NFL’de Mayıs-Haziran ayları çoğunlukla “ölü dönem” olarak adlandırılır çünkü draft bitmiştir, çoğu takım free agency’de alacağı oyuncuları almıştır kalan oyuncularda çoğunlukla takımların soru işareti ile yaklaştığı ve talibi az olan oyunculardır o yüzden fazla dikkat çeken hamle görmeyiz. Ancak bu sene önce Myles Garrett sonra A.J. Brown takasları ligin bütün kaderini değiştirecek, Eylül ayına kadar bizi konuşturacak hamleler oldular…
İlk olarak Myles Garrett takasının detaylarına inelim. 2017 NFL Draftı’nın bşr numaralı seçimi olan Garrett lige girmeden önce “generational talent” olarak gösteriliyordu ve geçtiğimiz dokuz sezon boyunca bu beklentileri sonuna kadar karşıladı. İnsanüstü fiziğini, fiziğine hiç uymayan bir atletizm ile birleştiren Garrett daha şimdiden lig tarihinin en özel savunma oyuncularından biri oldu. Dokuz sezonda toplam 125.5 sack yaptı ve iki defa Yılın Savunma Oyuncusu ödülünü kaandı. Şimdi “Bu adam bu kadar iyiyse Browns niye takasladı?” diyebilirsiniz ama işler tam olarak öyle değil. Browns bu takası biraz zorunluluktan yaptı. Aslında Browns ve Garrett arasındaki sürtüşme geçtiğimiz off-season’da başladı. Garrett takımın gidişatından memnun olmadığı için ve kariyeri için daha iyi bir takımda oynamak istediğinden takımdan takasını istedi. Browns bunu hiçbir şekilde yapmayacaklarını ifade etti ve bir süre devam eden bu sürtüşmeden sonra iki taraf orta yolu yeni kontratta buldu. Browns, Garrett’a dört yıl 160 milyon dolarlık (123.5 milyonu garanti) bir kontrat verdi ve Garrett’ı NFL tarihinin -QB olmayan oyuncular arasında- en çok kazanan oyuncusu yaptı (şu an bu ünvan yıllık 46.5 milyon dolar ile Micah Parsons’a ait). Geçtiğimiz sezonki sorunu bu şekilde çözen Browns bu off-season’da da yine ayrı problem ile karşılaşınca ve tek çözümün yıldız oyuncu ile yolları ayırmak olduğuna karar verdi. Tabi Garrett gibi ligin en iyi üç, beş oyuncusundan biri piyasaya düşünce her takım kendisini almak ister. Ancak Garrett seviyesinde birini almak çok ciddi şeyler vermeniz lazım. Aynı zamanda alacağınız kontratın büyüklüğünü düşününce bu ekonomik olarak çok zor bir hamle oluyor. Her ne kadar çok zor bir takas olsa da illa ki bir takım çıkıp Garrett’ı alacaktı ve bu takım Los Angeles Rams oldu.
Rams, Garrett için Cleveland Browns’a 2024 NFL sezonunda Yılın Çaylak Savunma Oyunucusu seçilen Jared Verse’u, 2027 NFL Draftı ilk tur seçim hakını, 2028 NFL Draftı ikinci tur seçim hakkını ve 2029 NFL Draftı üçüncü tur seçim hakkını verdi.
Böyle bakınca Rams’in aldıkları arasında “yeteri kadar yüksek draft hakkı yok” denebilir ama büyük ihtimal Browns, Jared Verse’ü bir veya iki ilk tur draft hakkı kadar değerli gördü. Verse yerine başka bir oyuncu olsaydı daha fazla draft hakkının verildiğini görebilirdik.
Şimdi biraz da “Rams bu takası neden yaptı?” sorusuna cevap arayalım. Rams zaten halihazırda yıllardır ligin en iyi takımlardan ve en iyi koçlardan birine (bazıları için en iyisi) sahip, geçtiğimiz sezon NFC Finali’nde Seattle’a 31-27 yenildiler, 2022’de Super Bowl’u kazandılar. Yani yaklaşık beş sezondur ligin en iyi takımlarından biri olmalarına rağmen neden draft hakları ve savunmalarındaki en iyi genç oyunculardan birini vererek bu işe girdiler? Aslında cevabı takımın GM’i Les Snead’in mantalitesinin altında yatıyor. 2012’den beri takımın genel menajeri olan Snead’in anlayışı her zaman “Eğer piyasada takımın seviyesini arttıracak bir yıldız oyuncu varsa bütün geleceğini verirsin” oldu. Bu sayede 2022’de Super Bowl’u kazandılar. Hatta Snead’in bu anlayışı bir yerden sonra tamamen meme malzemesine döndü ve taraftarlar üstünde “F*CK THEM PICKS” yazılı tişörtler üretmeye başladı. Snead, Super Bowl kutlamalarına bu tişört ile bile boy gösterdi. Örnek vermek gerekirse 2022 Super Bowl galibiyetine giden yolda Rams’in yaptığı bazı takaslar şöyleydi:
32 yaşındaki yıldız savunma oyuncusu Von Miller karşılığında Denver Broncos’a 2022 NFL Draftı ikinci tur ve üçüncü tur seçim hakları, 32 yaşındaki yıldız QB Matthew Stafford karşılığında Detroit Lions’a 2019 yılında kendilerini Super Bowl’a çıkaran, 2016 NFL Draftı’nın bir numarası QB Jared Goff ile birlikte 2021 NFL Draftı üçüncü tur, 2022 NFL Draftı birinci ve 2023 NFL Draftı birinci tur hakları, running back Sony Michel için New England Patriots’a 2022 NFL Draftı altıncı tur ve 2022 NFL Draftı dördüncü tur çim hakları…
Bu takasların yanında Super Bowl’u kazandıkları sezonun ortasında Robert Woods’un sakatlığı sonrasında serbest oyuncu olarak Odell Beckham Jr’ı da almışlardı. Yani Les Snead her zaman “Eğer ben şampiyonluk şansımı yüzde 1 bile artıracaksam ne verdiğime bakmadan, oyuncunun yaşına bakmadan alırım” mantığıyla hareket eden ve şu ana kadar hep bu stratejisinde başarılı olan bir isim. Myles Garrett takası da bunun başka bir örneği, evet karşılığında Jared Verse gibi bir genç oyuncu ve draft haklarını veriyorsunuz ama bu sizi kağıt üstünde ligin favorisi yapıyorsa ayrıca lig tarihinin en özel savunma oyuncularından birini alıyorsanız ne verdiğinize çok da bakmamalısınız. Sadece Garrett değil bundan yaklaşık üç ay önce yaptıkları Trent McDuffie takasını da herkes çabuk unuttu. Şampiyonluğun bir başka iddialı ekiplerinden Kansas City Chiefs’e Trent McDuffie için 2026 NFL Draftı ilk tur, beşinci tur, altıncı tur ve 2027 NFL Draftı üçüncü tur haklarını verdiler. Her ne kadar Garrett kadar büyük bir isim olmasa da ligin en iyi CB’lerinden birini kadrolarına kattılar. Cornerback pozisyonu Rams savunmasının en büyük eksikliklerinden biriydi. Snead burada da gözünü kararttı ve alınabilecek en iyi oyunculardan birini takıma kattı.
Rams hiçbir zaman ellerindeki kadroyla yetinmeyen, her zaman “Nasıl bu takımı bir üst seviyeye taşırız?” diyen, her zaman “All-in” kafasında olan bir franchise oldu. Bu yolda draft haklarını korkusuzca takas etmekten hiç çekinmediler. Burada kafalarda tek bir soru işareti kalıyor. Hem McDuffie hem Garrett ile yine “All-in” yapmalarına rağmen neden bu yılki draft’ta bundan iki veya üç sezon sonrasını düşünerek QB Ty Simpson hamlesini yaptılar? Yani Simpson, Stafford’a bir şey olmadığı sürece önümüzdeki minimum iki sezonu garanti yedek QB olarak geçirecek ve takıma gözle görünür bir katkısı olmayacak. Büyük ihtimal ile “B ütün geleceğimizi verdik bari elimizde Stafford sonrası yatırım yapabileceğimiz bir QB olsun” dediler ama onun yerine linebacker Ruben Bain Jr. tarzı hem bugün hem de bundan beş sezon sonra bile katkı verecek birini seçselerdi kendi stratejilerine daha uygun davranmış olurlardı.
Sona gelirken hem Myles Garrett hem de Trent Mcduffie takasları sonrası Rams’in kağıt üstünde NFL’in en iyi takımı olduğunu söyleyebiliriz. Tabii karşılarında aynı grupta yer aldıkları geçen sezonun şampiyonu ve tarihin en iyi savunmalarından biri olan Seattle Seahawks var. Ancak bu hamleler onları geçmeye yetmeyecekse ne yeter hiç bilmiyorum. Zaten çok yüksek ihtimalle NFC Finali’nde bu iki takımın karşı karşıya geldiğini ve kimin daha iyi olduğunu göreceğiz. O güne kadar normal sezonda Rams takımını, Myles Garrett ve Trent McDuffie ile yenilenen savunmayı, halihazırda Stafford-Nacua-Adams’a sahip olan hücumu ve bunların başındaki koç Sean McVay’i izlemek harika bir deneyim olacak. Tabii ki Rams’in rakiplerinden biri değil iseniz…
