Sevgili okuyucular, geçen hafta NFL oyuncusu adaylarının draft hazırlıklarını Lawrence “Larry” Abrahams ve Brandon “Eagle” Williams eşliğinde görmüştük. Bu yazıda ise NFL takımlarının draft’e giden yolda başlarından geçenleri göreceğiz. Bu köşenin tarzına uygun olarak hayali bir takım bize rehberlik etsin: West Lafayette Squirrels.

Scout nedir, neler yapar?

Oyuncular için gerçek anlamda draft hazırlığı üniversite sezonunun bitişine yakın başlasa da, NFL takımları için hazırlığın başlama süresi çok daha erkendir. Bir sene nisan’da yapılacak draft’de piyasaya çıkacak oyuncular, önceki sene (hatta bir önceki sene) Ağustos’tan itibaren mercek altına alınır. Elbette televizyon’dan veya kasetten bu oyuncuların maçlarını seyretmekle olmaz bu iş. Her takımın geniş bir scout ağı vardır. Scout, tam Türkçesi “izci” olmakla beraber, oyuncu izleyen takım çalışanı anlamına gelir. West Lafayette Squirrels’ın da her NFL takımı gibi çok sayıda scout’u var. Bunlardan birini biraz izleyelim de vizyonumuz gelişsin: İşte scout’umuz Scott!

Scott senelik iznini kullandıktan sonra ömrünün yarısını geçirdiği yollara düşer. Scott, Squirrels takımının Midwest bölgesine yoğunlaşan scout’ı ve genelde Big Ten takımlarıyla ilgileniyor. İlk işi takımların bu sene mezun olacak, veya olmadan draft’e girecek oyuncuların bir yoklamasını yapmak. Listesindeki oyunculardan üniversite değiştiren, lig arasında sakatlanan, ders durumundan oynayamayan, kanunla başı derde giren varsa öğrenmek. Üniversite sezonu başlar başlamaz da her haftasonu başka maça gider Scott. Bakalım ortalama bir haftada neler yapıyor.

Scout’ların Üniversitedeki Görevleri

Scott, o haftasonu yapılacak Notre Dame Fighting Irish – Purdue Boilermakers maçı için Indiana’daydı. Hafta içi Purdue takımında takip ettiği üç oyuncu hakkında soruşturmaya başladı. İlk konuştuğu insan takımın ağırlık koçu. Takımın en kritik koçlarından biri olmasa da, bir scout için en gerekli bazı bilgilere sahiptir. Oyuncuların çalışma disiplini, kuvvetli ve zayıf tarafları, olası sakatlıkları ilk ağızdan öğrenebilmek için bu koçlarla arayı iyi tutmak önemlidir. Ağırlık koşundan sonra, takımın head koçu, hücum/defans koçları, oyuncunun mevki koçu, okulun atletik direktörü gibi insanlardan başlayıp, oyuncuların akademik danışmanları ve kasabanın şerifine kadar herkesle konuşur Scott.

Üniversite koçları aslında profesyonel futbolun bir uzvu olan scout’ları genelde pek sevmezler, ama onlara ihtiyaçları da yok değildir. Oyuncularının NFL takımlarına girip başarılı olması, gidenlerin yerine liseden yetenekli oyuncuları kapmaları konusunda çok yardımcı olur. Ancak scout’lara oyuncularını aşırı öven koçların da 3-4 senede foyaları meydana çıkar. O yüzden dürüstlük scout – üniversite koçu ilişkisinde çok önemlidir.

Scott maçta oyuncuları seyreder, bulduğu koçlarla konuşur, diğer takımların scout’larıyla notlarını karşılaştırır, hatta rakip takımda da gözüne çarpanları not eder. Scout’ların oyuncularla teması ise her üniversitede farklı ele alınır. Bazı oyuncular scout’larla mülakata izin verirken, bazıları sadece selamlaşmaya izin verir. Bazıları ondan da az… Scott bu haftaki maçta Purdue QB’sini, Sol Defensive End’ini ve Linebacker’ımız Larry’yi izlemiştir. Larry maçta etkili bir oyun sergiledi. 2’si line gerisinde olan 8 tackle, 1 sack yaptı, 2 de pas kesti. Ancak bunlar sadece rakamlar ve herhangi bir internet sitesinden alınabilir. Scott, Larry’yi izlerken sahadaki duruşunu, kendisinden uzakta oyunlarda bile hareketliliğini, ateşini, temellerini, kenarda koçlarla diyaloğunu, kaptanlığını, liderliğini çok beğendi. Bunları da not etti. Maç görüntülerini makaslatırken nereleri özellikle seyrettireceğini bir yere yazdı. Sonra uçağa atlayıp bir günlüğüne ailesini gördü ve Pazartesi tekrar yollara düştü. Bir gün NFL’de daha iyi bir göreve gelme hayaliyle havaalanı ve otellerin tozunu yutmaya devam etti.

Scouting Director

…ta ki draft gelene kadar. Sene içinde her scout’un her oyuncuyla ilgili notları bir veritabanında toplanır. Bu işi koordine eden adam, takımın Scouting Director’ıdır, ki takımımızda bu adamın adı Dirk’tür. Dirk her hafta altındaki scout’ları yönlendirdi, işin sonunda notların birleşimini de idare etti. Düzenli aralıklarla takımın koçu ve general manager’ına (şube sorumlusu gibi bir abidir) rapor verir. Scouting Director çok büyük çoğunlukla takımın scout’ları arasında seçilir ve potansiyeli büyük bir atlama tahtası olabilir. Öte yandan onlarca yıl aynı takımda aynı görevi başarıyla yapan Scouting Director’lar da var. Sonuçta draft takımın geleceği için belki en önemli olaydır. Dirk’ün parasını hakettiği zaman da budur işte.

Draft Notları

Oyuncuların bütün sene gösterdikleri, NFL Combine ve okullarının Pro Day’lerindeki başarıları ve mülakatlarının hepsi uzun çabalarla değerlendirilir, türlü özellikleri puanlandırılır. Bu özellikleri arasında el boyu, kalça genişliği gibi belki şu anda size anlamsız gelen kriterler de vardır. Sonuçta oyuncuya tam bir not verilir. Bu not 1-8 arasıdır. İlk round’da alınacak oyuncular 7-8 arası not alanlar olur genelde. 8.0 alan oyuncu yok denecek kadar azdır.

Bundan sonra artık Draft’i görmeye hazırız. Hazırız da sizin gözler epey yorulmuş olmalı. Burada vedalaşalım, sıradaki yazı dizisinde –ki bir hafta daha uzamazsa son olacak – Draft’ı ve hemen sonrasını göreceğiz.

Draft Serisinde Önümüzdeki Hafta (Next Week in “The Draft”):

Larry the Linebacker nerede draft edilecek?
Eagle Williams parayı vuracak mı?
West Lafayette Squirrels draft’te neler yapacak?

Kaçırmayın! Ha, bir de futbol zevkiniz azalmasın.