2025 sezonunun büyük kapanışı olan Super Bowl 60, bu gece San Francisco’da New England Patriots ile Seattle Seahawks arasında oynanacak. Seattle Seahawks maçın favorisi olarak gösterilirken, New England’ın bu sezon birçok kez herkesi şaşırttığı anlar yaşandı. Seattle’ın Super Bowl 49’dan alacağı bir rövanş ihtimali de varken, hikâye açısından oldukça zengin bu karşılaşmanın saha içindeki denklemlerini sizler için yazdım…
Seattle Seahawks vs. New England Patriots
2025 sezonunun kapanış maçı nihayet geldi çattı. Sanki dün, Dallas–Philadelphia maçının ilk saniyelerinde DT Jalen Carter oyundan atılmıştı. Oldukça hızlı geçen sezonun ardından finale yükselen takımlara baktığımızda, “hak etmediler” ya da “şansla geldiler” tartışmasının artık yersiz olduğunu düşünüyorum. Evet, New England’ın bu aşamaya gelirken karşılaştığı takımların seviyesi elbette tartışılabilir; ancak bu eleştirilerin adresi sahadaki takımlar değil, fikstürü belirleyen lig yönetimi olmalıdır.
Karşısına çıkan her rakibi yenerek yoluna devam eden Patriots, Chargers ve Texans engellerini defansif mükemmeliyetle aşarken, Konferans Finali’ndeki rakibi Denver Broncos’un QB’si Bo Nix’in sakatlığı belki de New England adına “şans yüzüne güldü” denilebilecek tek noktaydı. Jared Stidham için oldukça zorlu geçen maçta, ikinci yarıda başlayan kar fırtınası iki takımın hücumlarını adeta dondurdu. Bu bölüme önde giren Patriots için avantaj daha da büyürken, zaten koşu oyunlarında sıkıntı yaşayan Broncos hücumu için şartlar iyice zorlaştı. New England’ın beyaz formalarla sahada olması bile maçın gidişatını etkileyen detaylardan biri olmuş olabilir.
Seattle Seahawks’ın Super Bowl yolu ise tamamen Seattle’dan geçti. İki division rakibini yenerek bu sahneye çıkan Seahawks için bu süreç büyük bir moral kaynağı oldu. San Francisco’yu sahadan silen Seattle, Los Angeles Rams karşısında son topa kadar giden maçı çok daha erken koparabilecekken, CB Tariq Woolen’ın yaptığı bireysel hata neredeyse Super Bowl biletine mal oluyordu.
Bu noktada, hem kolej futbolunda hem de NFL’de son yıllarda sahnenin ciddi şekilde değiştiğini görmek oldukça sevindirici. Sezon boyunca değişen hikâyeler ve favoriler, sezon başında tahmin yapan birçok kişiyi yanıltırken, doğru bir koç yapılanmasıyla kaderin sadece bir sezonda değişebileceğini de açıkça gösteriyor.
Saha içine döndüğümüzde, karşılaştığı savunmaları adeta parçalayan Seattle hücumu, bu kez rakip QB’lere kâbus yaşatan New England savunmasının karşısına çıkacak. Seattle adına bu maç öncesindeki tek ciddi soru işareti, RB Zach Charbonnet’in sakatlığı. Kenneth Walker, Rams maçında iyi bir performans sergilese de alışık olmadığı yoğunlukta sahada kalması zaman zaman patlayıcı koşularını sınırladı.
Sezon boyunca “ne zaman sahne alacak” diye beklediğim WR Cooper Kupp, Rams’i eleyen touchdown’ı bularak hâlâ ne kadar tehlikeli bir hedef olduğunu gösterdi. Playofflarda nispeten sessiz kalan TE AJ Barner’ın ise bu durumdan rahatsız olduğunu düşünmüyorum. Hücum planı işlediğinde, takımı ön planda tutan oyuncuların varlığı kritik öneme sahipken, en kritik anlarda bu isimlerin sahneye çıkması kaçınılmaz oluyor.
Yılın hücum oyuncusu ödülünü alan WR Jaxon Smith-Njigba, Rams maçında bu ödülü neden hak ettiğini bir kez daha gösterdi. Durdurulması son derece zor olan Njigba, aynı zamanda takım arkadaşlarının üzerindeki baskıyı da önemli ölçüde azaltıyor. Bu maçta WR Rasheed Shaheed’in kullanımının artması sürpriz olmayacaktır; çok yönlü bir oyuncu olan Shaheed’i RB pozisyonunda koşu denemesi yaparken görmek bile şaşırtıcı olmaz.
Charbonnet’in sakatlığı sonrası RB George Holani, Rams maçında kısa sürelerle sahada yer aldı ancak bu sınırlı sürede takımla olan uyumunu geliştirebildiğini söylemek zor. Koşu oyunlarını iyi kapatan Patriots savunması için bu maç, playofflardaki en zorlu koşu hücumlarından biri olacak. Pas savunmasında ise özellikle Broncos maçında bazı sıkıntılar yaşandığını gördük. CB Christian Gonzalez’in bireysel hatası, Denver’ın büyük bir oyunla touchdown bulmasına zemin hazırlamıştı.
Kar yağışının ikinci yarıda başlaması defansif istatistikleri yükseltse de, ilk yarıda skor üretmekte zorlanmayan fakat oyun anlamında dalgalı bir Patriots izledik. Normal şartlarda oynanacak bir Super Bowl maçında, Seattle hücumunun son dönemdeki formunun göz ardı edilmemesi gerekiyor. Patriots savunmasının, koşu oyunlarını durdurup rakibi uzun üçüncü haklara zorlaması bu maçtaki en önemli öncelik olacaktır. Sam Darnold’un baskı altında da etkili olabildiğini bildiğimiz için, New England’ın zaman zaman pas baskısını azaltıp daha fazla savunmacıyla alan kapattığını görebiliriz.
Topun diğer tarafında ise New England hücumu, Super Bowl yolunda yakaladığı düşük sayı ortalamasıyla bu bileti alan 120 takım arasında son 4’e girmeyi başardı. Bu istatistikte Patriots’tan daha düşük ortalamaya sahip olan tüm takımların 1979 yılından önce bu başarıya ulaştığını da eklemek gerekiyor. Bu durum, Patriots savunmasının Super Bowl biletindeki payını net biçimde ortaya koyuyor.
Maçın en kritik noktası ise New England hücum hattının durumu. QB Drake Maye için yeterli pas koruması sağlanamazken, koşu oyunlarında da sezon boyunca istikrarlı bir verim yakalanamadı. Patriots’un kazandığı 3 playoff maçında Maye’in 5 kez sack’lenmiş olması dikkat çekici; ancak Maye bu sezon 4 ve üzeri sack yediği 7 maçı da kazanarak bu istatistiğin her zaman belirleyici olmadığını gösterdi. Yine de bir final maçında bu durumun çok daha kritik hâle geleceğini düşünüyorum.
New England’ın son 2 maçta pas hücumunun ya neredeyse hiç işlememesi ya da WR’ların olağanüstü bireysel performanslarına bağlı kalması, bu maçta Seattle’ın pas savunmasını kilit noktaya taşıyor. İki kaliteli RB’ye sahip olan Patriots’un son haftalarda koşu verimliliğinde yaşadığı düşüş de dikkat çekiyor. Rams, Seattle karşısında pas tehditlerini iyi kullanarak koşu oyunlarında alan açmayı başarmıştı. Play-action konusunda ligin en iyilerinden biri olan Rams’in TE grubu da bu başarıda önemli rol oynadı.
New England’da bu seviyede bir pas tehdidi bulunmasa da, Seattle’ı zorlayan takımlardan alınacak derslerle benzer boşluklar yaratmaya çalışacaklarını düşünüyorum. Drake Maye’in bu maçtaki en önemli silahı ise kendi koşuları olacak. Kapalı pas opsiyonlarında veya tasarlanmış koşu oyunlarında Maye, kaybolan momentumu geri kazandırabilir. Seattle savunmasının QB koşularına karşı uzun süredir bu kadar etkili bir rakiple karşılaşmadığını da unutmamak gerekiyor.
Seattle adına bir diğer kritik konu ise disiplin. Rams maçında, üçüncü hakta başarısız olan hücum sonrası CB Tariq Woolen’ın yedek kulübesine yaptığı hareketin ceza getirmesi, Los Angeles’ı maçta tutan faktörlerden biri olmuştu. Bu seviyede bir maçta bu tür hataların bedeli çok ağır olabilir.
Genel dengelere baktığımızda Seattle tarafı kâğıt üzerinde daha ağır basıyor ve bana göre bu üstünlük tahmin edilenden de fazla. Yine de final maçlarının dengelerinin her saniye değişebileceğini unutmamak gerekiyor…
