Her yıl komite tarafından yapılan seçimlerin büyük tartışmalara sebep olduğu kolej futbolu playoff’ları bu yıl her zamankinden biraz daha fazla kaosa neden oldu. Bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan kolej playoff’larında seri başı numaraları sırasıyla Clemson Tigers, Oklahoma Sooners, Georgia Bulldogs ve Alabama Crimson Tide mücadele edecek ama son üç sezonda da olduğu gibi bu takımların seçilme kriterlerinin belli olmaması her yıl tartışmaları da beraberinde getiriyor. Genel görüş “Power 5” olarak bilinen en iyi beş konferansın şampiyonları arasında en iyi dördünün playoff’lara katılma hakkı elde ettiği yönündeydi fakat geçtiğimiz sezon Big Ten şampiyonu Penn State yerine Ohio State’in playoff bileti alması bunu geçersiz kılmış ve tartışmaların fitilini yakmıştı. Bu sezon ise son yılların tartışmasız en dominant takımı Alabama’nın bırakın konferans şampiyonluğunu konferans finali bile oynayamamış olması NCAA futbolunu daha önce hiç tecrübe etmediği bir senaryo ile karşı karşıya bıraktı: Alabama’sız playoff.

Alabama, şimdiye kadar olan bütün playoff’larda mücadele etme hakkı kazanmış ve iki final, bir şampiyonluk yaşamıştı fakat takım, SEC şampiyonluk maçına gidecek ekibi belirleyecek olan Iron Bowl’da Auburn’e karşı sezonun ilk ve tek yenilgisini alınca işler karıştı. Komite sadece bir yenilgisi olan ve göz testiyle ülkenin en iyi takımı olan Alabama’yı dışarıda mı bırakacaktı? Eğer Auburn, Georgia’yı geçip SEC şampiyonu olsa ve Wisconsin, Ohio State’i mağlup ederek namağlup bir şekilde Big Ten şampiyonu olsaydı Alabama’nın playoff’larda yer alması imkansız olacaktı. Clemson ve Oklahoma’nın yerleri hali hazırda garantiydi ve kalan iki slot’tan biri ülkenin en güçlü konferansının (SEC) şampiyonuna diğeri ise en güçlülerden birinin namağlup şampiyonuna gidecekti sonuçta. Yani bu senaryoda Alabama’ya yer yoktu. Ancak tarihin en kazanan koçlarından biri olan Nick Saban, bu kez saha dışında kazanacaktı.

Championship Week’te Ohio State, Wisonsin’i yenerek Big Ten’i, Gerogia ise üç hafta önce bir numara olarak çıkıp yenildiği Auburn’den rövanşı alarak SEC’yi kazanınca Alabama için bir şans doğdu. SEC şampiyonu olarak Georgia’nın playoff’a gitmesi Auburn’e kıyasla Alabama’nın daha çok işine geliyordu çünkü Alabama, Auburn’e yenilse de Georgia’ya karşı oynamadı ve bu iki takım SEC’nin farklı gruplarında yer aldılar. Dolayısıyla komitenin elinde ikisi de birer mağlubiyetli Alabama’nın Georgia’dan daha kötü takım olduğuna dair somut bir gösterge yoktu. Daha önce hiç gerçekleşmemiş olsa da aynı konferanstan iki takım playoff yapabilirdi. Ohio State ise Big Ten’i kazanmasına rağmen sezonu iki mağlubiyetle bitirmişti ve daha önce iki mağlubiyeti olan hiçbir takım playoff’larda boy göstermemişti. Ayrıca daha önce başka bir Big Ten şampiyonu da playoff yapamamıştı. Yine de Alabama’nın bu şansı az bir şanstı çünkü SEC, her ne kadar en güçlü konferans olarak görülse de daha önce Big Ten’den bir takımın playoff dışı kaldığı görülmemişti…

Anlayacağınız verilecek karar “dört takım hangileri olacak?” değil de “Alabama mı Ohio State mi?” kararıydı. Buckeyes’ın avantajı Big Ten şampiyonluğuyken Alabama’nın elinde somut bir avantaj yoktu. Ancak göz testi dediğimiz izlerken hissedilen Alabama’nın daha iyi takım olduğuydu ve komite geçen sezon da olduğu gibi daha iyi olduğunu hissettikleri takımı playoff’lara gönderdi. Alabama’nın zayıf maç takvimi ve tatmin edici bir rakibe karşı galibiyeti olmasa da Ohio State’in, Big Ten West grubunu 9-5 bitiren Iowa’dan 31 sayı fark yemiş olması daha sonra komite başkanı Kirby Hocutt’ın da açıklayacağı üzere kararda etkili olan etkendi.  Playoff’larda karşılaşacak dört takım böyle belli olduktan sonra geçelim maç öngörülerimize.

Rose Bowl: (2) Oklahoma vs. (3) Georgia

Rose Bowl, en son bir playoff mücadelesine ev sahipliği yaptığında takvim yaprakları 2014 yılını gösteriyordu ve her iki oyuncu devam eden birkaç ay içinde NFL Draft’nın bir ve iki numaraları olarak profesyonel olmadan önce Marcus Mariota’nın Oregon’u, Jameis Winston’ın Florida State’ini rahat bir şekilde eleyerek finale yürümüştü. Normal şartlarda ev sahibi olarak bir Pac-12 okulunun rastgele bir Big Ten okuluyla karşılaşması olan Rose Bowl, o zaman bu standardın dışına çıkmıştı fakat en azından Pac-12 okulu olarak Oregon oradaydı. Bu yıl 2001’den beri ilk defa bu geleneğin dışına çıkılıyor. Big-12 şampiyonu Oklahoma ve SEC şampiyonu Georgia bu sezonun Rose Bowl’unu kazanmak ve ulusal şampiyonluk maçına çıkmak için Pasadena’da karşılaşacak.

Playoff’lara iki numara olarak giren Oklahoma’nın en büyük avantajı Heisman Kupası’nı kazanan quarterback Baker Mayfield. “Walk-on” yani hiçbir burs verilmeden kariyerine başlayan bir quarterback için inanılmaz bir başarı gösteren Mayfield, bu sezon Oklahoma’nın itici gücü oldu ve okulun 2010’dan bu yana ilk defa Big-12 şampiyonu olmasını sağladı. Mayfield’ın liderlik ettiği hücum maç başına 583 yard ile ülkede birinci ve maç başına 44.9 sayı ortalamasıyla dördüncü sırada yer aldı. Dört takım içinde en yüksek hücum gücüne sahip takımın onlar olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hücumun geri kalanında biraz da Mayfield’ın yüzünden çok öne çıkan yıldız olmasa da All-American seçilen left tackle Orlando Brown’ın liderlik ettiği offensive line ve tight end Mark Andrews diğer kilit isimler. Genel olarak hücum sayesinde maç kazanmaya endeksli hale gelen Sooners’ın herhangi bir B planının olmaması canlarını sıkabilir çünkü şimdiye dek Mayfield’ın kolu ile yenemeyecekleri bir rakip çıkmadı karşılarına. Ancak Georgia, galip gelebilmeleri için daha fazlasına ihtiyaç duyacakları bir maç olabilir. Özellikle de takımın yıldız running back’i Rodney Anderson tecavüz suçlaması ile karşı karşıya ve playoff’larda oynayıp oynamayacağı belli değilken. Ayrıca Big-12’deki düşük rekabet seviyesi ve zayıf savunmalar da daha üst seviyede Sooners’a şüphe ile yaklaşmamıza neden oluyor. Fakat ne olursa olsun sezonu en formda bitiren ekip onlar ve Kasım ayında çoğu takım çalkantıya girerken Oklahoma bütün maçlarını en az on sayı farkla kazandı. Mayfield’ın bu maçlardaki 18 touchdown’a iki interception oranı da ona Heisman’ı getirdi.

Georgia ise SEC şampiyonu olarak 2008’de Tim Tebow’un Florida’sından sonra ilk defa kupayı SEC East’e getirmeyi başardı. Hepsinden önemlisi konferanstaki Alabama egemenliğini sona erdirmiş oldular, her ne kadar bunu yaparken Alabama ile hiç karşılaşmamış olsalar da… İki sezon önce Alabama’nın savunma koordinatörü olan Kirby Smart’ı takımın başına getirmeleri meyvelerini çok çabuk verdi ve ilk sezonu 8-5 bitirdikten sonra bu sezon 12-1 ile konferansı kazandılar. Nick Saban’ın koç ağacı neredeyse bütün BCS’i sarmış durumda ve Georgia, bu ağacın iyi meyvelerinden birini seçmiş gibi görünüyor. Takıma baktığımız zaman başarı için en temel ve eski taktiği uyguladıklarını görüyoruz; sağlam savunma ve muhteşem koşu hücumu. Bulldogs’un senior running back çifti Nick Chubb ve Sony Michel, bu takımın hücum gücünün büyük bölümünü oluşturuyor ve bu ikili gününde olduğu zaman ki bu sezon her hafta öylelerdi yenemeyecekleri rakip yok. Özellikle Nick Chubb, freshman yılında Todd Gurley’nin yedeği olarak başladığı Georgia kariyerinin başından beri çok yakın takip ettiğim ve sevdiğim bir oyuncu. İki sene önce dizini parçaladığında kariyeri bitme tehlikesindeydi ancak neredeyse eskisi kadar iyi döndü. Bu sezon Michel ile topları paylaşmasına rağmen 1,175 yard ve 13 touchdown’lık performansı etkileyici. Partneri Michel’ın de 948 yard ve 13 touchdown’ını denkleme ekleyince Georgia’nın ne kadar korkutucu bir koşu gücü olduğunu net olarak görebiliyoruz. Ancak Bulldogs’un tek silahı bu koşu hücumu değil. Quarterback pozisyonunda tüm ülkenin gelecek adına en heyecan verici potansiyellerinden birisine sahipler. 5-star freshman Jake Fromm, Jacob Eason sezonun ilk maçında sakatlanıp sezonu kapatınca beklenenden erken dümene geçti ve şimdiye kadar beklentileri karşıladı. Kariyerinin bu erken evresinde güçlü bir koşu hücumu ile oynamanın ekmeğini yediğini söyleyebiliriz fakat Fromm, işler yerden istenildiği gibi gitmediği zaman havadan iş bitirecek yetenekte bir oyuncu.

Savunma da ise oldukça tecrübeli bir ön alana ve onlara liderlik eden ülkenin en iyi linebacker’ı Roquan Smith’e sahip olmak işleri kolaylaştırıyor. Maç başına rakiplere sadece 271 yard ve 13,2 sayı şansı tanıyan Georgia defansı ülkenin en iyilerinden ve pas savunmaları Michigan’ın ardından ülkenin en iyi ikinci pas savunması (izin verilen pas yardı bazında). Ancak bunda sezon boyunca çok güçlü pas hücumlarına karşı oynamamış olmanın da bir miktar payı olduğunu düşünüyorum. Karşılaştıkları en iyi quarterback biri normal sezon biri SEC finali olmak üzere Auburn’den Jarrett Stidham idi ve bu maçlardan birisini kaybettiler. Oklahoma gibi bir pas gücüne karşı ilk defa oynayacaklar.

Vegas bahis büroları bu karşılaşma için Georgia’yı bir sayılık farkla favori görüyor. Son yıllarda playoff’larda özellikle yarı finallerde farklı geçen maçlar izledik fakat Georgia-Oklahoma, çok yakın geçmesi beklenen bir karşılaşma. Mayfield ve Georgia pas savunması arasındaki çarpışma maçın en heyecan uyandıran tarafı. İki takımın da en güçlü yanlarının aynı terazide tartılacağı bu bölüm sonuç için etkileyici olacaktır fakat Georgia’nın koşu gücü, Oklahoma savunması için çok fazla olabilir, hali hazırda koşuya karşı dirençsiz bir savunma olduklarını düşünürsek. Sooners’ın kazanmak için bu koşuyu muhakkak durdurması gerekiyor. Benim tahminim Georgia’nın kazanacağı yönünde ancak işin içinde Mayfield varsa aksi hiçbir sonuç da sürpriz olmaz.

Sugar Bowl: (1) Clemson vs. (4) Alabama 

Farklı konferanslarda oynasalar da son yıllarda Clemson ve Alabama arasında büyük bir rekabet olduğu su götürmez bir gerçek. İki ekip, geçtiğimiz iki sezon finalde karşılaşırken kupaları bire bir olarak paylaşmışlardı. Derbide üçüncü perde bu kez finalde değil de final yolunda gerçekleşecek ve son şampiyon unvanı bu kez Dabo Swinney’nin Clemson’ında.

Eğer Alabama, son yedi, sekiz senedir kolej futbolu için bir standart oluşturuyorsa ki öyle, Clemson bunu değiştirmeye ve kendi standardını oluşturmaya en yakın takım. Swinney göreve geldiğinden beri ilk önce ACC’deki Florida State hegemonyasını sona erdirdiler şimdilerde ise Alabama’nın sarsılmaz tahtını hatrı sayılır biçimde sarsıyorlar. Geçtiğimiz sezon takımın önemli savunma oyuncularını ve DeShaun Watson gibi NCAA’in gördüğü en winner oyunculardan birini NFL’e yolcu etmelerine rağmen bu sezon oldukça güçlü bir görüntü sergilediler. Quarterback Kelly Bryant bir Watson olmasa da Clemson’ı zirvede tutmak için yeterli yetenek setine sahip ve bu takım için sırandan bir oyuncudan ziyade maçların kazanılmasında belirleyici faktör. Öyle ki Bryant’ın sakatlanarak yarıda bıraktığı Syracuse karşılaşması Clemson’ın bu sezon kaybettiği tek maç oldu. Bu karşılaşma dışında oldukça dominant bir sezon içi performansı gösterdiler ve buraya en net biçimde gelen takımın onlar olduğunu söyleyebilirim. Özellikle sezonun ikinci bölümünde meşhur “turnover chain” ritueliyle sezonun en formda takımlarından olan ve yeniden eski günlerine dönmeye başladığı konuşulan Miami Hurricanes’i ACC finalinde tatmin edici bir şekilde ezerek yenip playoff rakiplerine mesajı verdiler.

Clemson saygı değer bir hücum gücüne sahip olsa da bu takımın asıl gücü savunma. Clelin Ferrell-Christian Wilkins-Dexter Lawrence-Austin Bryant dörtlüsünden oluşan defensive line açık ara ülkenin en iyisi ve savunmanın güç kaynağı. Ferrell, Wilkins ve Lawrence, All-American birinci takımına seçilirken özellikle Lawrence’ın daha şimdiden Ndamukong Suh kıyaslamalarına konu olduğunu belirteyim. Maç başına 3.6 sack ile bu alanda sadece Miami’nin arkasında sezonun en iyi ikinci takımıydılar ve maç başına sadece 283 yarda izin veriyorlar. Clemson’ın maçlarını kazanmasıyla kaybetmesi arasındaki çizgiyi genelde bu dörtlü belirliyor. Hücumda Wayne Gallman sonrası koşu oyununda bir stabilizasyon sağlayamadılar ve şuanda takımın en çok koşan oyuncusu quarterback Kelly Bryant. Ancak freshman running back Travis Ettienne’in performansı umut veriyor. Koşuda sürekliliği sağlayamasalar da Deon Cain ve Hunter Renfrow gibi çok etkili ve tecrübeli reciver tehdidine sahipler özellikle Renfrow, kariyeri boyunca Alabama’ya fazlaca sıkıntı çıkartmış bir oyuncu.

Diğer tarafta ise Alabama’nın buraya gelişi tartışmalı olsa da sonuç olarak elde ettiğimiz bu eşleşmeden kimsenin şikayet ettiğini sanmıyorum (Ohio State taraftarları dışında). Yukarıda da bahsettiğim gibi Nick Saban dönemi Bama, uzun yıllardır kolej futbolunda standardı belirleyen takım oldu ancak bu sezon onlar için alışılagelmişin dışında gelişti. Iron Bowl’da Auburn’e kaybetmeleri az kalsın dört sene önce de olduğu gibi onlara ulusal şampiyonluğa mal oluyordu. Şu konuda anlaşalım, bu seneki Bama kadrosu bildiğimiz Bama kadrolarının dominantlığına sahip değil ve kendinden öncekiler kadar güçlü değil. Yıllar sonra ilk defa ölümlü olduklarını gördük ama komitenin de biraz desteğiyle yine ölmediler. Ancak en önemlisi Alabama’nın yenilmez olmadığı açığa çıktı. Son 10 yılda aldıkları yenilgi sayısı iki elin parmaklarını geçmezken bu yenilgilerin hepsinin bir takım normal dışı olaylar sonucu gerçekleştiğine tanık olduk. Bu normal dışı olaylar çoğu zaman rakip QB’nin sınırlarını aşması şeklinde tecelli etti. Chad Kelly, Johnny Manziel ve DeShaun Watson ilk aklıma gelenler. Bazen de kırk yılda bir olacak olaylar sonucunda yenildiklerini gördük. Mesela 2013 yılındaki Iron Bowl’da Auburn’e kaybetmelerine sebebiyet veren ve literatüre “kick six” olarak geçen hadise. Fakat bu sezonun tek yenilgisini aldıkları Iron Bowl mücadelesinde bunların hiç biri yoktu, sadece onlardan daha iyi oynayan ve uygulayan bir Auburn takımı vardı. İşte o Auburn, bugün bu playoff mücadelesinde olmasa da büyük kötü kurt Alabama’nın normal şartlarla da yenilebileceğini herkese gösterdi.

Bu kadronun Nick Saban’ın elindeki en kötü kadrolardan biri olduğunu söylemiştim. Aslında bireysel olarak dört takım içinde hala en iyi kadroya sahip olduklarını söyleyebiliriz ama uygulama anlamında bir takım sıkıntılar var. Quarterback Jalen Hurts, genç yaşına göre müthiş bir lider olsa da pozisyonun mekanik kısmında hala çok eksik bir QB. Çoğu zaman QB olduğunu unutarak running back gibi davranıyor. Evet, eşsiz bir koşu yeteneği ve atletizme sahip ancak Alabama gibi yıllarca pro sistemde hücum eden bir takımın dengelerini bozabiliyor. Geçen sezon daha güçlü savunmaya sahipken bunun dezavantajını çok yaşamadılar ama bu sezon Auburn ve Missisippi State gibi takımlar box’ı doldurdukları zaman çok sıkıntı çektiler. Kuvvetli bir kolu var ama şuanda bir pasörden ziyade atıcı. Elinde tüm ülkenin en iyi playmaker’larından Calvin Ridley gibi bir silah varken onu daha çok ve düzenli kullanmasını beklersiniz. Öte yandan Bama’nın imzası olan koşu hücumu hala yerli yerinde. Hem Hurts hem de running back’ler Damien Harris ve Bo Scarbrough 500 yardı geçmiş durumdalar. Maç başına 265.3 koşu yardı ile ülkede onuncu sıradalar.

Bir diğer imzaları olan savunma da yaşanan onca sakatlığa rağmen iyi durumda. Sezonun ilk maçı olan Florida State karşılaşmasından başlayarak başta linebacker hattı olmak üzere sarsıcı sakatlıklarla boğuşmalarına rağmen total defansta ülkenin en iyi ikinci takımı konumundalar. Genelde sakatlıkları pass rusher oyuncularda yaşadıkları için pas savunması koşu savunmasına kıyasla biraz daha çalkantılı ancak Terrell Lewis, Christian Miller ve Mack Wilson’ın sakatlıklarını atlatmış olmaları ve bu karşılaşmaya kadar daha sağlıklı bir şekilde dönecek olmaları Alabama’nın elini pass rush konusunda da güçlendiriyor. Clemson’ın aksine onlar savunma gücünü secondary’den alıyorlar. Safety Minkah Fitzpatrick tüm ülkenin en iyi oyuncularının başında geliyor ve Ronnie Harrison ile oluşturduğu safety çifti açık ara en iyi ikili.

Vegas tarafından beklenti bu maçın da Rose Bowl gibi yakın geçmesi yönünde ve Alabama 2,5 sayı favori olarak gösterilmiş durumda. Playoff’lara son anda ve büyük tartışmayla dahil olan bir takımın ülkenin bir numarası karşısında favori olmasını her zaman göremezsiniz. İşte tam bu noktada “never bet against Alabama” sözü akıllara geliyor. Maçın kilidinin çözüleceği nokta kesinlikle Alabama koşu hücumunu ile Clemson muhteşem ön alan savunmasının çarpışması olacak. Çünkü Rose Bowl’daki eşleşmenin aksine burada iki takımın da bir tane ama oldukça güçlü silahı var ve bunlar sürekli karşı karşıya gelecek. Ayrıca Clemson pas korumasının tüm sezon boyunca alarm vermesi ve Bama pass rusher’larının bir bir takıma dönmüş olması Alabama’nın elini güçlendirecek bir koz olabilir. Benim tahminim yine yakın geçen bir mücadele sonucu kendilerini yeniden kanıtlamak zorunda olan ve bunun motivasyonuyla da oynayacak olan Alabama’nın kazanacağı yönünde…

Paylaş:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedIn