Evet, yine yılın o zamanı geldi. Hem etrafta gördüğüm hem de kendimde de hissettiğim bu sezon draft döneminin biraz sönük geçmesi gibi bir durum var. Bunun sebebi Raiders’ın ilk sıra seçim hakkına sahip olması diyebilirsiniz. Bu durum yaşandığında daha heyecanlı olurum diye düşünüyordum ama seçim aylar öncesinden belli olduğundan dolayı draft’ın sürpriz elementinin ortadan çok önceden kalkmış olması biraz heyecanımızı yitirmemize neden olmuş olabilir. Ayrıca son dönemin en zayıf draft sınıflarından birine sahip olmamızın da bu durumda payı var. Draft’ların tartışma ve heyecan noktaları her zaman için başta quarterback’ler olmak üzere skill oyuncuları dediğimiz eli topa değen oyunculardır. Bu sınıfta o oyuncular da çok tatmin edici seviyede değiller. Öyle ki bunların görece daha az değerli olanlarından running back’lerde bile ilk turda seçilmesi beklenen isim ile sıradaki en iyi isim arasında büyük fark var. Yine de içleri karartmaya gerek çünkü her draft sınıfı kendi yıldızlarını yaratır. İlk turda olmasa bile sonraki turlarda yıldız olacak oyuncular illa ki çıkacaktır. Ayrıca başıma bir şey gelmeyecekse bu QB sınıfının abartıldığı kadar kötü olduğunu düşünmüyorum. 2013 ve 2022 çok daha kötü sınıflardı. Lafı fazla uzatmadan doğru tahmin etme gayemiz olmayan mock draft’ımıza geçelim…

1- Las Vegas Raiders – Fernando Mendoza, QB, Indiana

Draft sınıflarının birçoğunda son güne kadar birinci sıra seçimi için farklı senaryolar üretilir fakat bu durum bu sene için geçerli değil. Las Vegas Raiders ve Fernando Mendoza istikrarlı bir şekilde ters yönde hareket etseler de orta noktada buluşmayı başarıyor. Raiders’ın Derek Carr sonrası bir türlü bulamadığı yeni franchise Quarterback’ini bulmak için birinci sıraya sahip olması büyük bir fırsat. Bu birinci sıra başta QB pozisyonu olmak üzere zayıf bir draft’ta elde edilmiş olsa da Fernando Mendoza bu seçime değecek bir oyuncu olduğunu fazlasıyla gösterdi. Bir sene öncesine kadar çok bilinmeyen bir QB olarak geldiği Indiana’dan Big Ten şampiyonluğu, Heisman kupası ve Ulusal Şampiyonluk gibi kazanılacak her şeyi kazanarak ayrılıyor. Fiziksel olarak NFL’in istediği bir prototip fakat onu özel kılan gözle görülmeyen özellikleri. Kariyerinin başından beri sürekli çalışan ve sürekli gelişen bir oyuncu. Futbol zekası oldukça yüksek ve bu sayede rakip savunmaları snap öncesi ve snap sonrası okuma konusunda oldukça yetenekli. Pas isabet oranının tüm ülkenin en iyisi olması boşuna değil. Çok fazla hata yapmıyor, yapsa bile o hataya takılı kalmıyor. Indiana hücumunda ağırlıklı olarak RPO oynamış olması NFL’e geçişte biraz adaptasyon sorunları oluşturabilir fakat Klint Kubiak’ın elinde bu adaptasyonu yumuşatacak oyunlar var. En büyük eksi özelliği olarak bazen baskı karşısında oyunu çabuk terk ederek paniğe kapılıp sack almasını söyleyebilirim. Hareket halinde pas attığı zaman pas isabet yüzdesinin düşmesi de bununla ilintili. Bunlar elbet törpülenebilir şeyler ve zihinsel olarak üstün bir oyuncu olması onun potansiyelini asıl yükselten şey.

2- New York Jets – Arvell Reese, LB, Ohio State

Bu draft sınıfında herkese yetecek kadar QB olmaması Jets için kötü haber. Dante Moore, draft’a girmeye karar verse bu işten en çok kazanan Jets olacaktı. Ancak konu Jets olunca işlerin kötü gitme ihtimali var o işler genelde kötü gider. Bu sınıfın gözde oyuncularının pozisyon değerlerinin yüksek olmaması QB yokluğu ile birleşince ikinci sıranın takas için de çok bir değeri olduğunu düşünmüyorum. Bu durumda Jets’in potansiyeli en yüksek isme yönelmesini bekleyebiliriz ki o isim Arvell Reese. Özellikle Micah Parsons sonrası herkesin ikinci bir süper yıldız olacak hibrit linebacker bulma hevesi var ve iki senedir arzın talebi karşıladığını söylemek mümkün. Arvell Reese, sahip olduğu fiziksel ve atletik yeteneklerle istediğiniz kalıba sokabileceğiniz bir oyuncu. Ohio State kariyeri büyük oranda off-ball linebacker olarak geçmiş olsa da zaman zaman edge olarak oynadığını da gördük. Vücut tipi ve atletizminin tıpkı Parsons benzeri olması NFL seviyesinde üst düzey bir edge rusher hayalleri kurduruyor. Ancak kolejdeki 3 yılın sadece 1 yılını starter olarak geçirmesi ve edge olarak öğrenmesi gereken çok şey olmasından dolayı şu an büyük bir proje olması bu seçimi biraz riskli kılabilir.

3- Arizona Cardinals – David Bailey, Edge, Texas Tech

İyi bir teklif bulursa sırasını takas etmesini beklediğim takımlardan biri Cardinals. Buradan seçilecek net bir oyuncu olmaması ve Cardinals’ın asıl ihtiyacı olan offensive line oyuncularını daha sonra da seçebilecek olması yüzünden böyle düşünüyorum. Önemli OL potansiyelleri olsa da bu sıradan seçilecek kadar net OL oyuncusu göremiyorum ben. Bu da bizi seçilebilecek en iyi oyuncuya getiriyor. David Bailey, Stanford ile geçen 3 sezonda radar altı takılsa da Texas Tech’e geldikten sonra ülkenin en iyi pass rusher’ına dönüştü. Bu sezon imza attığı 19.5 yarda kaybettiren tackle Big 12’in, 14.5 sack ise tüm FBS’in en iyi rakamlarıydı. Patlayıcı ilk adımı ve bel esnekliği ile rakip OL oyuncusuna karşı istikrarlı bir şekilde avantaj sağlayabilmesi onu korkutucu bir pass rusher yapıyor. Fizik olarak biraz ufak olması pozisyonunu 3-4 ön alanı OLB ile sınırlıyor olsa da bu tam da Cardinals’ın oynadığı savunma sistemi. Yine bununla ilintili olarak koşu savunması üzerinde çalışması gerekiyor.

4- Tennessee Titans – Jeremiyah Love, RB, Notre Dame

Yeni yıl yeni bir RB paradoksu. Jeremiyah Love, pozisyonları bir kenara koyup herkese futbol oyuncusu olarak baktığınız zaman bu draft sınıfındaki en iyi oyuncu bile olabilir ancak isminin başına “running back” etiketini iliştirdiğinizde nereden seçileceğiyle alakalı tahmin yapmak zor fakat benim en iyi tahminim Tennessee Titans. Geçen sene Ashton Jeanty, ondan önce de Bijan Robinson ve Jahmyr Gibbs’te gördüğümüz gibi takımlar oyunu değiştirecek bir RB potansiyeli varsa tetiği çekmekten korkmuyorlar. Üstelik Love, bu isimler arasından gelmiş en iyisi bile olabilir. Oyununda net bir zaaf veya geliştirmesi gereken yön göremiyorum açıkçası. Bijan Robinson tarzı ultra çok yönlü, çok patlayıcı ve sahanın her noktasından skor üretebilme kapasitesine sahip. Böyle bir oyuncuyu seçmek Cam Ward için de hayatı daha kolay hale getirir.

5- New York Giants – Sonny Styles, LB, Ohio State

Jeremiyah Love’un savunma versiyonu, komple paket. Hücumların pas odaklı ve yüksek tempolu hale evrilmesiyle beraber savunmalar da buna uyum sağlamış ve son yıllarda küçük ama hızlı linebacker’lar görmeye başlamıştık. Sonny Styles, tüm bu eğilimi uç nokta olarak kıran bir isim. Eski model iri ve kuvvetli bir linebacker olmasına rağmen yeni model linebacker’lar kadar atlet ve hızlı. Combine verileri ne kadar korkutucu bir atletizme sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Tüm bunlara ek olarak son Ohio State’teki son yılında yeşil noktalı kaskı takmasıyla birlikte bu kadar yüksek profilli bir defansı idare edebilecek kapasitede oyun bilgisi olduğunu da gösterdi. Bana kalırsa draft’ın en güvenli seçimlerinden birisi ancak sadece bir linebacker olması bu sıraya değer mi tartışmalarını beraberinde getiriyor. New York Giants için WR daha büyük ihtiyaç ve daha değerli bir seçim olarak gözükse de Giants’ın genlerinde savunma olduğunu ve o savunmaya Sonny Styles gibi liderlik edecek bir oyuncuya ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.

6- Cleveland Browns – Monroe Freeling, OT, Georgia

Cleveland Browns, bu off-season’da bütün offensive line’ını yenileme projesi başlattı ve bu bağlamda bir tane de left tackle’a ihtiyaçları var. Francis Mauigoa ve Spencer Fano draft sürecinin büyük bölümünde Monroe Freeling’in önünde gözükse de özellikle combine ile Freeling’in çok hızlı yükseldiğini söyleyebiliriz. Bunda ilk iki oyuncunun kendi sınırlarının yanında Freeling’in gerçek bir left tackle olması ve fiziksel özellikleri büyük faktör. 2 metre üzerindeki bir OL için muazzam bir hareket kabiliyetine sahip. Özellikle tackle’lar için çok konuşulan kol uzunluğu tam arzu edilen gibi. Teknik açıdan daha alması gereken mesafe olsa da ham özellikler bakımından takımların istediği tipte bir left tackle.

7- Washington Commanders – Carnell Tate, WR, Ohio State

Jayden Daniels’ın sakatlıklarla dolu bir sezon geçirmesi Commanders’ın veteran ağırlıklı agresif yapılanmasının başarısız olmasına neden oldu ve Deebo Samuel deneyiminin başarısızlıkla sonuçlandığını kabullendiler. Terry McLaurin’in yanına daha dinamik ve ilgiyi paylaşabilecek bir oyuncu lazım. Üstelik bu isim yine aynı okuldan olursa çok daha tatlı olur. Carnell Tate, popüler bir lise oyuncusu olarak gelmiş olsa da son yıllarda şöhretler müzesi haline gelen Ohio State Wide Receiver’ları arasında sürekli birilerinin ikinci planında kaldı. Oysaki sahip olduğu yetenek bana göre onu bu draft sınıfının en iyi Wide Receiver’ı yapıyor. Çok üst düzey bir atlet olmasa daderin saha takibi ve çekişmeli pasları yakalayabilme kabiliyeti onu daha aklı başına bir George Pickens’a benzetmeme neden oluyor.

8- New Orleans Saints – Jordyn Tyson, WR, Arizona State

Bu yılın Wide Receiver’ları daha çok iki numara profilinde olsa da bu kalıbın dışına çıkıp gerçek bir WR1 olabilmek için en iyi ihtimale sahip oyuncunun Jordyn Tyson olduğunu düşünüyorum. NCAA sezonunun neredeyse tamamında ilk seçilmesi beklenen WR olmasına rağmen sezon içinde yaşadığı sakatlıklar ve sürekli tekrarlayan arka adale sorunları takımların biraz frene basmasına neden oldu. Tyson, hızdan ziyade patlayıcılık ve yaratıcılık üzerine kurulu bir oyuna sahip. Eğer dayanıklılığını bir üst seviyeye çıkartabilirse Chris Olave ile tam Saints’in istediği bir ikili oluşturabilirler.

9- Kansas City Chiefs – Rueben Bain Jr., Edge, Miami (FL)

Tüm sınıfın belki de en tartışmalı ismi Rueben Bain desek yanılmış olmayız. Sırf bu cümleden sonra bile Andy Reid ve Chiefs’in burada bir fırsat görüp seçimi yaptığını hayal edebiliyorum. Bain’in kolları birkaç inç daha uzun olsaydı ilk sıra gibi ikinci sıradan da kimin seçileceği kesinleşmiş olurdu. Eskiden boy ve kol uzunluğu gibi fiziksel sınırlar bana çok geçerli gelmese de son yıllarda bu tarz kısıtlara sahip oyuncuların oldukça zorlandıklarına tanık olduk. Yine de Rueben Bain’in kuvveti ve koşuyu da çok üst düzey savunabilme kabiliyetiyle birlikte kendisine üst düzey performans verebileceği bir rol oluşturabileceğine inanıyorum. Chris Jones’un yaşlanmasıyla birlikte ona bu rolü biçebilecek bir savunma koordinatörünün yanına gitmesi de büyük bir şans olurdu.

10- Cincinnati Bengals – Caleb Downs, Safety, Ohio State

Bir tartışmalı isimden bir diğerine geçiyoruz. Caleb Downs, biraz daha uzun olsa daha iyi olabilirdi elbet fakat onun tartışıldığı nokta fiziksel özelliklerinden ziyade pozisyonu. Sonuçta sadece bir safety’nin ederi nedir ki? Ancak buradaki sorun Downs’un sadece bir safety değil, çok daha fazlası olması. Bana göre bu draft sınıfındaki Mendoza dahil en iyi oyuncudan bahsediyoruz. Safety gibi kritik bir pozisyonda Nick Saban savunmasında freshman olarak ilk günden beri ilk on bir oynayan bir oyuncuydu Downs ki bu bile ne derece bir oyun bilgisine sahip olduğunu gösteriyor. İkinci sezonuyla beraber transfer olduğu Ohio State’te de iki tane üst düzey savunma takımlarının en kritik oyuncusu olarak oynamaya devam etti. Her zaman oynanan oyunun farkında olup aynı zamanda da bu oyunları bozabilecek bir reaksiyon kabiliyetine sahip. Tam olarak savunmanın son hattından beklediğiniz her gediği kapatma ve üst düzey tackle kabiliyetleri oynadığı savunmanın seviyesini direkt yukarı çıkartıyor. Tam olarak Bengals’ın ihtiyacı olan şey değil mi?

11- Miami Dolphins – Francis Mauigoa, OT, Miami (FL)

Kadrosunu büyük ölçüde boşaltıp yeniden yapılanmanın butonuna basan Miami Dolphins için hedeflenen draft bu değil ancak yine de bulabildikleri en iyi oyuncuyu kadroya katmaları gerekiyor. Takımın WR odası içler acısı olsa da tek bir veya spesifik bir eksikten söz etmek mümkün değil. Bu nedenle en değerli olabilecek seçimi yapmak daha önemli. Bu da bizi Francis Mauigoa’ya getiriyor. Çok daha yukarıdan da gidebilecek bir oyuncu olsa da gerçek bir left tackle olmadığı için benim gözümde ilk 5 sıra içerisinde seçilecek değerde değil. 5-Star olarak geldiği Miami’de üç sezondur üst düzey right tackle performansı var. Sadece RT tecrübesinin olması ve oyun tarzının tackle’dan çok guard için uygun olması NFL seviyesinde LT potansiyelini çok düşürüyor. Ancak çok kuvettli bir oyuncu ve fiziğine göre oldukça atlet.

12- Dallas Cowboys – Mansoor Delane, CB, LSU

Bu sınıfın Cornerback’lerinin de ne kadar iyi oldukları tıpkı Wide Receiver’lar kadar tartışılan bir konu. Fakat tartışılmayacak bir şey varsa o da Mansoor Delane’in geçen sezon ülkedeki en iyi CB olduğu. LSU’nun hayal kırıklığı yaratan bir sezon geçirmesi Delane’in ne kadar muazzam bir performans gösterdiğini gölgeledi. SEC gibi bir konferansta sadece 14 kez rakiplerin pas yakalamasına izin verirken asıl etkileyici kısmı ona karşı birden fazla kez pas yakalayan birinin olmamasıydı. Yani bu 14 yakalayış 14 farklı oyuncudan geldi. Delane, fiziksel ve atletik profil olarak talep edilen CB kalıplarının altında olsa da sahaya koyduğu oyunun hiçbir eksiği yok. Uzun mesafe hız hala bir soru işareti olsa da LSU pro day’de 4.38 saniyelik 40 yard koşusu o şüpheleri bir nebze dindirdi. Kolej seviyesi için maç tecrübesi bir hayli yüksek ve bunu kendisini izlerken anlıyorsunuz. Ayak hareketleri ve coverage teknikleri onu bu sınıftaki rakiplerinin önüne koyuyor.

13- Los Angeles Rams (Atlanta Falcons’tan) – Spencer Fano, OT, Utah

Rams’in ‘all-in’ stratejisi yapılan off-season hamleleriyle yeniden canlanmış görünüyor. Bu bağlamda buradan popüler seçim Makai Lemon gibi bir WR seçmek olsa da bu stratejinin başarılı olması için bir tane kritik adam var ve onun da ismi Matthew Stafford. Rams’te başarıya giden yol bir kez daha Stafford’ı korumaktan geçecek ve Rob Havenstein gibi bir right tackle emekli olmuşken onun yerini doldurmak daha akıllıca olur. Spencer Fano, Utah’ta kariyerine LT olarak başlamış olsa da son iki sezonda sağ tarafa geçti. Tıpkı Mauigoa’da olduğu gibi oyun tarzı daha çok sağ tarafta oynamaya ve koşu oyunlarında fark yaratmaya yatkın. Kollarının istenenden biraz daha kısa olması gelecekteki potansiyel sola geçişini engellese de üst düzey bir RT potansiyeli barındırıyor.

14- Baltimore Ravens – Olaivavega Ioane, OL, Penn State

Maxx Crosby dramasıyla kısa bir süreliğine el değiştirmiş olsa da bu sıra nihayetinde Baltimore Ravens’ta kaldı. Serbest oyuncu döneminde bazı kilit oyuncularını kaybeden Ravens’ın olabildiğince yerlerini doldurması lazım. Bu bağlamda en kilit kayıp takımın direkt olarak koşu performansını etkileyecek olan Tyler Linderbaum’un kaybı. Direkt olarak onu ikame edebilecek bir oyuncu mevcut olmasa da onun bu hücuma kattıklarını verebilecek bir isim var. Olaivavega Ioane, geçtiğimiz seon dökülen Penn State’in tek parlak noktasıydı. Koşu oyununda gerçek bir canavar üstelik son iki senede tek bir sack’e bile izin vermeyerek pas korumasında da oldukça iyi bir oyuncu.

15- Tampa Bay Buccaneers – Jermod McCoy, CB, Tennessee

Bucanneers’ın bu sırasını en cazip takas noktalarından birisi olarak görüyorum. En büyük ihtiyaçları edge rusher fakat bu noktadan sonra tahtada kalan isimlerin kendilerince bazı sorunları var ve bu sıra onları seçmek için biraz değerli. Takas olmayan bir senaryoda ise Jermod McCoy hala seçilmediyse Bucs’ı memnun edecek bir seçim olacağını düşünüyorum. Cornerback, Bucs’ın ihtiyaç listesinde en az edge kadar elzem. McCoy, diz sakatlığı nedeniyle koca bir sezonu kaçırmış olmasa Delane’in önünde seçilmesi beklenen bir oyuncuydu. Boy ve kol uzunlukları olarak Delane’in aksine tam olarak bir NFL corner prototipi oluşu takımları cezbediyor. Tennessee’deki ilk sezonunda muazzam oynadı ancak sadece 2 sezonluk kolej tecrübesiyle geliyor oluşu da takımları düşündürebilecek bir başka nokta.

16- New York Jets (Indianapolis Colts’tan) – Makai Lemon, WR, USC

İkinci QB’nin seçildiğini görebileceğimiz noktalardan biri burası fakat New York Jets de tıpkı Miami Dolphins gibi bir sonraki yılın draft’ını hedefliyor. O nedenle Jets’in de olası bir QB seçimini pas geçeceğini düşünüyorum. Halihazırda ligin en iyi offensive line’larından birine ve gayet iyi bir running back’e sahipken takımda güvenilir bir QB olmasa da WR grubu da Garrett Wilson dışında oldukça kötü durumda. Makai Lemon, geçen sezon Jeremiah Smith gibi bir canavarı geride bırakarak ülkenin en iyi receiver’ına verilen Biletnikoff ödülünün sahibiydi. Yeteneği tartışmasız olsa da yetenek seti ve fiziksel durumu NFL için sadece bir slot receiver olabileceğini düşündürüyor fakat alan savunmasına karşı doğal hissiyatı, gücü ve sertliği ile üst düzey bir slot receiver olma potansiyeline sahip.

17- Detroit Lions – Kadyn Proctor, OT, Alabama

Taylor Decker’ın ayrılığı zaten zor günler yaşayan Detroit Lions hücum hattı için bir büyük darbe daha oldu. Bu gelişmeyle birlikte Penei Sewell, nihayet oynaması için draft edildiği pozisyon olan left tackle’a geçecek. Bu da ligin en iyi right tackle’ı arkasında kocaman bir boşluk bırakacak demek. Yani tam olarak Kadyn Proctor ebatlarında birinin doldurabileceği bir boşluk. Proctor, kelimenin tam anlamıyla dağ gibi bir adam. Alabama’daki üç yılında da left tackle olarak oynasa da sağ tarafta da oynayabilecek yeteneğe sahip. Ayrıca işler yolunda gitmezse Sewell ile yer değiştirebilecek esneklik sağlaması da cabası. Son olarak Lions’ın Penei Sewell’ı kandırmacalı oyunlarda kullanmayı ne kadar sevdiğini biliyoruz değil mi? Proctor da bu alanda aşağı kalır bir oyuncu değil.

18- Minnesota Vikings – Dillon Thieneman, Safety, Oregon

Ligin en komple kadrolarından birine sahip olan Vikings, geçtiğimiz sezon en büyük golü QB pozisyonundan yedikten sonra Kyler Murray hamlesiyle burada tecrübeli bir isme yöneldi. Tecrübe demişken takımın simge isimlerinden Harrison Smith, 13 yılın ardından takımdan ayrıldı ve bu ayrılık savunmanın ortasında büyük bir boşluk bırakmış durumda. Dillon Thieneman, şahane geçen sezonunu şahane bir combine performansıyla da şahlandırınca draft hissesini çok yukarılara çekti. Tüm draft içinde en uyumlu gördüğüm eşleşmelerden biri bu. Thieneman’ın yüksek menzili tam olarak Brian Flores’in hoşuna gidecek cinsten.

19- Carolina Panthers – Kenyon Sadiq, TE, Oregon

Sıradaki seçim için Eugene’den ayrılmadan devam edelim. Carolina Panthers’ın Bryce Young hakkında karar vermesi için artık çok daha az bir süre kalmış durumda ve bu kararın sağlıklı verilebilmesi için Young’a biraz daha silah vermeleri gerekiyor. Kenyon Sadiq, bir WR olmasa da kalan WR’lerden çok daha iyi receiver. Blokçu olarak geliştirmesi gerekenler olsa da vücut tipi, hızı ve gücü ile üst düzey bir atlet. NFL seviyesinde ciddi bir ters eşleşme silahına dönüşmesi için gereken her şeye sahip.

20- Dallas Cowboys (Green Bay Packers’tan) – Keldrick Faulk, Edge, Auburn

Fiziksel yetenekleri üretiminin önünde olan ve olduğundan ziyade olabileceği oyuncu için heyecanlandıran isimler her draft’ın olmazsa olmazıdır. Bu senenin o oyuncusu Keldrick Faulk. Draft’ın en genç oyuncularından biri olmasının yanında kalıp, hız ve güç olarak bütün kutuları dolduran bir edge rusher. Fiziksel anlamda tam olarak laboratuvarda üretilmiş gibi. Uzun boyu, uzun kolları ve gücü ben NFLa oyuncusuyum diye bağırıyor ancak oyununa geldiğimizde hala çok ham olduğunu görmek mümkün. Potansiyeline ulaşmak için aşması gereken eşiği aşabilecek donanıma sahip olsa da daha önceki yıllarda bu tarz oyuncuların her zaman iyi anlamda patlamaması bazı soru işaretleri oluştursa da Parsons sonrası Cowboys’un böyle bir kumara ihtiyacı var.

21- Pittsburgh Steelers – Ty Simpson, QB, Alabama

Son günlerde draft gündemini meşgul eden tartışmaların orta noktasında Ty Simpson yer alıyor. Dan Orlovsky’ye göre bu sınıfın en iyi QB’si olsa da NFL takımlarının Dan ile aynı fikirde olduğunu sanmıyorum. Simpson, sezonun ilk bölümünde inanılmaz bir performans ortaya koymuştu ve bu performans devam etse ilk sıra için Mendoza’yı ciddi anlamda zorlayabilirdi ancak sezonun ikinci yarısı onun için felaket geçti. Profesyonel bir hücum sisteminden gelip birçok NFL pasını atabildiğini göstermiş olsa da kolejden gelen bir QB için iki büyük eksiğe sahip. İlki çok kısıtlı ilk on bir tecrübesine sahip olması ikincisi ise bir QB için kısa ve zayıf olması. Yine de bunlar, Ben Roethlisberger sonrası QB’sini bulamayan Pittsburgh Steelers’ın alması gereken riskler.

22- Los Angeles Chargers – Akheem Mesidor, Edge, Miami

Chargers, Khalil Mack’in kontratını bir yıl daha uzatmış olsa da hala yeterli sayıda pass rusher’a sahip değiller. Akheem Mesidor, sezon boyunca Rueben Bain’in yanında diğer Hurricanes pass rusher’ı olarak anılsa da o da mükemmel bir sezonu geride bıraktı. Mesidor da tıpkı Bain gibi fiziksel limitasyonlara sahip olsa da yine Bain gibi bir edge oyuncusunun yapması gereken her şeyi yapabilen bir oyuncu. Güçlü bir yapıda ve koşuya karşı da oldukça iyi. Kolları istenen uzunlukta olmasa da kolej kariyeri boyunca çok üretken bir oyuncuydu. Ancak en büyük problem 25 yaşında yaşlı bir oyuncu olarak draft’a giriyor olması. Son on yılda ilk 50 sıra içinde seçilen sadece bir tane 25 yaş ve üzeri oyuncu var fakat bu draft sınıfı bu tarz şeylere çok takılacağınız bir sınıf değil.

23- Philadelphia Eagles – Caleb Lomu, OT, Utah

Kendi takımında ‘diğer’ olarak zikredilen bir başka isim de Caleb Lomu. Aslında sol tackle’ların sağ tackle gölgesinde kalması çok rastlanan bir durum değildir fakat Utah’ta Fano daha ünlü olan isimdi. Lomu, Fano’nun sağ tarafa geçmesiyle birlikte son iki yıldır Utah hücum çizgisinin en solunda oynuyor. Hala çok genç ve gelişime açık bir oyuncu. Uzun boyu ve iri yapısına rağmen eforsuzca bir hareket kabiliyetine sahip olması potansiyelini çok yukarılara taşıyor. Gelişime açık OL oyuncusu seçmek tam Eagles hareketi olsa da Jeff Stoutland olmadan bu oyuncuları nasıl geliştirebilecekleri merak konusu.

24- Cleveland Browns (Jacksonville Jaguars’tan) – Omar Cooper Jr., WR, Indiana

Cleveland Browns’taki QB hikayesi hala çözülememiş olsa da WR grubunun yetenek takviyesine ihtiyacı var. Omar Cooper Jr., peri masalını gerçeğe dönüştüren Indiana’nın en kritik elemanlarından biriydi. Yapısal olarak oldukça etkileyici bir oyuncu olmasının yanı sıra fazlasıyla çok yönlü bir oyuncu. Indiana kariyerinin ilk dönemi büyük oyun silahı olarak geçtikten sonra geçen yıl daha çok kısa mesafe oyunlarının aranan ismine dönüştü. Top elindeyken de üretebilen bir oyuncu olmasıyla birlikte Deebo Samuel tarzı bir benzetme oldukça yerinde olur gibi.

25- Chicago Bears – T.J. Parker, Edge, Clemson

T.J. Parker eğer 2024 sezonunun sonunda draft’a girebiliyor olsaydı çok daha yukarılardan seçilebilecek bir oyuncuydu. İnanılmaz geçen 2024 sezonunun ardından hem Parker’dan hem de Clemson savunmasından beklenti büyüktü fakat bu beklentinin çok büyük altında kaldıklarını söylemek yanlış olmaz. Geçtiğimiz sezon ilginin daha çok üzerinde olmasına karşılık verememesi sıkıntılı bir durum olsa da hala genç ve gelişime açık bir isimden bahsediyoruz. Parker, oldukça güçlü ellere ve hızdan çok güce dayalı oyun tarzına sahip olan bir edge rusher. Pass rush teknikleri hala gelişmekte fakat ilk turun son bölümünde daha iyi bir potansiyel bulmak zor.

26- Buffalo Bills – Kayden McDonald, DL, Ohio State

Buffalo Bills için uzun bir süre en çok yakıştırdığım oyuncu Denzel Boston’dı fakat gün geçtikçe bu seçimin Keon Coleman seçimine çok benzediğini fark etmeye başladım ve dolayısıyla aynı hataya bir kez daha düşeceklerini sanmıyorum. Hala bir WR daha işlerine yarayacak olsa da bu takımın daha ciddi sorunları var. Mesela koşuya karşı ligin en kötü savunması olmak gibi. Kayden McDonald, bu sorunu çözmek için bu draft’ta bulabilecekleri en iyi cevap. Savunmanın ortasında çapaya dönüşerek koşuya karşı oldukça dominant bir defensive tackle. Pass rusher olarak yolun çok başında olsa da o alanda da gelişime açık bir isim.

27- San Francisco 49ers – Emmanuel McNeil-Warren, Safety, Toledo

Toledo, Quinyon Mitchell’ın ardından bir kez daha NFL Draft’ı ilk turunda temsil edilmeye hazırlanıyor. Emmanuel McNeil-Warren, en basit tabirle safety oynayan bir cornerback diyebiliriz. Fizik yapısı, içgüdüleri ve oyun yapıcı özellikleri tıpkı bir cornerback’i andırıyor. Buna tackle kabiliyetini de eklediğimiz zaman ortaya heyecan verici bir safrety potansiyeli çıkıyor. 49ers, genç bir secondary’ye sahip olsa da orada McNeil-Warren gibi ‘playmaker’ bir oyuncuya ihtiyaçları var.

28- Houston Texans – KC Concepcion, WR, Texas A&M

Offensive line’a da yaptığı takviyelerle neredeyse her şeye sahip bir takım görüntüsünde olan Houston Texans, bu seçin hakkıyla birçok farklı yöne gidebilir ama bana bu senaryoda en mantıklı gelen Concepcion seçimi. Texans’ın elinde genç ve yetenekli WR’ler olsa da Tank Dell’in ne durumda döneceği bir muamma ve gerçek bir slot tehdidinden yoksunlar. KC Concepcion, savunmacısından ayrışma konusunda bu draft’taki en iyi receiver. Pozisyon esnekliği sadece slot olarak gözükse de kısa alan çabukluğu ve ayrışma yeteneğiyle bu alanda fark yaratan bir oyuncu olabilir.

29- Kansas City Chiefs (Los Angeles Rams’ten) – Avieon Terrell, CB, Clemson

Jaylen Watson, Trent McDuffie ve Bryan Cook gibi önemli secondary oyuncularını kaybeden Chiefs, off-season’da özellikle cornerback pozisyonuna tatmin edici ekleme yapmadı. Bu da beni draft için bir planları olduğu yönünde düşündürüyor. İlk turun artık sonlarına geldiğimizde tıpkı kaybettikleri McDuffie gibi bir cornerback seçmek oldukça iyi bir hamle olacaktır. Falcons cornerback’i A.J. Terrell’in küçük kardeşi Avieon Terrell yapı olarak da küçük bir oyuncu olsa da sahada oynadığı oyun büyük. Tıpkı McDuffie gibi boyundan büyük rakiplerle mücadeleden kaçmayan, uzunluk eksiklerini teknik ve azmiyle kapatan bir isim.

30- Miami Dolphins (Denver Broncos’tan) – Denzel Boston, WR, Washington

Hill ve Waddle’ın ayrılmasının ardından ligin açık ara en kötü WR odalarından birine sahip Miami Dolphins. İlk seçimi buraya kullanmadıkları takdirde ilk turdaki ikinci seçim haklarıyla bir WR takviyesi yapılmasını öngörmek mümkün. Yine de Denzel Boston’ı onlara yazarken sanki biraz mecburiyettenmiş hissi veriyor çünkü Boston, Mile McDaniel döneminde hiç kullanmadıkları tarzda bir receiver. Bu draft sınıfındaki en saf X receiver olduğunu söyleyebiliriz. Press coverage’lara karşı koyabilecek seviyede güçlü, uzun ve kalıplı bir oyuncu. Ayrışma noktasında her iri pozisyon receiver’ında olduğu gibi onun için de bazı soru işaretleri olsa da Malis Willis’in Boston gibi ikili mücadele ve hava topu kazanabilecek bir yakalayıcıya ihtiyacı olacak.

31- New England Patriots – Max Iheanachor, OT, Arizona State

Patriots, serbest oyuncu döneminde Alijah Vera-Tucker gibi önemli bir OL eklemesi yapmış olsa da bu yeterli değil. Will Campbell’ın sol tarafta beklenen gelişimi kaydedememesi ve ya sağ tarafta Morgan Moses’in yaşını belli etmeye başlaması gibi olası olumsuz durumlara karşı hala bir cevapları yok. O cevap Max Iheanachor olabilir. Futbol onun için hala çok yeni bir spor olsa da kısıtlı sürede göstermiş olduğu gelişim bu spora karşı doğal bir yeteneği olduğunu gösteriyor. İri cüssesine rağmen çok çabuk ayaklara ve oldukça iyi bir vücut kontrolüne sahip. Sadece kenarda bekleyerek biraz daha öğrenmesi gerekiyor ve Patriots ona bu ortamı sağlayabilir.

32- Seattle Seahawks – Chris Johnson, CB, San Diego State

Bu bizim bildiğimiz Chris Johnson olmasa da neredeyse onun kadar hızlı bir oyuncu. Demek ki bu isim-soy isim kombinasyonunda bir keramet var. Son şampiyon Seahawks, Josh Jobe’u geri getirmiş olsa da Tariq Woolen’ın ayrılışı cornerback rotasyonunu daraltmış durumda. Geçtiğimiz sezon 2 pick six ile oynayan Chris Johnson, oyun anlayışı yüksek ve ne zaman nerde olması gerektiğini iyi bilen bir oyuncu. Mevcut Seahawks savunma sistemi için çok yerinde bir ekleme olacağını düşünüyorum.