Bir NFL Draftı’nı daha geride bıraktık. Bu yıl Pittsburgh’da düzenlenen organizasyon, öncesi ve sonrasıyla tam bir festival havasında geçerken özellikle ilk turda sahneye çıkan oyuncuların renkli görüntüleri, duygusal anları ve eğlenceli anonsları hafızalarda bir kez daha yer etti. Draftın ardından her zaman olduğu gibi takımların yaptıkları seçimlerin değerlendirmeleri yapılırken mayıs ayının gelişiyle birlikte çaylaklar da antrenman kamplarında boy göstermeye ve yeni sezon için çalışmalara başladı. Peki tüm bu sürecin ardından geriye ne kaldı? Bu yazı, tam da bunun cevabını veriyor: “Alt turlarda saklı inciler kimler?” Son üç yıldır sürdürdüğüm bu seride, alt turlardan seçilen ve niş takipçiler dışında çok fazla tanınmayan potansiyel çaylakları, dönüşebilecekleri oyuncu profilleri ve tahmini istatistikleri üzerinden değerlendirerek sezon öncesi iddialı öngörüler sunuyorum.
Geçen seneki yazıya ufak bir “flashback” yaptığımızda okurlarımız Harold Fannin Jr., Cam Skattebo, Brashard Smith ve hatta kicker Andres Borregales isimlerini sezon boyunca duydu. Bu saydığım isimler, geçen sene yazı dizisinin şanını kurtaran oyuncular oldu ve kendilerine müteşekkirim. Şüphesiz Skattebo özelinde yaşanan şanssız sakatlık olmasa kim bilir, belki onun hakkındaki iddiam da tutabilirdi. Neyse ki sağlıklı bir şekilde dönerse beklentiler yine kendisinden büyük olacaktır.
Liste özelinde hücum ve savunma adına dengeli bir dağılım olduğunu belirteyim. Buna bağlı olarak pozisyon çeşitliliğinin de dikkat çektiğini ekleyebilirim. Oyuncu bazında ise bence sürpriz sayılmayacak isimlerden birisi, Kansas City Chiefs’in son turdan seçtiği oyun kurucu Garrett Nussmeier. Kendisi aslında sakatlık problemi olmasa üçüncü veya dördüncü tur aralığında rahat seçilebilirdi ancak takımlar onun sakatlık geçmişi konusunda biraz çekimser davrandı. Buna karşın Nussmeier’in, Chiefs’te Mahomes’un olası bir sakatlığı sonrasında Justin Fields ile forma yarışına girme ihtimali antrenman kampı döneminde oldukça yüksek gözüküyor.
Bu serinin okurlarının bildiği şekilde giriş kısmını tamamlayıp sizleri 2026 draft sınıfının inci potansiyelleriyle baş başa bırakıyorum: “Listeye geçmeden eğer buradan bir isim çıkar ve yıldız olursa tabii ki ‘Ben demiştim’ diyeceğimi, listedeki isimler herhangi bir yere tutunamayıp kaybolup giderse bu yazıyı da yok sayacağımı belirteyim…”
3. Tur 80. Sıra: Ja’Kobi Lane, WR, Baltimore Ravens
Receiver eksiği konusunda beklenen hamleleri bir türlü yapamayan Ravens, 2026 Draftı’nda somut adımlar atarak kadrosunu güçlendirdi. Nitekim Ja’Kobi Lane için dördüncü ve beşinci tur aralığı konuşulsa da oyuncuyu daha aşağı sıralara bırakıp kaçırma riskine girmeden üçüncü turdan işi bitirmeleri harikulade oldu. Bireysel anlamda Lane, geçen seneki Makai Lemon performansının gölgesinde kalmış gözükse de slot ve Y rollerini üstlenmede oldukça başarılıydı. Özellikle günümüz NFL’inde Y receiver rolünün ikinci bir X receiver gibi kullanılmaya başlanmasıyla birlikte bireysel beceri bu noktada birinci madde hâline geliyor. Fiziksel yapısı ve birebirlerdeki el kullanımıyla endzone hedeflemesi konusunda da rüştünü ispatlayan Lane, Zay Flowers ile birlikte Ravens’ın RPO oyunlarında ikinci opsiyon olarak fark yaratacaktır. Hatta bu noktada cesur bir tahmin yaparak sezonu beş veya daha fazla touchdown ile tamamlamasını beklediğimi söyleyebilirim.
5. Tur 157. Sıra: Keith Abney II, CB, Detroit Lions
Kadrosuna bakıldığında belki de cornerback ihtiyacı çok bariz gözükmese de son dönemlerde secondary yatırımlarını aksatmayan Lions, kendi savunma profiline çok uyan Keith Abney II’yi Arizona State’ten çekip getirerek nefis bir iş yaptı. Kolejde cornerback olarak izlesek de profesyonel seviyede defensive back ve safety oynayabilecek potansiyele sahip olan Abney, fiziksel özellikleri ve hızıyla çok yönlü kullanım potansiyeli sunuyor. Kısa mesafedeki çabukluğu onu alan savunmasına karşı etkili kılarken koşu takibinde de aynı başarıyı sergilemesi, box’a yakın görevlerde de rahatlıkla kullanılabileceğini gösteriyor. Mevcut durumda DJ Reed ve Terrion Arnold’un arkasında bekliyor gibi gözükse de dime package’larında veya safety rotasyonlarında forma yükü sezon içerisinde ciddi şekilde artacaktır.
5. Tur 166. Sıra: Keyshaun Elliot, LB, Chicago Bears
Chicago Bears için draft sürecinde geçen seneki koşu savunmasını düzeltmek ön planda gözüküyordu. Nitekim ayaklarına kadar gelen fırsatı kaçırmayıp beklenenin aksine “en iyi oyuncu” mantığıyla doğru bir hamle yaptılar. Öte yandan açık kalan noktayı doldurmak adına alt turdan bir seçime giderek bir kez daha gönülleri fethettiler. Keyshaun Elliot ismi ise şu anda linebacker derinliğinde alt sıralarda gözükse de Dennis Allen savunmasının starter’ı olması uzun sürmeyebilir. Komple bir linebacker olmamasından dolayı “Mike” rolü tam üstüne oturmayabilir. Ancak kenar koşu takibi ve gap koşularındaki line değişimlerine hızlı reaksiyon vermesi sayesinde Sam veya Will rolünde, tight end tarafına karşı koşu savunması yapabilecek bir oyun yapısına sahip. Hızı ve atletizmiyle kısa mesafede fark yaratması, flat bölgesindeki running back’leri savunabilecek potansiyele sahip olması da savunmaya ekstra katkı sağlayan detaylardan. Özellikle 4-3 temel setlerde ve blitz şemalarında kalabalık formasyonlara karşı önemli katkılar verebilir.
6. Tur 194. Sıra: Pat Coogan, C, Tennessee Titans
Brian Daboll ile hücumda yeni bir kimlik değişimi yaşamaya hazırlanan Titans, Carnell Tate seçimiyle oldukça güzel bir başlangıç yapmıştı. Şüphesiz Daboll gibi büyük bir tecrübe, hücumun anahtarının hücum hattından geçtiğini biliyor olacak ki Pat Coogan gibi şampiyon bir okulun center’ını kadroya kattılar. İdeal bir center profiline sahip olan Coogan, birebirlerde güçlü olması ve alan korumalarında hızlı karar verebilmesiyle öne çıkıyor. Koşu setlerinde tek başına nose tackle ile mücadele edebilmesi ve ikinci seviyeye çıkışlarıyla yaptığı arka alan blokları ekstra artılarından bazıları. İç taraftaki blitzlere karşı refleksleri üst seviye olmasa da mevcut hücum hattında bu yönünü geliştirebilecektir. Her ne kadar kadroda ikinci center olarak gözükse de yakın zamanda ilk 11’e yerleşmesi sürpriz olmayacaktır.
6. Tur 197. Sıra: CJ Daniels, WR, Los Angeles Rams
Herkesin Jordan Tyson veya Makai Lemon’ı yazdığı Rams, rotayı geleceğe kırarak Ty Simpson yatırımı yapmaya karar vermişti. Draftın başlıca hikâyelerinden birisi de yine Los Angeles ekibinden geldi. Receiver çeşitliliğini artırmak adına altıncı tura kadar beklemeleri biraz üzse de CJ Daniels ismini görünce ister istemez “Oh be” dedirtti. Akrobatik pas yakalamaları, derin sahadaki hızı ve kısa yardlarda temaslı rotalarda bile pas penceresinde kalabilmesiyle Rams’in aradığı receiver trio’sunu tamamlayabilecek bir isim. Doğrudan bir X receiver profili yakıştırması belki beklentileri gereksiz şekilde yükseltebilir ancak “13 personnel” formasyonlarında motion ile alan değiştirmesi ve orta alan kullanımıyla Sean McVay’in hücumunda parlayacaktır. Ancak Puka Nacua dışında McVay’in çaylak sezonunda hemen forma verdiği oyuncu sayısının oldukça az olduğunu da belirtelim. Bu yüzden Daniels’tan asıl çıkışı sezonun ikinci yarısında bekliyorum.
6. Tur 198. Sıra: Demond Claiborne, RB, Minnesota Vikings
Minnesota Vikings’in Dillon Thieneman tercihini yapmaması, ben dahil olmak üzere birçok sevenini üzmüştü. Ancak işin hücum tarafında Aaron Jones takımda bir yıl daha kalmış olsa bile altıncı turdan Demond Claiborne’u kaçırmamış olmaları sevindirici bir gelişme oldu. Özellikle bu sezon quarterback konusunda soru işaretleri oluşması muhtemel senaryoda hücumdaki koşu verimliliği büyük önem taşıyor. Aaron Jones ve Jordan Mason’ın arkasında Claiborne, komiteye hızlıca dahil olabilecek bir isim. Zone koşularında hızlı yön değiştirme becerisiyle öne çıkan Wake Forest çıkışlı koşucu, patlayıcılığı ve ikinci seviyeye geçişlerdeki akıcılığıyla oldukça iyi bir gap koşucusu profili çiziyor. Özellikle savunmanın dengesini bozacak ani dönüşlerle hücum hattındaki blokların arkasından hızla sıyrılabiliyor. Koşulardaki oyun görüşü sayesinde dar alanlarda rahatlıkla yön değiştirip savunmacıların tackle açılarını bozacak şekilde koridorlara hücum edebiliyor. Gap koşularında ise özellikle ikinci seviyede tackle kırma becerisi ve savunmacıları eksiltme potansiyeli dikkat çekiyor. Bu özellikleri sayesinde redzone’da da etkili bir opsiyona dönüşebilir. Komiteye hızlı şekilde dahil olup farklı koşu oyunlarında çeşitlilik sunması, Vikings hücumunun sezon boyunca ayakta kalmasına önemli katkı sağlayabilir.
6. Tur 214. Sıra: Caden Curry, DE, Indianapolis Colts
Sanırım ben de bir şekilde Ohio State defensive end oyuncularına karşı bir zaaf geliştirdim. Nick Bosa ve Chase Young sonrasında Jack Sawyer NFL’e draft edilmiş, hatta geçen seneki “inci” yazımın adaylarından biri olmuştu ancak kalabalık Steelers savunma hattında kendisini yükseltmekte zorlandı. Bu konuda daha güvenilir bir aday olarak ise Caden Curry’i rahatlıkla söyleyebilirim. Klasik bir defensive end profili olan Curry, saf bir pass rusher’dan ziyade ön taraftaki fizikselliği artıran ve pis işleri yapabilen bir oyun yapısına sahip. Bu başlıca sebepler yüzünden mevkiisel kıstası negatif olarak görülebilir ancak güce dayalı pass rush stili profesyonel seviyede tutunmasına yetecektir. Koşu oyunlarında tackle’ın iç tarafına yerleşip iç koridoru kapatabilmesi ve blokta kalmayıp koşucu kovalayabilmesi de önemli artılarından. Şüphesiz mevcut Colts savunma hattındaki rekabet onu zorlayacaktır ancak forma şansı aldığı anda rotasyonda önemli bir yere sahip olabilir.
7. Tur 221. Sıra: Jack Endries, TE, Cincinnati Bengals
Drafttan gelen oyuncular için “scheme fit” olarak tabir edilen sisteme uygunluk konusunda en uyumlu isimlerden biri Jack Endries oldu. Bengals tarafından draft edilmesi de bu terimin içini dolduran başlıca etmenlerden biriydi. Bengals hücumunun Chase-Higgins ikilisi üzerinden bolca shotgun formasyonunda kısa RPO’lar ve derin paslarla şekillendiği bilinen bir gerçek. Elbette olay bundan ibaret değil ancak kabaca anlatmak gerekirse Higgins’in arka alanda oluşturduğu tehdit ve Chase’in savunmaya göre orta ve derin bölgelerde yarattığı opsiyonlar, Bengals hücumunun temel prensibini oluşturuyor. Bu takımın önemli ihtiyaçlarından biri ise tabiri caizse “pis işleri” yapacak oyuncu eksikliğiydi. İşte bu noktada Jack Endries, Bengals’ın üçüncü opsiyonu olarak kısa yardlarda temasa rağmen topu tutabilen, ayakta kalıp ekstra yard alabilen ve orta alanda düzenli şekilde ikinci seviyede kaos yaratabilen bir isim olarak öne çıkıyor. Geçen sene Arch Manning ile uzun rotalarda da endzone oyunlarının ilk hedeflerinden biri olan Endries’in, benzer oyun yapısına sahip Joe Burrow ile neler yapabileceğini görmek oldukça ilginç olacak.
7. Tur 224. Sıra: Robert Spears-Jennings, Safety, Pittsburgh Steelers
Minkah Fitzpatrick’i takaslayıp Jalen Ramsey’i kadrosuna kattıktan sonra safety pozisyonunda playmaker eksikliği hisseden Steelers, geçen sezon Ramsey’i bu bölgeye çekip yanına Kyle Dugger ile denge kurmaya çalışmıştı. Ancak bundan istediği verimi alamayan Pittsburgh ekibi beklentilerin altında kaldı. Bu eksikliği gidermek adına offseason’da Jaquan Brisker hamlesi gelse de uzun vadede Robert Spears-Jennings, yedinci turdan ilaç gibi gelebilecek bir isim olarak öne çıkıyor. Geniş alandaki derin savunması, top takibi ve ön taraftaki tackle becerisiyle bu savunmanın sıradan bir rotasyon parçasından fazlası olması çok uzun sürmeyebilir. Duruma göre nickel oynayabilmesi de kendisine savunma içerisinde birden fazla rol yaratacaktır.
