilmesini sağlamıştı. O takım Super Bowl XXXVI’de (2001)  New England Patriots’a karşı kazanmış olsa belki Bill Belichick’in kaderini Martz, Tom Brady’nin kaderini de Warner yaşamış olacak ve 2000’li yılların dynasty’si de St. Louis Rams olacaktı.

Son Eklemeler…

Sözün özü, gerek ortaya çıkış hikayesi gerekse de modern futbolu kuran fikir altyapısı ile Air Coryell, Amerikan futbolu tarihine en büyük yeniliklerden bir tanesini getirmiş hücum sistemidir. Fikir babası Don Coryell ise futbol tarihinin gördüğü en büyük dehalardan bir tanesidir. Ancak hem NCAA hem de NFL’de 100 maçın üzerinde galibiyet alan tarihteki tek koç Coryell, aynı zamanda tarihin en çok göz ardı koçlarının başında geldiğinden, ölümünün üzerinden yedi yıl geçmiş olmasına rağmen halen Hall of Fame’e girememiş ve Hall of Fame oylamasında dört kez finalde elenmiştir.

Paylaş:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInShare on Tumblr