Önümüzdeki sene NFL sezonun salary cap olmadan oynanacağı için çoğunuzun kafası UFA (Unrestricted Free Agent), RFA (Restricted Free Agent), ve OBANBFA (Oha, Bu Adam Nasıl Boşta Free Agent) gibi terimlerle çorba olmuş durumda. NFL’in takım, menajer ve lig yetkililerinin de bu sene kafalarını duvara vura vura öğrenecekleri bu duruma biz daha sular durulmadan girmeyelim. Onun yerine, daha durgun bir su olan NFL Draft’i inceleyelim.

Öncelikle draft nedir, onu anlatalım. Amerika’da üniversitede okuyup profesyonel futbol oynamak isteyen genç oyuncuların takımlara dağılımını sağlayan sistemdir draft. Vergi yasası gibi karışık ve uzun kuralları var ama temellerini kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Liseyi bitirmesinin üzerinden iki buçuk sene geçen oyuncular ve diğer liglerde oynamış oyuncular draft’e girebiliyorlar. Üniversite öğrencileri için üç sene oynamış olmak gerekli. NFL’de hayat garantilemek kesin bir şey olmadığından diplomayı almak için bekleyenler büyük çoğunluk burada.

Draft’e giren oyuncular takımlar tarafından sırayla seçiliyor. Kurallarına ileride gireceğimiz draft sırasına göre her takım bir kere seçiyor, sonra ilk takım ikinci seçimini yapıyor ve bu iş yedi tur boyunca ilerliyor.

Seçilen oyuncular takımlarıyla belirli bir sürede sözleşme imzalamazlarsa seneye tekrar draft’e girmeye hak kazanıyorlar.

İlk bakışı çok çabuk geçtikten sonra, işin nasıl gerçekleştiğine eğilelim. Bu çok uzun bir süreç olduğundan, bu yazıda sadece oyuncuların hazırlık aşamasına bakacağız.

Tanışma

Oyuncuların draft’e giden yolunu incelerken iki örneği takip edelim. Hayali oyuncularımızdan biri Lawrence Abrahams. Larry bu baharda mezun olacak ve (elbette) Purdue Üniversitesi’nde linebacker olarak dördüncü senesini doldurdu. Diğer hayali oyuncumuz Brandon “Eagle”  Williams, Miami Üniversitesi’nde üç sene halfback (running back) oynamış, mezun olmadan draft’e girmeyi planlıyor. Larry ve Eagle’ın serüvenleri aşağıda devam ediyor:

Larry, Purdue Boilermakers’taki kariyerinin son iki yılında takım kaptanlığı yaptı, defansın en iyi oyuncusuydu ve okul rekorlarının da birkaçını kırdı. Ancak Larry’nin cüssesi NFL takımlarının aradığının biraz altında olduğu için kendisinin üç veya dördüncü turda draft edilmesi bekleniyor. Liderlik, çalışkanlık, disiplin gibi değerlere daha çok önem veren, veya special teams’de yıllarca oynayabilecek bir temel taşı arayan bir takım daha da erken draft edebilir Lawrence’ı her zaman.

Brandon ise iki sene yedek durup çok az sahaya çıkabildi. Kendisinden önceki Miami Hurricanes halfback’i çok iyiydi ve geçen sene draft edildi. Bu sene ilk 11’de sahaya çıkma imkanı bulan Eagle, çok başarılı bir sezon geçirdi ve takımının Sugar Bowl’u almasında en büyük etkendi. Hızı, yapısı ve tekniğiyle Brandon’ın ilk turun ilk beş sırasında draft edilip çok zengin olması bekleniyor. Tabi eğer son senesini de okuyup bir sene daha üniversite futbolu oynamazsa…

Agent Seçimi

Larry ve Brandon için draft heyecanı çok önceden başladı. Lawrence Abrahams’ın nasıl bir oyuncu olduğu yıllardır ortada olduğu için bir çok agent’tan ilgi gördü (Agent Türkiye’deki menajer oluyor ama NFL’de manager başka anlama geldiği için bu yazıda agent kelimesini kullanacağım). Larry önceki yıllarda mezun olup Tampa Bay’de kendisi gibi linebacker oynayan ağabeyinin agent’ını seçti. Güvenilirlik ve ayağın yere sağlam basması Larry ve ailesi için çok önemliydi çünkü. Larry, agent’lık anlaşmasını içi rahat bir şekilde aile dostu Tim ile imzaladı (isimler karışmasın, ama ikide bir “Larry’nin agent’ı” diyeceğime “Tim” dedim geçtim).

Brandon ise yedeklik yaptığı süreçte fazla ilgi görmedi ama ilk 11 oynadığı son senesinde ilgi patlaması yaşadı. Ülkedeki büyük-küçük hemen her agent Eagle trenine atlayıp agent’lık komisyonundan parayı vurmayı denemeliydi. Ailesi artık gelen telefonlardan bıkmıştı. Okul, sene bitmeden oyuncuların agent’larla görüşmesine izin vermediğinden Sugar Bowl biter bitmez Eagle anında ilgiden bunaldı. Sene boyunca gazetelerden ve internetten kendisinin draft öncesi çok parladığını okumuştu ama bunu beklemiyordu. Brandon sonunda kendisine en çok parayı vaad eden, Jaguar’a binen, pahalı takım elbisesi olan Gerard McConnor’ı seçti. Brandon, Gerard’dan aldığı avans para ile profesyonel olmuştu ve daha sadece üç sene üniversitede oynamışken, son senesini oynama hakkından vazgeçmiş oldu.

Combine Hazırlığı

İki kafadarlarımızın yolunda sırada NFL Combine var. NFL Combine, NFL takımlarının bütün iyi draft adaylarını tek bir yerde görmesi için yapılan bir olaydır. Burada vücut ölçümleri, sağlık kontrolleri, performans testleri ve yetenek idmanları yapılır. Draft için bahsedilen 40 yard, bench, shuttle gibi testler hep burada yapılır. NFL Combine’daki performanslarını beğenmeyen oyuncular olursa, okullarının kendileri ve combine’a davet edilmeyen diğer son sınıf öğrencileri için düzenlediği Pro Day’lere de katılabilir.

NFL Combine için hazırlık çok ama çok önemlidir. İki oyuncunun da agent’ları bu hazırlığa bir yatırım gözüyle bakıyorlar. Kaz gelecek yer oyuncunun ilk sözleşmesindeki komisyondur. Brandon’ın muhtemel alacağı 50 milyon’luk sözleşmeden %5’lik pay 2.500.000$ ediyor. Bu yüzden Brandon’ı ülkenin en pahalı performans akademisine kendi cebinden parayla yazdırmaktan hiç çekinmiyor McConnor. Tim ise Larry’yi daha orta karar bir eğitim-idman kuruluşuna 30.000$’a kayıt ederken daha büyük bir risk almış durumda. Sonuçta Larry’nin ilk sözleşmesinin miktarı, Eagle’ınkinden birkaç kat düşük olacak.

Oyuncularımız zor bir senenin ardından bu akademilerde NFL Combine için hazırlanırlar. Hız, güç ve diğer testlerde en iyi sonuçları almak için çalışırlar. ÖSS için hizmet veren dershanelerle aynı mantıkta işler bu akademiler. Bunlara paraları yetmeyen (veya oyuncudan karşılığını alamayacağını düşünen) agent’lar, birebir çalıştıracak eğitmenlere emanet ederler oyuncularını. Bu seçim ise Ivan Drago’ya karşı ormanda hazırlanan Rocky Balboa’nın durumuna eştir.

NFL Combine

NFL Combine gelir ve oyuncularımız Indianapolis’e yerleşir. İlk gün vücut ölçümleri yapılır. Tartımı yapılan kurbanlık koyun (daha doğrusu öküz) gibi her tarafları didiklenir oyuncular. Larry’nin ikinci senesinde bir kaburgasının kırıldığını bilen tıbbi denetleyiciler, o kaburganın etrafını avuçlayıp Larry’den muhtemel gelecek acı dolu bir bakışı beklediler. Larry’den bir tepki gelmeyince sakatlığının geçtiğine iyice emin olup notlarına eklediler.

İkinci gün performans testleri yapıldı. Bütün ülkenin beklediği sonuç olan Brandon’ın 40 yard koşusu, 4.35 saniye ile herkesi memnun etti. Larry ise kendinden az çok beklenen sonuçları verdi. Larry gibi oyuncuların bench press sonuçları onların gücünden çok, ağırlık salonunda geçen saatlerine, ve dolayısıyla çalışma ahlaklarına işaret eder.

Oyuncular aynı zamanda Wonderlic testine de girdiler. Bu test daha çok zeka ölçtüğünden bazı mevkiler dışında çok fazla dikkate alınmaz. Sadece çok düşük puan alanlar için soru işareti oluşur. Larry burada çok başarılı olurken Brandon vasat bir sonuç aldı ama açıkçası kendisi dahil çok sallayan olmadı bu sonucu.

Son testlerde Brandon koşu ve top tutma drilleri yaparken Larry snap, footwork ve dropback drilleri yaptı. Sonuçta kask ve omuzluk olmadan kimseyi çarpıştıracak değillerdi. İki oyuncumuz da performanslarından memnundular.  Bundan sonra yapılacak iş takım mülakatları ve beklemekti.

Brandon draft’te ilk 10 sırayı tutan veya takasla sıra atlama imkanına sahip olan her takımla mülakata girdi. Larry ise hangi sırada draft edileceği daha az belli olduğundan çok daha fazla takımla görüştü. Bu mülakatlarda sorular karakter, taktik anlayışı ve diğer ölçülemeyen konulardı. Brandon’ın kendini çok üstün gören tavırları bütün sene ortada olduğu için takım idari kadrosu ve koçları bu konuya eğildi. Brandon agent’ının basın danışmanının kendine ezberlettiği cevapları tek tek sıraladı. Karşısındakiler bunu beklediği için çok da faydalı geçmedi bu görüşmeler. Her zaman olduğu gibi üniversite takımında yaptıkları bir oyunu çizip açıklaması istendiğinde bunu da ezberden geçti Eage. Larry de aynı sorulardan geçti, ama bir defans dizilişi ve oyununu anlatırken karşısındaki birkaç koçla muhabbet uzadıkça uzadı. Defansif bilgisine, anlayışına ve isteğine hayran bıraktı. Bunlar bazı insanlar için 40 yard koşusundan daha önemlidir NFL’de.

Heyecanlı Bekleyiş

Draft hazırlıklarının son noktası oyuncularımız için beklemekti. Larry takım arkadaşlarını, ailesini ve nişanlısının ailesini evinde toplamayıp televizyondan draft’in ikinci gününü seyretmete karar verdi. Brandon ise NFL tarafından draft’ın yapılacağı New York City’ye davet edildi. Öyle ya, ilk günden forma ile poz verme ihtimali olmayan Larry’den daha el üstünde tutuluyordu.

Oyuncuların hazırlıkları fazla detaya girmeden bu kadar. Önümüzdeki yazıda takımların draft gününe kadar yaptıklarını göreceğiz. Burada yine örnek olarak bir takımı takip edeceğiz. Draft yazımda ise Larry ve Brandon’ın (ve örnek takımımızın) akıbetlerini öğreneceğiz. O zamana kadar yorumlarınız, soru ve isteklerinize sonuna kadar açığım.

Futbol zevkiniz azalmasın ve Combine’da et pazarına düşmeyin dileklerimle…