Tatsız tuzsuz geçen bir NFL normal sezonunun ardından –teşekkürler AFC– biraz kaliteli futbol izlemek için post-season’dan umutluyum. Buna katılmayabilirsiniz belki ama bu sezon açık ara benim izlediğim en zevksiz ve dengesiz sezon oldu. AFC konferansına baktığımız zaman wild card round ve divisional round son derece gereksiz gibi gözüküyor çünkü Patriots ve Steelers, normal sezon performanslarıyla konferansın kalanından fersahlarca önde olduklarını gösterdiler.

Durumun ne derecede olduğunu daha iyi anlamamızı sağlamak için wild card turunda Buffalo Bills – Jacksonville Jaguars diye bir eşleşme izleyeceğiz. Bu iki takımında playoff hak etmediği anlamına gelmiyor fakat Jaguars çok iyi savunmasına rağmen AFC Güney’de oynamasa ve Buffalo Bills, NFC’de olsa playoff yapamama ihtimalleri bir hayli yüksekti. Umuyorum ki playoff’ta daha dengeli maçlar izleriz. Neyse, AFC’yi boş verelim. Her sene olduğu gibi bu sene de playoff eşleşmeleri için ön bakış yazıları yazıyoruz ve neyse ki payıma bir NFC eşleşmesi düştü. NFC Güney’de bu sezon beklenmedik bir şey oldu ve grubun dört takımından üçü playoff’a yükseldi. Ancak bu başarıya rağmen bu üç takımdan hiç biri konferansta ilk iki sırayı alarak ilk haftayı bay geçirme şansına sahip olamadı. Dört wild card takımından üçü aynı gruptan olunca playoff’ta bir NFC Güney eşleşmesi izlememiz kaçınılmaz oldu haliyle. Grubu ilk sırada bitiren New Orleans Saints, Pazar akşamı TSİ 00.40’ta grubu ikinci bitiren Carolina Panthers’ı ağırlayacak.

Nasıl Geldiler?

New Orleans Saints, uzun bir süredir her sezona favori olmadan başlayan ama Drew Brees faktörüyle gizli favori olan bir takımdı. Bu sezon da farksız sayılmazdı aslında ancak işin sürpriz tarafı Saints, sezon boyunca Super Bowl adayı olarak gözükürken bunu Brees sayesinde başarmadı. Kulağa deli zırvası gibi geliyor, sezon başlamadan önce böyle bir tabloya inanmak delilik olurdu. Peki Saints nasıl oldu da 11 galibiyet aldı? Üretken koşu hücumu ve fırsatçı savunma bu sorunun cevapları. Mark Ingram ve Alvin Kamara’dan oluşan running back ikilisi aynı sezonda 1,500 scrimmage yard’ını aşan NFL tarihindeki ilk ikili oldu. Ingram ve Kamara, oldukça üretken olmalarının yanında birbirlerini tamamlayan özelliklere sahip çok yönlü oyuncular. Sean Peyton’ın, Adrian Peterson’ı takımdan gönderdikten sonra her iki oyuncuyu da tam verimle kullandığını söyleyebiliriz. İşin eğlenceli tarafı ise Saints, bu ikiliyi sadece running back olarak kullanmıyor. Takımda Michael Thomas dışında öne çıkan bir reciver olmadığını fark etmişsinizdir çünkü buna ihtiyaç duymuyorlar. Özellikle Kamara olmak üzere Ingram da çok iyi birer reciever. Ayrıca Kamara’nın ne kadar tehlikeli bir returner olduğunu da ligin son haftasında gördük. Saints’in hücum planının merkezinde bu iki oyuncunun olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki bu sezon kazandıkları maçlardaki koşu ortalamaları 151.3 yard iken kaybettikleri maçlarda bu ortalama sadece 81.2 yard.

Öte yandan Michael Thomas’ın da çok iyi bir sezon geçirdiğini belirtmekte fayda var. Saints, koşu öncelikli bir takıma dönüşmüş olabilir ancak ihtiyaç duyulduğu anda rakipleri havadan vurabilecek komboya da sahip. Ligde ikinci yılını geçiren Thomas, 196 pas tutma ile ilk iki yılında en çok pas yakalayan oyuncu olarak NFL tarihine geçti. Ayrıca Saints adına bir sezonda 100’den fazla pas tutan ilk oyuncu oldu takım tarihinde. Bunu pas hücumlarının ikinci plana düştüğü bir sezonda başarması rakipler için şu anlama geliyor; koşuya odaklanıp Brees – Thomas ikilisini bir anlığına dahi göz ardı ederseniz bedelini ödersiniz.

Carolina Panthers için ise bu noktaya Cam Newton’ın sırtında geldi desek yanlış olmaz. Super Cam, Panthers hücumunun tüm sezon boyunca kazandığı yardların %78,3’lük kısmından sorumlu ve bu alanda Russell Wilson’ın hemen arkasında. Wilson tek başına Seahawks’ı playoff’a taşıyamazken Newton, Panthers’ı bu noktaya kadar getirdi ki bunu yaparken kimseden hak ettiği takdiri görmediğini düşünüyorum. Normal sezondaki 16 maçın yedisinde Cam Newton, Panthers’ın en çok koşu yardı kazanan oyuncusuydu. Zaten diğer yetenek pozisyonlarından gerekli desteği göremezken Kelvin Benjamin’in takasla takımdan gönderilmesi işleri Panthers adına normal sezonda zorlaştırmasa da playoff zamanı can sıkabilir. Greg Olsen’ın tüm sezonu sakatlıklarla geçirdikten sonra hala form bulamamış olması reciever tehdidi olarak Newton’ın elinde sadece Devin Funchess’ı bırakıyor. Bir iyi haber sezon başında artık bittiğinin sinyallerini veren veteran running back Jonathan Stewart’ın sezonun son bölümünde daha iyi performanslar göstermesi ve çaylak running back Christian McCaffery’nin artık beklendiği gibi takımın hücum sisteminde önemli bir noktaya oturması.

Aslında baktığımız zaman Panthers, iki sezon önce Super Bowl oynayan takımla aynı mentaliteyi paylaşıyor; hücumda koşup savunmada koşuyu durdurmak. Savunmada sezon boyunca maç başına 88.1 koşu yardına izin vererek en iyi üçüncü koşu defansı olduklarını düşünürsek bunu başarıyorlar. Ancak hücumda o dönemdeki kadar dinamik bir koşu hücumuna sahip olduklarını söylemek zor. Newton’ın koşularını çıkardığımız zaman running back pozisyonundan istedikleri katkıyı pek alamadılar. Son haftadaki kötü performansı saymazsak Panthers, bu eşleşmeye ligin en formda ve momentum sahibi takımlarından biri olarak geliyor. Son dokuz maçın yedisini kazandılar ve son yedi maçta Newton 14 tane touchdown üretti. Ancak son haftada Falcons karşısındaki pas reytingi kariyerinin en kötü rakamlarıydı.

Sezon İçinde Ne Oldu?

Aynı grupta oynadıkları için bu wild card eşleşmesinin iki takım arasındaki üçüncü mücadele olacağını söylemiştik. Normal sezondaki maçları New Orleans Saints, 34-13 ve 31-21 gibi sonuçlarla fazla zorlanmadan kazanmıştı. Savunmasıyla övünen bir takıma karşı iki maçta da 30 sayı bulmak önemli bir gösterge Saints adına. Saints bu maçları kazanırken üçüncü haftada olan ilk karşılaşmada Brees’in nadir üç touchdown pası attığı performanslarından birine ihtiyaç duymuştu. Aynı maçta koşu hücumu ise 149 yard üretti. On hafta sonra on üçüncü haftadaki karşılaşmada ise tam tersi bir senaryo izledik ve bu kez Mark Ingram ve Alvin Kamara ikilisi 148 yardlık koşu performansının yanı sıra üç tane de touchdown üretti.

Kim Alır?

Bir takımı aynı sezon içinde iki kez yenmek bile zorken Saints, bunu üçüncü kez başarmak için sahaya çıkacak. 2011 yılından bu yana Saints’in Panthers’a karşı üst üste üç kez kazanmışlığı yok fakat o dönem Saints’in düşüşe geçtiği dönemlere denk geliyor. Şuanda ligin en tehlikeli ve durdurması zor takımlarından birine dönüşmüş durumdalar. Ayrıca tarihin de yanlarında olduğunu söyleyebiliriz. Bana çok enteresan gelmesine rağmen 1970 yılından beri grup rakibini normal sezonda süpüren takımların aynı rakiple playoff’ta karşılaşma senaryosu 20 kez yaşanmış ve bunların 13 tanesini rakibini süpüren takım kazanmış. Buna göre Saints’in şansının daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Ancak hala grup şampiyonluğuna oynarken iddiasız Buccaneers karşısında gösterdikleri dikkatsiz performansın bir diğeri playoff’ların kalanını evlerinden izlemelerine sebep olabilir. Panthers’ın bu maçta kazanması için tüm sezon boyunca yaptıkları gibi Cam Newton’a yaslanmaktan daha fazlasını yapması gerekiyor. Saints’in fırsatçı secondary savunmasını da sadece, muhtemelen etkileyici çaylak Marshon Lattimore tarafından sahadan silinecek olan Devin Funchess ile alt etmeleri imkansız. Olsen ve diğerlerinin artık bu sefer Newton’a destek olması gerekiyor.

Tahmin: New Orleans Saints: 27 – Carolina Panthers: 20

Paylaş:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on LinkedIn