Geçen sezon Denver Broncos’u, deplasmanda Philadelphia Eagles’ı, Kansas City Chiefs’i yeneceğimizi nasıl pek düşünmemişsem, Tennessee Titans’a, Washington NFL takımına, Oakland Raiders’a ve Houston Texans’a kaybedeceğimizi de hiç aklımdan geçirmemiştim.

Bu sezon ise Seattle Seahawks’ı, Baltimore Ravens’ı yenmemiz uzak ihtimallerdi. Aynı şekilde Dolphins’e sıfıra karşı yenilmek de saçmaydı. Bu hafta ise bunların hiçbirine sığdıramadığım bir maç vardı. Son iki sezonda underdog olarak kazanacağımızı düşünmediğim maçları çoğunlukla kazanmıştık ama ben hepsinden daha emin bir şekilde New Englnad Patriots’ı San Diego’da yenebileceğimizi düşünüyordum. Aslında üçüncü çeyreğe kadar her şey çok güzel gidiyordu. Defans o muhteşem, muazzam diye kalıplara sığdırılamayan New England ofansını bir çeyrek boyunca ilerletmedi bile neredeyse, üstüne ilk yarıda fumble recovery’den touchdown yaptılar.

Günün atmosferine ve maçın ismine uymayan tek ekip ise Chargers ofansı ve Mike McCoy’un oyun anlayışıydı. Rivers önderliğinde ofans sadece bir drive’ı endzone’da sonlandırabilirken sahada kalmayı beceremedi ve defans muhteşem çabasına rağmen yorulunca (özellikle Corey Liuget yorulunca) Edelman’ın uzun touchdown’ıyla birlikte maçtan düştü. Burada Melvin Ingram ve Manti Te’o’ya parantez açmak istiyorum. İkisi de kariyerlerinin en iyi maçlarını oynadılar. Te’o ilk yarının sonunda ilk kariyer interception’ını Tom Brady’e karşı yaptı, ikincisine de bir o kadar yaklaştı, LaGarrette Blount ile güçlenen koşu oyunlarını durdurmada da çok iyiydi. Ingram ise bütün maç Brady’i cambaza çevirdi. Pocket’ta hiç rahat vermedi ve DL oyuncularının da etkili maçlar oynamasını sağladı. Eric Weddle son yılların en kötü maçını çıkardığı geçen haftadan sonra Gronk’u tutmakta iyi iş yaptı. Kağıtları üfler gibi adamları yere seren adama uzun süre nefes aldırmadı.

Patriots İçin İftar Vakti

Bütün maç sofrada aç aç bekleyen aile fertleri gibi dolanan Patriots ofansı, önce Mike Scrifes’ın bloklanan punt sonrası omzunu kırmasıyla drive’ına iyi yerden başladı ve TD yaptı, sonra da Nick Novak’ın punt işlerini devralmasıyla maça sürekli Chargers sahasına yakın alanlarda başladı. Burada yılın en kötü free agent signing’i Donald Brown’un özellikle Scrifes’a, sonra da maçı büyük ölçüde rakibe kazandırdığı için bütün takıma ve Mike McCoy dışındaki personele özür borcu var. Herhalde bir punt bu kadar kötü korunabilirdi.

McCoy’un özrü hakketmemesinin ise tek bir büyük nedeni var. Maçın bitimine yedi dakika kala dokuz sayı gerideyken orta sahada dört and dört pozisyonunda ondan önceki iki drive’ında 10 puan almış Patriots ofansına dikti, hem de punter’ı olmadan. Konservatif futbol oynatan ve başarılı olan (aka. rakibin koçu) bir çok koç var ama “maçı zaten kaybettik az farkla kaybedelim de kovulmayayım” düşüncesi size uzun vadede özellikle taraftarın gözünde zarar verir. Yanlış kararlarıyla çok fazla ön plana çıksa da ligin en genç koçlarından biri olduğu ve sadece iki yıldır bu işi yaptığı için ben ona daha fazla şans verilmesi taraftarıydım ama bu maç aklımda iki büyük soru işareti yarattı.

1. McCoy kadrodan maksimum verimi alıyor mu?

Geçen yıl olsa buna evet diyebilirdim ama bu sezon özellikle tecrübesiz bir ofansif koordinatörle çalışmaya başladığı için özellikle ofansta bunu pek iyi beceremediğini düşünüyorum. Konuyu detaylı olarak bilmiyorum ama bütün ofansı Frank Reich’ın yönetmesine izin vermediğine eminim. Kötü giden ofansif çizginin oyununu iyileştirmek için hiçbir atılımda bulunmamaları, hiçbir scheme değişikliğine gitmemeleri beni düşündürüyor. Rivers gibi ACL’i olmadan playoff maçı oynayan bir adam kaburgasında kemik olmasa bile Geno Smith seviyesinde maç çıkarmaz. Ligin en iyi route runner’larından Keenan Allen ikinci yılında ileri gideceğine geri gitmez. Karşısına kimi koysanız miss-match yaratacak Ladarius Green sezonda sadece 10’a yakın reception yapmaz. DJ Fluker’a doğru antrenman yaptırsanız, şemalerı Chris Watt’a doğru öğretseniz rakip DL oyuncuları Rivers’a dokunulmadan kaskını yapıştırmaz. Gelecek yıl Frank Reich yerine tecrübeli bir ofansif koordinatör alınıp kendisi gene QB antrenörü olmalı veya kovulmalı. İlk yılı olması fark etmez çünkü McCoy bu işi kendi başına yapamıyor, ofansif koordinatörün lig tecrübesine ihtiyacı var (aka. Koç Whiz)

Defansif olarak ise çok iyi bir maç çıkardık o yüzden bu kısımda soruya tek bir soruyla cevap vereyim; Donald Butler ne yapar?

2. McCoy bu takımı uzun vadede Super Bowl’a taşıyabilir mi?

Bence McCoy’u seneye burada tutacak tek bir neden var. İsmi Norv Turner değil. Yalnız son zamanlarda kendisi öyle davranıyor ve bu benim çok zoruma gidiyor açıkçası. Burada bulunduğu ilk üç sezonda ligin en kaliteli takımı olarak gösterilen Chargers’ı her sezon zora sokup sonradan playofflara kötü AFC West sayesinde giden, playofflarda her zaman kötü performans gösteren takıma yazık etmişti. NFL’de Dan Marino zamanı Dolphins ile birlikte Super Bowl kazanmayan en iyi takımlardan birisiydi belki de. Peki bu kadar benzerlikleri varken, elinde LT yokken, o yırtıcı ofansif çizgi yokken, Shawne Merriman, en iyi fullback’lerden Lorenzo Neal yokken bu adam on senede kalsa takım ne kadar iyi olsa bile Super Bowl kazanabilir mi? Artık bana bunun cevabı “zor olur” gibi geliyor ne yazık ki. Bu offseason’da oturup hatalarını, basını kötü yönetişini düşünüp basın konferansı sözlerinden “Takım için en iyisi neyse onu yaptım” lafını silmeli. Çünkü artık bunu kimse yemiyor. Kovulmamak için en iyisi neyse onu yaptın ve bu böyle oldukça asla en iyisi olamayacaksın.

Böyle ciddi bir yazı oldu ama kusura bakmazsınız umarım, haftaya Mile High’dan Denver Broncos geliyor. Umarım statlarının isimlerine benzer durumda olurlar da kazanırız, malum Colorado’da marihuana legal. Her zaman olduğu gibi, esen kalın.