Off-season’ın en büyük hamlesi çoğunluğa göre Myles Garrett olurken ikinci büyük hamle ise A.J. Brown’ın Patriots’a takası oldu. Aslında bu takas Garrett kadar sürpriz olmadı. A.J. Brown’un Patriots’a gideceği Nisan ayından beri konuşuluyordu. Salary cap kuralları yüzünden (Philadelphia eğer 1 Haziran’dan önce takas etseydi, A.J. Brown’un sözleşmesinde bulunan 40 milyon dolarlık bonusun tamamı 2026 maaş bütçesine yansıyacaktı ancak takas 1 Haziran sonrası yapıldığı için Philadelphia bunu 2026 ve 2027 sezonlarına bölmüş oldu.) takasın resmi olarak açıklanması 1 Haziran’ı buldu. Bizi ilgilendiren kısım, bu takasın ne zaman açıklandığından çok Patriots ve Philadelphia için ne anlam ifade ettiği, o yüzden onu anlatmaya çalışalım…

New England Patriots, A.J. Brown için Philadelphia Eagles’a 2027 NFL Draftı beşinci tur ve 2028 NFL Draftı birinci tur seçim haklarını gönderdi. Takasın yapılmasındaki sebep aslında A.J. Brown’un bitmek bilmeyen egosu ve gerçekten yönetilmesi zor bir karakter olması. Yoksa lige girdiğinden beri kimse Brown’ı yeteneklerinden ve fiziki avantajlarından şüphe etmedi ama saha dışındaki ve soyunma odasındaki karakteri, ona hep soru işareti ile bakılmasına sebep oldu. Philadelphia’dan ayrılma sebebi de başlıca hücumda az kullanıldığı için rolünü beğenmemesiydi. Bu konuda aslında Brown sonuna kadar haklı çünkü geçen sezonki hücum koordinatörü Kevin Patullo gerçekten korkunç bir iş yapmış ve sadece Brown’un değil, Jalen Hurts ile Saquon Barkley’nin de rollerinin de tartışılmasına sebep olmuş ve Philadelphia’yı sezon boyunca ligin kötü hücumlarından biri gibi göstermişti. Halbuki bir önceki sezon şampiyon olan Eagles’ta bu çekirdeğin en iyilerinden biri olması gerekiyordu.

Özetle, hem saha içindeki rolü yüzünden hem de zaman zaman quarterback Jalen Hurts ile yaşadığı tartışmalar, Brown ile Philadelphia ilişkisinin bitmesine sebep oldu ve bu takasla birlikte Patriots’ın yolunu tuttu. Aslında günün sonunda iki takım da istediğini almış oldu. Philadelphia, Brown gibi yıldız bir WR’ı kaybetmesine rağmen karşılığında gelecek için birinci tur hakkı aldı ve bu yılın draft’ında USC çıkışlı WR Makai Lemon’ı seçerek bir nebze o boşluğu doldurmuş oldu. Patriots ise QB Drake Maye’e gerçek bir WR1 vererek geçen sezonki Super Bowl’a çıkma başarısını devam ettirmek istediğini net bir şekilde gösterdi.

Şimdi biraz da Patriots ile Brown birlikteliği bizlere ne vaat ediyor, Drake Maye ile nasıl bir ikili olabilirler, onlara bakalım. Öncelikle bu birlikteliğin bence en büyük avantajı, A.J. Brown’un Tennessee Titans’tan eski head koçu Mike Vrabel ile çalışacak olması. Vrabel ile 2019-2021 arası beraber üç yıl çalışan Brown’un, Nick Sirianni ile yaşadığı gibi akılda kalan kavgaları veya tartışmaları -özellikle saha içinde- olmadı. Tabii bunda Brown’un o zamanlar genç bir oyuncu olmasının, yani şu anki gibi kendini kanıtlamış bir süperstar olmamasının ciddi bir payı vardı ama Vrabel’ın tatlı ve sakin görünümlü yüzünün altında, yeri geldiği zaman sert biri olması ve oyuncularının egosunun takım başarısının önüne geçmesine izin vermemesi, Super Bowl’lar kazanmış eski bir yıldız NFL savunma oyuncusu olması, Brown’un bu karakterini dizginleyecek en önemli unsurlardan biri.

Bu takastaki bir diğer artı ise A.J. Brown’un kağıt üstünde Drake Maye ile harika uyumu ve Patriots’ın bütün ihtiyaçlarına yanıt vermesi. Patriots, geçtiğimiz sezon çok sürpriz bir şekilde Super Bowl’a çıksa da Seahawks’a net bir şekilde yenilmeleri ve Maye’in o savunma karşısında zaman zaman pas atacak birini bulamaması, bu takımın WR1 ihtiyacını net şekilde göstermişti. A.J. Brown hem kendine has bir fiziği hem de inanılmaz derin saha tehdidi sayesinde yıllardır ligin en iyi WR’larından biri ve Maye ile olabilecek uyumu tam da burada devreye girebilir. Brown, her ne kadar bu istatistikler 2025’te kullanım şekli yüzünden düşmüş olsa da 2024’te neredeyse bütün derin saha istatistiklerinde en üstlerde yer almıştı.

  • Ortalama pas yakalama başına yard: 16.1
  • Target başına yard: 11.1
  • Contested catch win rate: %54.8
  • aDOT (Average Depth of Target = Ortalama Hedef Derinliği): 13.4 yard
  • 18 kez derin sahada target (+20 yard paslar), dokuz yakalama.

Dediğim gibi bu istatistikler çok dramatik olmasa da geçtiğimiz sezon biraz düştü ama ben bunun Brown’un artık yaşlanmasından veya kariyerinin düşüşe geçmesinden çok, Kevin Patullo’nun onu kullanım şeklinden ve Brown’un kafa olarak Eagles dönemini bitirmesinden dolayı olduğunu düşünüyorum.

Son olarak da Maye’in derin saha istatistiklerini sizinle paylaşmak istiyorum çünkü burada daha etkileyici şeyler var.

  • Deep Ball Accuracy (20+ Yard İsabet Oranı): %72.0
  • CPOE (Completion Percentage Over Expected = Beklenenin Üzerindeki Pas İsabeti): +%13.0
  • Derin Saha Plus/Minus Değeri: +22.2. Maye’in sezon boyunca attığı tüm derin paslar hesaba katıldığında, lig ortalamasındaki standart bir oyun kurucuya kıyasla tam 22.2 adet daha fazla zorlu derin pası isabetle tamamladığını gösterir. Bu sayı, efsane QB Drew Brees’in 2013’teki (+23.6) performansından bu yana NFL’deki en yüksek değer.
  • aDOT (Average Depth of Target = Ortalama Hedef Derinliği): 9.5 yard

Bu istatistikler bizlere A.J. Brown’un kayıtsız şartsız Patriots’ta çok başarılı olacağını kanıtlamaz ama kağıt üstünde Patriots’ın bütün ihtiyaçlarına hizmet ettiğini ve koç-WR uyumunun, QB-WR uyumunun Eagles’dan daha iyi olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösterir.

Son iki yazıma elimden geldiğince ligi sarsan ve ligin kaderini değiştiren iki takas olan Myles Garrett’ın Los Angeles Rams’e, A.J. Brown’ın Philadelphia Eagles’a gidişini, saha içi ve saha dışı sebepleriyle anlatmaya çalıştım. Bence iki takas da win-win takaslardı; dört takım da istediğini aldı ve hepsi yeni bir yola girmiş oldu böylelikle. Bunların karşılığını lig başlayınca göreceğiz. daha şimdiden yeni sezon için gün saymaya başladık ve tek kelimeyle harika bir sezon biz NFL severleri bekliyor…