Sezon başlamadan önce Raiders için beklentim büyük bir patlamadan çok, sonunda doğru yöne dönmüş bir takım görmekti. Tabanı 3-5, tavanı 8-9 galibiyet olarak düşünmüştüm. Üç hafta sonra tablo şu: Raiders 3-0 ve geçen sezonun tamamında aldığı galibiyet sayısına eylül ayı bitmeden ulaşmış durumda. Dolphins’i 27-13, Chargers’ı deplasmanda 26-14, Saints’i yine deplasmanda 35-27 yendiler. Maç başına 29.3 sayı üretiyorlar, savunma ligin en çok top kazanan ünitesi. Power Ranking’lerde ise bir haftada ortalama 20. sıradan 10-11. sıraya tırmandılar.
Yine de bu başlangıcı yalnızca dereceye bakarak okumak eksik olur. Bu üç galibiyetin içinde hem gerçekten umut veren şeyler var hem de takvim zorlaştığında bedeli ödenebilecek açık problemler. Raiders’ın ilk üç haftası bana kalırsa iki soruya aynı anda cevap veriyor: Bu takım artık kendi kendini yenen bir takım değil. ANCAK henüz ne kadar iyi olduğunu da tam olarak bilmiyoruz.
Üç Maç, Üç Farklı Galibiyet
Sezonun en ilginç tarafı, Raiders’ın bu üç maçı üç farklı şekilde kazanmış olması.
Dolphins maçı Klint Kubiak’ın kafasındaki futbolun en saf haliydi. Raiders 67 oyun oynadı, topa yaklaşık 35 dakika sahip oldu ve maçı kontrol ederek kazandı. Ashton Jeanty 23 carry ile 102 yard koştu, altı pas yakalayıp 45 yard ve iki receiving touchdown ekledi. offensive line Kirk Cousins’a tek bir sack bile yedirmedi. Savunma ise Malik Willis’i beş kez sack etti, 11 QB hit ve iki top kazanımı üretti. Tek gölge tecrübeli quarterback’in derin paslarda attığı iki interception’dı: 21/30 isabet, yalnızca 160 yard, üç touchdown.
Chargers maçı ise tam tersi bir senaryoydu. Koşu oyunu neredeyse hiç çalışmadı; 29 carry’de sadece 57 yard. Bu sefer hikâyeyi patlayıcı pas oyunu yazdı. Kirk Cousins 19/29 isabetle 253 yard ve üç touchdown attı, Tre Tucker beş yakalamada 119 yard üretti ve bunların ikisi 40 yard ve üzerindeydi. Savunma Justin Herbert’ı iki kere interception’a zorladı, Omarion Hampton’ın dördüncü çeyrekteki fumble’ı da maçı kapatan touchdown’ı getirdi. Klint Kubiak böylece ilk iki maçını kazanan dördüncü Raiders koçu oldu; önceki isimler Al Davis, John Madden ve Bill Callahan.
Saints maçı ise tamamen bir karakter testiydi. Raiders devreyi 16-13 önde kapattı ama üçüncü çeyrekte kickoff dönüşünde kaybedilen topun ardından 14 sayı yiyip son çeyreğe 27-16 geride girdi. Geçen yılın Raiders’ı bu maçı orada bırakırdı. Bu yılki takım ise Saints’in son çeyrekteki dört hücumunun dördünde de top kazandı: üç fumble, bir interception. Dizinden geçirdiği operasyon sonrası sezonun ilk maçına çıkan Brock Bowers 10 yakalama, 116 yard ve maçı kazandıran touchdown ile döndü.
Hücum: Kirk Cousins’in Ritmi, Brock Bowers’ın Dönüşü ve Koşu Oyunundaki Soru İşareti
Hücum tarafında ilk konuşulması gereken isim Kirk Cousins. Üç maçın üçünde de üç touchdown pası attı ve dokuz touchdown ile ligin zirvesine ortak. Raiders tarihinde sezonun ilk iki maçında en az üçer touchdown atan ikinci quarterback oldu; ilki 1976’da Ken Stabler’dı. Bunun arkasında tecrübeli oyuncunun bir anda gençleşmesi yok, sistemin ona tam olarak ihtiyacı olan şeyi vermesi var. Topu elinden çıkarma süresi 2.58 saniye ve bu ligin en hızlı yedinci değeri. Play-action, net okumalar ve erken çıkan top, hareketliliği sınırlı bir veteranı baskıdan uzak tutuyor. Ancak üç interception’ın da not edilmesi gerekiyor; özellikle Dolphins maçında derin paslarda yaşadığı sıkıntı, fiziksel tavanının nerede olduğunu hatırlattı.
Klint Kubiak’ın etkisi personel kullanımında da görülüyor. Raiders 12, 13, 21 ve 22 personeli arasında sürekli geçiş yapıyor; Ashton Jeanty ve Mike Washington Jr., fullback Connor Heyward, Brock Bowers ve Michael Mayer aynı paketlerin içinde savunmaları eşleşme tercihine zorluyor. Yıldız tight end’in Saints maçındaki kullanımı bunun en iyi örneğiydi: 16 snap slot’ta, 16 snap dışarıda, 7 snap in-line olarak dizildi. Sezon öncesinde bu hücumun en mantıklı yolunun tight end’ler ve play-action üzerinden orta alanı kullanmak olduğunu düşünüyordum; Brock Bowers döndüğü ilk maçta bunun nasıl göründüğünü gösterdi. Wide receiver tarafındaki soru işaretine ise şimdilik Tre Tucker’ın derin tehdidi ve Cody White ile Jack Bech’in red zone katkıları cevap veriyor fakat bu ikiliden gelen katkı ne kadar güvenilir ve sürdürülebilir onu zaman gösterecek.
Asıl problem koşu oyununda. Görüntü geçen yıla göre daha iyi olsa da rakamlar endişe verici: Raiders koşu başına EPA’de -0.25 ile ligin son iki takımından biri. Ashton Jeanty Dolphins maçındaki 102 yardın ardından yavaşladı, Saints’e karşı 19 carry’de 56 yardda kaldı ve sezon ortalaması 3.3 yard. Aynı maçta Mike Washington Jr.’ın beş carry’de 54 yard üretmesi ve Klint Kubiak’ın “daha fazla fırsatı hak etti” demesi de dikkat çekici. Buna Jackson Powers-Johnson’ın sakatlığı ve yerine Caleb Rogers’ın girecek olması da eklenince, Tyler Linderbaum’un merkezde olduğu hattın koşu bloklarında hâlâ oturmadığını söylemek gerekiyor. Bu sistem koşu tehdidi üzerine kurulu. Şu an o tehdit sahada değil, daha çok savunmaların kafasında yaşıyor ve iyi savunmalar bunu daha çabuk fark edecektir.
Fernando Mendoza ise beklendiği gibi kenarda. Raiders’ın birinci sıra seçimini aceleyle ateşe atmak yerine Kirk Cousins’in arkasında bekletmesi, bu 3-0’ın belki de en az konuşulan ama en değerli tarafı. Takım kazanırken genç quarterback’in öğrenmesi, bir yeniden yapılanma için ideal senaryo.
Savunma: Maxx Crosby’den İbaret Olmayan Bir Yapı
Bu başlangıcın gerçek sahibi savunma. Raiders dokuz top kazanımı ve 10 forced fumble ile ligin lideri, 10 sack ile ilk beşte, oyun başına izin verilen EPA’de ikinci sırada. Daha da önemlisi bunu nasıl yaptıkları: Blitz oranı sadece yüzde 19.5 ile ligin en düşük sekizinci değeri, ama baskı oranında ligin ikinci sırasında. Yani ilk kez defensive coordinator’lık yapan Rob Leonard’ın savunması, ekstra adam göndermeden dört kişiyle quarterback’e ulaşabiliyor. Bu da secondary’nin arkada daha kalabalık ve daha rahat oynamasını sağlıyor.
Burada en çarpıcı detay Maxx Crosby’nin rakamları. Yıldız oyuncunun 1.5 sack’inin tamamı ilk haftadan; son iki maçta sack’i yok. Önceki yıllarda bu, Raiders savunmasının çökmesi anlamına gelirdi. Bu sezon ise Malcolm Koonce ve Kwity Paye birlikte 20 baskı üretti ve ikili sack sayısında da Maxx Crosby’nin önünde. Foley Fatukasi içeriden katkı veriyor. Nakobe Dean ve Quay Walker’ın oluşturduğu linebacker seviyesi, savunmanın omurgası haline geldi. Sezon öncesinde bu savunmanın Maxx Crosby merkezli ama ondan ibaret olmayan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini yazmıştım; ilk üç haftada gördüğümüz tam olarak bu.
Secondary’deki sürpriz ise beşinci tur seçimi rookie cornerback Hezekiah Masses. Sakatlık sayesinde ilk 11’e girdi, starter olarak çıktığı ilk maçta Justin Herbert’tan iki interception aldı, Saints maçında bir tane daha ekledi ve üç interception ile ligin zirvesine ortak. Jeremy Chinn’in Saints maçının sonunda 4-ve-1’de Tyler Shough’a yaptığı strip-sack de bu savunmanın kritik anlarda oyun üretebildiğini gösterdi.
Yine de burada temkinli olmak lazım. Top kazanımı, futbolun yıldan yıla ve haftadan haftaya en çok dalgalanan istatistiği. Üç maçta dokuz top kazanmak sürdürülebilir bir tempo değil ve Raiders’ın Saints maçı gibi galibiyetleri doğrudan buna bağlı. Aynı maçta Tyler Shough’ın dört touchdown atması ve Chris Olave’in 107 yard üretmesi, top kazanılmadığında bu savunmanın da yard ve sayı verebildiğini gösterdi. Starter safety Treydan Stukes’un yokluğu ve derinlik sorunu da hâlâ masada.
Dışarıdan Bakış: Gerçek mi, Takvim mi?
Amerikan medyasındaki genel hava olumlu ama tek sesli değil. Sports Illustrated Raiders’ı dokuzun, NFL.com 10., USA Today 11., The Athletic 12., ESPN 14. sıraya koydu. NFL.com’dan Nick Shook, Klint Kubiak’ın “yıllardır ezilen bu organizasyona ilham verdiğini” ve takımın “inanılmaz eğlenceli bir futbol oynadığını” yazdı. Yahoo’dan Frank Schwab bu başlangıcın kalıcı olabileceğine dair işaretleri sıralarken savunmadaki sıçramayı, yeni koçun getirdiği düzeni ve Fernando Mendoza’yı Kirk Cousins’in arkasında bekletme planını öne çıkardı. Sports Illustrated’ın Raiders sayfası da Klint Kubiak için “offseason’ın belki de en iyi koç tercihi” ifadesini kullandı.
Şüpheci tarafın argümanı ise takvim. FOX Sports Raiders’ı hala 20. sırada tutuyor ve gerekçesi açık: İlk üç rakip zayıftı. Bu itirazı hafife almamak gerekiyor. Dolphins, sezon öncesinde benim de ligin sonunculuk adayları arasında ilk sıraya yazdığım takımdı. Chargers maçında rakip altı kez topu elinden düşürdü, Joe Alt tek başına dört penaltı yaptı ve bunlardan biri safety ile sonuçlandı; Khalil Mack’in maç sonunda “kendi kendimizi yeniyoruz” demesi boşuna değildi. Saints ise maçı son çeyreğe kadar elinde tutuyordu. Film analizlerinde de aynı uyarı var: Koşu oyunu çalışmayan tek boyutlu bir hücum, elit savunmalara karşı zorlanacaktır.
Bana kalırsa doğru okuma ikisinin arasında bir yerde. Rakiplerin hataları bu galibiyetlerde pay sahibi, evet. Ama o hataları zorlayan, fırsat geldiğinde sayıya çeviren ve 11 sayı gerideyken dağılmayan bir takım var karşımızda. Raiders son yıllarda tam da bu tür maçları kaybeden takımdı.
Asıl Sınav Şimdi Başlıyor
Önümüzdeki dört hafta, ilk üç haftanın ne anlama geldiğini belirleyecek: evde Chiefs, deplasmanda Patriots, ardından evde Bills ve Rams. İlk durak, kendisi de namağlup olan Chiefs. Patrick Mahomes’un 2019’dan bu yana Raiders’a karşı derecesi 11-2 ve 30 touchdown’a karşılık sadece dört interception’ı var. Karşı tarafta 360 yard ile ligin koşu lideri Kenneth Walker da olacak. Yani Raiders savunmasının hem blitz’siz baskısı hem de Nakobe Dean önderliğindeki koşu savunması ilk kez elit bir hücuma karşı test edilecek. Hücumda ise Tyler Linderbaum ile Chris Jones eşleşmesi, koşu oyununun bu hafta da kilitlenip kilitlenmeyeceğini belirleyebilir.
Bu dört maçtan iki galibiyet çıkarsa Raiders 5-2 ile ciddi bir playoff adayı olarak konuşulmaya başlar. Dördünü de kaybetse bile 3-4’lük bir takım, sezon öncesi beklentilerin hâlâ üzerinde olur. Benim için bu noktada tavanı yukarı çekmek gerekiyor: 8-9 galibiyet artık iyimser senaryo değil, makul beklenti. Ama bunun için iki şeyin değişmesi şart. Koşu oyunu gerçek bir tehdide dönüşmeli ve savunma, top kazanımları azaldığında da maç kazandırabildiğini göstermeli.
Sezon öncesinde Raiders için gerçekçi hedefin önce “saygı duyulan, zor yenilen takım” kimliğini geri kazanmak olduğunu yazmıştım. Üç hafta bu kimliğin oluşmaya başladığını söylemek için yeterli. Klint Kubiak’ın Saints maçından sonra söylediği gibi, bir takımı gerçekten tanımak için işlerin kötü gittiği anı beklemek gerekir. Raiders o anı New Orleans’ta yaşadı ve doğru cevabı verdi. Şimdi aynı soruyu ligin en iyi takımları soracak…
