NFL’de oynamış ilk ve tek Türk oyuncu olan Tunç İlkin geçtiğimiz hafta başında TAFL Kulüpler 1.Ligi’nin güçlü ekiplerinde İstanbul Cavaliers’ın kampı dahilinde Türkiye’deydi. Türkiye’yi ilk defa Amerikan futbolu için ziyaret eden, 14 sezon boyunca NFL’de mücadele etmiş ve Pittsburgh Steelers’ın efsaneleri arasında yer alan eski oyuncu Türkiye ziyareti boyunca İstanbul Cavaliers oyuncularına tecrübelerini aktarırken, iki televizyon kanalıyla röportaj yaptıktan sonra Cuma günü NFLTR’nin sorularını yanıtladı.

Cuma günü NFLTR olarak İstanbul Cavaliers’ın antrenmanlarını yaptığı Fikirtepe Fenerbahçe Tesisleri’ndeydik. Tunç İlkin ile beraber Türkiye’ye gelen bir NFL çekim ekibi, İstanbul Cavaliers idmanlarından görüntüler alırken, çok mütevazi bir şekilde bize zaman ayıran ve sorularımızı cevaplayan Tunç İlkin ile kendi kariyeri, NFL’in şuanki durumu ve Türkiye’deki Amerikan futboluna kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Sözü fazla uzatmadan, sorularımızı cevaplandırırken Türkiye’de bulunmaktan ne kadar mutlu olduğunu sık sık dile getiren ve bundan sonra Türk Amerikan futbolunun gelişiminde daha fazla katkıda bulunmak istediğini dile getiren Tunç İlkin ile yaptığımız sohbet ile sizi baş başa bırakalım…

“NFL’e draft edilmeyi beklemiyordum…”

NFLTR: Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Amerika’ya gidişinizden başlamak istiyoruz, Amerika’ya neden ve ne zaman taşındınız?

Tunç İlkin: 1960 yılında 2.5 yaşındayken babamın çocuk yetiştirmek için daha iyi bir yer olduğunu düşündüğü için ve akrabalarımız olduğu için oraya taşındık. Chicago’da cerrah olan Ali amcam vardı. Eşyalarımızı topladık ve gittik.

NFLTR: Amerikan futboluna ilginiz nasıl başladı, birisi mi sizi teşvik etti yoksa siz mi ben bu sporu yaparım dediniz veya ortaokulda ve lisede sosyal beklentiler mi sizi bu spora itti?

Tunç İlkin: Çocukken babamla birlikte amerikan futbolu izlerdim. Amerikan futbolunu çok severdik, bende bu spordan çok hoşlanıyordum. Chicago Bears taraftarıydık. Takım sporu olarak ilk defa 7.sınıfta oynayabildim. Komik olan annem oynamamı hiç istemedi, kendisi amerikan futbolundan nefret ediyordu. Ortaokul ve lise yıllarımda bu spora devam ettim. Üniversitelerden pek ilgi görmedim sadece iki okuldan burs teklifi aldım. Indiana State ve Eastern Illinois. Tercihimi Indiana State’den yana kullandım, küçük bir okuldu ama benim için iyi bir deneyimdi, okulda amerikan futbolu diğer okullara göre çok ön planda değildi. NFL’e draft edilmeyi beklemiyordum. Draft edilmeyi beklemediğim için telefon başında dahi değildim, aradıklarında annem Steelers ile konuştu. Daha çok bir free agent olarak lige girmeyi düşünüyordum ya da 6.tur değil de daha sonralarda seçileceğimi tahmin ediyordum. Hatta koç annemi “Kutlarım oğlunuz 6.tur’da draft edildi.” diye aradığında, Vietnam Savaşı sonrası dönem olduğu için annem orduya seçildiğimi düşünerek çok korkmuştu. Bense annemi “Hayır anne bu iyin bir şey.” diyerek sakinleştirdim. Üniversiteden sonra 13 yıl Steelers’da bir yılda Packers’da forma giydim toplam 14 yıl NFL’de oynadım.

NFLTR: Siz şuanda amerikan futbolunun yayıncılık tarafında çalışıyorsunuz. Günümüzde emekli olan oyuncuların bazıları yayıncılık ya da yorumculuk yapmayı seçiyor ama siz bu kararı verdiğiniz zamanda günün koşulları açısından önünüzde şimdiye nazaran daha fazla engel ve daha az seçenek bulunuyordu. NFL’de 14 sezonu oynadıktan sonra stüdyoya geçiş yaparken zorlandınız mı?

Tunç İlkin: Aslına bakarsanız stüdyoya geçmek değil de amerikan futbolunu bırakmak zor oldu. Oyunu çok seviyordum ve amerikan futbolunu sevdiğinizde kimse oynamayı bırakmak istemez. 36 yaşındaydım ve vücudum yorulmuştu ve artık vakit gelmişti. Green Bay’de geçirdiğim kariyerimin son sezonu sonrası off-season’da Pittsburgh’e döndüğümde 15.sezonumu oynayıp oynamayacağımı bilmiyordum çünkü vücudum çok yorgundu, oynamak istiyordum ama fiziksel olarak bunu yapabileceğimi düşünmüyordum. NBC’nin yerel temsilcisi Channel 11’dan bir telefon aldım. Steelers için maç öncesi programları için kayıt provasına çağrıldı. Test çekimi yapıldı, beğendiler ve bana bu işi teklif ettiler. Televizyona geçişte sorun yoktu çünkü bu iş analiz gerektiriyordu ve bende oyunu seviyordum, maç filmlerini seyretmeyi, antrenmanları izlemeyi seviyordum. Birkaç kere NFL’de koçluk yapma teklifi aldım ve az kalsın kabul ediyordum. Bu sporu o kadar çok seviyordum ki koçluk için gerekli olan 60, 70, 80 saati vermeden – çünkü NFL koçları çok yoğun çalışıyorlar – sporla bağlantımı koparmamak için televizyonun çok güzel bir seçenek olduğunu düşünüyordum. Aktif oyunculuğu bıraktıktan sonraki ikinci senemde, 1995 yılında NBC aradı ve artık NBC kanalı için maçlarda görev almaya başladım. Bunun dezavantajı Cuma gününden maçın oynanacağı şehre doğru yola çıkıp bütün hafta sonunu eşimden ve çocuklarımdan uzak geçirmemdi. Oğlumun amerikan futbolu maçlarını kızımınsa futbol maçlarını kaçırıyordum. Bundan iki yıl sonra asıl istediğim işi yani şuanda yaptığım işi, radyoda Steelers maçlarını yorumlama fırsatını elde ettim. Bu sayede Cumartesi akşam geç çıkıp maç bittikten hemen sonra eve dönebiliyordum. Bu sadece 10 hafta sonu, yani, iki hazırlık maçı ve sekiz normal sezon maçı için geçerli.

“NFL’de çok iyi bir sistemimiz var, bırakalım böyle kalsın…”

NFLTR: Hazır konuya değinmişken bazı taraftarların NFL sezonunda ki maç sayısının artması ve bunu da çok önem taşımayan ve takımların ciddiye almadığı sezon öncesi maçlarından iki tanesini sezona katarak 18 normal sezon maçı olması yönündeki istekleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Amerikan futbolu taraftarlarının özellikle bunu destekleyici olarak NBA ve NHL’de 82 maç oynanmasını göstermeleri ve ligin 18 maça çıkarılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

Tunç İlkin: Bence aptalca bir fikir. Sezon öncesinde dört hazırlık maçı olması gerekiyor çünkü takımların genç oyuncuları keşfetmesi için dört maç gerekiyor. Sadece iki hazırlık maçı bunun için yeterli değil. Ayrıca 18 maç olunca vücutlarda bunun bedelini ciddi ciddi ödüyor. Ben olsam buna karşı mücadele ederdim. Uzun yıllar boyunca Steelers’da oyuncu temsilciliği yaptım ve NFL Oyuncular Birliği’nde başkan yardımcılığı yaptım. Eğer bugün yürütme kurulunda olsam hayır bunu yapamayız derdim. Lig olarak oyuncuları korumak adına bir sürü yeni kural çıkartıyorsunuz mesela kafa kafaya çarpışmalar ve korunmasız oyuncularla ilgili, sonra niye ligi 18 maça çıkarmak istersiniz ki? 16 maçtan sonra oynadığınız her maç sakatlanma riskini daha fazla arttırır. Anlıyorum, NFL Başkanı 18 gerçek maç istiyorum diyor, anlıyorum taraftarlar da daha fazla maç istiyor, pre season satılabilir bir ürün değil ama bunların hepsi bir bütünün parçası. Bence çok iyi bir sporumuz var, NFL’de de çok iyi bir sistemimiz var ve ben derim ki bırakın böyle kalsın. Hatta koçlar bu fikirden nefret ediyorlar ve dört hazırlık maçı istiyorlar.

NFLTR: Takımlar zaten yıldız oyuncularının ve as oyuncularının hangilerini oynatacaklarını biliyorlar ve artık NFL Europa’nın da kapatılmasıyla artık genç oyuncuların kendilerini gösterebilecekleri ve deneyim kazanabilecekleri sadece hazırlık maçları kalıyor onlarda azaltılırsa bu oyuncuların kendilerini kanıtlayabilecekleri hiç bir fırsatları olmayacak…

Tunç İlkin: Çok iyi bir noktaya değindiniz artık NFL Europa da olmadığın için hazırlık maçları dışında oyun deneyimi kazanmak için hiç bir olanak kalmıyor. Dediğim gibi bence fikstür böyle kalmalı, eğer ben halen ligde yönetici olsaydım bu önerinin yürürlülüğe girmesine karşı olurdum.

NFLTR: Oğlunuzun amerikan futbolu oynadığından bahsetmiştiniz…

Tunç İlkin: Evet, en küçük oğlum oynuyordu ama artık oynamıyor üniversiteye gidiyor ancak kendisi liseyi bitirene kadar oynadı, running back ve corner back mevkisindeydi. Kendisi NCAA’de iyi bir seviyede yani Division 1’de oynayacak düzeyde değildi, daha küçük bir üniversitede oynayabilirdi. Onunla ilgilenen birkaç tane Division 3 okulu vardı ama o tercihini daha büyük bir üniversiteye gidip daha iyi bir eğitim almaktan yana kullandı. Bence iyi bir seçim yaptı ama bu herkes için uygun bir şey değil. Şunu göz ardı etmemek gerekir ki Amerika’da lisede amerikan futbolu oynayan kişilerin yaklaşık %3’ü Division 1 seviyesinde amerikan futbolu oynamaya devam eder ve bunlarında %1’inden daha azı NFL’de veya diğer profesyonel liglerde oynama fırsatı elde eder. Üst seviyelerde oynamak çok zor bir iş ve gerçekten oyuncuların bu yola kendilerini adamaları gerekiyor ve kimsenin yapmayı göze almadığı şeyleri yapmayı göze almanız gerekiyor. Ben üniversitedeyken bahar zamanında kampüsde yürürken, mükemmel bir havası varken çimlere uzanmış, top oynayan, müzik dinleyen ya da frizbi atan öğrencileri görürdük ama biz o sıralarda idmana gidiyor olurduk. Bunu yapmayı göze almanız gerekiyor. Benim eski head koçum Chuck Nole, bize daima, “bu sporu zor, kolay olsa zaten herkes yapardı” derdi.

“Amerika’da çoğu kişi 6 – 7 yaşlarında oynamaya başlıyorlar…”

NFLTR:
Türkiye ile Amerika arasındaki bir farkta kimsenin bu spordan maddi bir beklentisi olmaması, çoğu kişinin de bunu bir hobi olarak yapması buna kıyasla Amerika’da iyi bir üniversiteye gidebilmek için ya da para kazanabilmek için amerikan futbolunda başarılı olmaya çalışan kişiler var. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?

Tunç İlkin: Ancak bir şeyi daha unutmamak lazım Amerika’da çoğu kişi 6 – 7 yaşlarında çok gençken oynamaya başlıyorlar ve bu sporu sonuna kadar götürüyorlar.

NFLTR: NFL Oyuncular Birliği’nde Steelers için takım temsilciliği yaptığınızı söylemiştiniz, o konuda da size bir sorumuz olacak. Şuanda ligin ve oyuncu birliğinin emekli olmuş oyuncular için verdiği desteği yeterli buluyor musunuz?

Tunç İlkin: Bence günümüzde eskiye nazaran daha iyi bir durumda. Kusursuz bir sistem değil ve günümüzde NFL’in bunu telafi etmeye çalıştığını düşünüyorum. Kötü duruma düşen oyuncuları desteklemek konusunda çok sayıda sese kulak verildi. NFL bu sistemi oturtmaya çalışıyor henüz tam olarak çözmüş olduklarını düşünmüyorum ama o yönde çalışmalarına devam ediyorlar. Bence bu konuda çözüm ligin, Oyuncular Birliği ve Emekli Oyuncular Birliği’nin ortak çalışmalarıyla varılabilecek bir noktada. İlgilenilmesi gereken bir konu ve dediğim gibi giderek iyileşiyor. NFL şuanda oynayan oyuncular için büyük bir miktar para ayırıyor ve bu para emeklilik maaşına yönelik kullanıyor. Emeklilik maaşı yeterli mi, benim aldığım para kötü bir para değil, daha iyi bir para olabilir miydi, tabii ki olabilirdi. Bu sürekli devam edecek olan bir tartışmadır ama bir şeyler yapılıyor.

NFLTR: Dışardan bakınca birçok sefer emekli oyuncular birliği ile lig ve oyuncular birliğinin tartışmanın ayrı taraflarında olduğu gözleniyor…

Tunç İlkin: Evet, Emekli Oyuncular Birliği, Oyuncular Birliği’nin eski yöneticisi Gene Upshaw ile ters düşmüşlerdi. Gene’in yeterli çaba göstermediğini düşünüyorlardı ama bu kesin hatları belli olmayan çok karışık, duyguların da çok fazla etki ettiği bir konu. Ancak asıl soruna ulaşmak için bunların hepsini bir kenara bırakmak gerekiyor. Şimdi yeni bir alt kurul kuruluyor ve yeni bir oluşuma doğru ilerliyorlar artık bu NFL Mezunları olur, Emekli Oyuncular Birliği olur, oluşumun daha ne olacağı tam olarak belli değil, bu oluşumda günümüzde zor duruma düşmüş emekli NFL oyuncuları konusunda ne yapılacağına karar verilecek. Artık eski bir oyuncu olarak gidip ücretsiz tıbbi hizmet alınabilecek bir sürü yer var. Gerek omurilik ile ilgili sorunlar gerek kardiyobasküler sorunlar için tıbbi ve cerrahi müdahaleler ücretsiz halledilebiliyor. Tabi madalyonun öbür yüzünde zor zamanlara düşüp de NFL’in ve Oyuncular Birliği’nin kendilerine sırt döndüğünü düşünenler de var. Ama bu çok bulanık bir konu, hatta Amerika’da kullandığımız bir deyim tam buna göre: “Çamur kadar berrak bir konu.” Ama bence lig bunu telafi etmeye çalışıyor. Son yıllarda Oyuncular Birliği özellikle beyin sarsıntıları konusunda oyuncuların baskı yapılarak zorla oynatılmasının önüne geçti.

“Super Bowl’lar için çok geç, para kazanmak için çok erken…”

NFLTR: Sizce Salary Cap sisteminde bu sezon yapılan değişikliliğin günümüz Amerikan futboluna etkileri nelerdir?

Tunç İlkin: NFL’de salary cap ve free agency’nin 1993 yılında ortaya çıkması sonrasında oyunculara pastadan daha büyük bir pay verildi. Benim ayrıldığım sene devreye girdi ve ben hep diyorum ki oynadığım zamanı anlatan bir kitap yazsaydım adı “Super Bowl’lar için çok geç, para kazanmak için çok erken” olurdu. Ben Oyuncular Birliği başkan yardımcısıyken free agency için destek verdik ve iki tane grev geçirdik, şuandaki sisteme benim biraz katkım olduysa ne mutlu bana. Bu yüzden hiç bir pişmanlığım yok. Yapıyı bulduğumuzdan daha iyi bir durumda bırakmamızda benimde bir katkım olduğunu düşünüyorum. Tabi eğer taraftarsanız free agency’yi sevmediğinizi düşünüyorum çünkü en sevdiğiniz oyuncunuz kalkıp başka bir takıma gidebilir. Bu sistemin amacı Temmuz ayı geldiğinde her takıma “Belki bu sene bizim senemiz.” umudunu vermek ve bence onun için bu sistem bu kadar güzel. Salary cap’in de yaptığı şey takımlar arasında tutarsızlığı, bir takımın daha fazla paralar harcayarak avantaj sağlamasını engellemek. Zaten Washington Redskins gibi free agency’de çok fazla paralar harcayan takımlara da pek bir yararının dokunmadığını da görüyoruz.

NFLTR: Biraz Türkiye’ye dönelim. Türkiye’de ki Amerikan futbolu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tunç İlkin: Muhteşem! Buradaki oyuncuları [İstanbul Cavaliers oyuncuları] her gün izliyorum. Sıkı çalışıyorlar, ipin ucunu kaçırmıyorlar. Bu sporu seviyorlar, birbirlerine sıkı sıkıya bağlılar. Takım çalışması ve kardeşlik hat safhada, onlarla çalışmak bana çok büyük zevk verdi.

NFLTR: Daha önce Türkiye’de Amerikan futbolu oynandığını duymuş muydunuz?

Üç sene önce bir arkadaşım New York Times’da Türkiye’deki Amerikan futboluna dair bir makaleyi bana getirmişti. Sanırım Ankara’da bir takımla ilgili bir yazıydı…

NFLTR: Bu sanırım yazı Türkiye’deki en iyi takımın bile ortalama bir Teksas lise takımıyla bile mücadele edemeyeceğinden bahseden yazı…

Tunç İlkin: Haberi okuduğumda o kısma dikkat etmemiştim, onu okuduğumda “Ooo Türkiye’de Amerikan futbolu mu oynanıyor, oraya gidip yardım etmeliyim.” dedim. Bazı gelişmeler sonunda Hayden (Flowers) ile ben dost olduk, o da Mart’ta bir klinik yapacaklarını belirtip benim gelip gelmeyeceğimi sordu, bende hiç düşünmeden kabul ettim.

NFLTR: Türkiye’ye geldiğinizde gördüğünüz ilgi sizi şaşırttı mı?

Tunç İlkin: Şok geçirdim. Ben açıkçası bu kadar büyük bir olay olduğunu düşünmüyordum. İki televizyon kanalıyla röportaj yaptım, benden maç görüntülerini istediler, bizse böyle bir şey beklemediğimiz için yanımızda getirmemiştik ama böyle bir ilgi gördüğüm için hem şaşırdım hem de büyük onur duydum. Burada herkes bana karşı çok nazik çok yardımsever oldu.

NFLTR: Amerika’da oynarken Türk basınından ilgi görmemeniz sizi üzdü mü?

Tunç İlkin: Hayır, hayır bu konuda benim hiç bir beklentim yoktu. Türk basının zaten bana ilgi göstermesini beklemezdim. Ben oynarken şimdiye kıyasla Türkiye’de Amerikan futboluna ilgi çok azı, artık var ama ben oynarken çok fazla ilgi yoktu onun için bu beni hiç rahatsız etmedi, hiç düşünmedim bile.

“Benimle ilgili yazılan tüm makalelerde Türk olduğumdan bahsediliyordu…”

NFLTR:
Profesyonel kariyeriniz boyunca takım arkadaşlarınız ve Amerikan basını sizin Türk olduğunuzu biliyorlar mıydı?

Tunç İlkin: Evet, hatta ne zaman maç yorumu yapılsa spikerler NFL’de oynayan tek Türk olduğumu belirtirlerdi. Benimle ilgili yazılan tüm makalelerde bu konu açılmıştı, İstanbul doğumlu olduğum, Türk olduğum sıklıkla dile getiriliyordu. Bunu Amerika’da çok ilgi çekici bir şey olarak görüyorlardı.

NFLTR: Şuanda İstanbul Cavaliers ekibiyle birlikte çalışıyorsunuz, İstanbul’daki herhangi bir başka takımı görme fırsatınız oldu mu? Bir haftadır idmanlara çıktığınız İstanbul Cavaliers’ın seviyesini nasıl buluyorsunuz?

Tunç İlkin: Hayır, şuana kadar tek tanıdığım takım bu. Onların ne kadar iyi olduğunu görünce çok şaşırdım. Tabi iyi olmamalarını bekliyordum gibi bir şey söz konusu değil. Antrenmanlarını seyrederken gerçeği bilmesem Amerika’da olduğumu düşünürdüm. Bana göre onlar Amerika’daki küçük bir üniversitesinin takımı olarak gözüküyorlar. Belki bir Division 3 takımı gibi. Mesela antrenmanlarda Efe birkaç sağlam hit yaptı. Offensive line’ın top kalktığındaki hareketleri çok iyiydi. Çok güzel tackle’lar gördüm, çok güzel interception’lar gördüm, çok güzel koşular gördüm. Levent mesela dün birkaç hareketiyle Maurice Jones – Drew’ü anımsattı. Antrenmanları seyretmek çok bana zevk verdi. Çok iyiler.

NFLTR: Burada koç Flowers ile de çalışma fırsatı elde ettiniz. Onun bu tabloya katkısı hakkında ne düşünüyorunuz?

Tunç İlkin: Casey ile birlikte inanılmaz işler başardılar. Bu sporu çok seviyor, bu çocukları çok seviyor. Bu iki şeyi bir arada yakalayınca Amerikan futbolu için gerekli olan dinamikler bir araya gelmiş oluyor. Kendisi çok tutkulu, çok bilgili. O yüzden onun burada olduğuna şükrediyorum, onunla burada çalışabildiğim ve onunla arkadaş olabildiğim için. Takımın birbirini desteklemesi görmeye değer bir şey. Oyuncuların antrenmanda yaydıkları pozitif enerjileri görmeniz lazım, birbirlerini tebrik ediyorlar, sayı yaptıktan sonra göğüs göğse çarpışıp birbirlerini kutluyorlar.

NFLTR: Son bir sorumuz daha var. Bir daha Türkiye’ye Amerikan futboluyla ilgili gelmeyi düşünüyor musunuz?

Geleceğin neler getireceğini bilemiyorum ama benim kalbim geri dönmekten yana. Bu çocukları çok seviyorum geri gelip yine koçluk yapmayı çok isterim. Belki önümüzdeki sene, dediğim gibi gelecekte ne olur bilmiyorum ama şuanda tek düşündüğüm şey bu çocukları özleyeceğim. Kısa süreliğine bile olsa arkadaş olduğum bu kadar çok insanla vedalaşmak zor olacak onları özleyeceğim.

NFLTR: Belki üç-dört yıl sonra Türkiye’ye dönüp Milli Takımın başında Dünya Şampiyonası’nda mücadele edersiniz…

Tunç İlkin: Çok gurur duyarım, bu çok güzel bir şey olurdu.

NFLTR: Sorularımız bu kadar, bize bu röportaj imkânını verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Sizinle tanışmak bizim için büyük bir zevkti. Yeniden görüşmek dileğiyle…

Tunç İlkin: Ben teşekkür ederim sizinle tanışmak da benim için bir zevkti. Umarım cevaplarım sizin için tatmin edici olmuştur.

Röportaj: Kaan Özaydın & Efe Cem Elçi

Paylaş:Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInShare on Tumblr